belirtileri.gen.tr https://www.belirtileri.gen.tr Belirtileri, Hastalık Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2019, belirtileri.gen.tr Wed, 24 Aug 2016 00:00:00 +0000 Fri, 06 Dec 2019 00:00:00 +0000 60 Bebeklerde Egzama Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/bebeklerde-egzama-belirtileri.html Mon, 20 Aug 2018 01:32:48 +0000 Bebeklerde egzama belirtileri, Egzama bebeklerde cilt iş üzerinde oluşan alerjik bir hastalıktır. Bu hastalık 6 ve 24 ay arasında ki çocuklarda egzama yakalanma riski daha yüksektir. Bebeklerde egzama belirtileri görüldüğünd Bebeklerde egzama belirtileri, Egzama bebeklerde cilt iş üzerinde oluşan alerjik bir hastalıktır. Bu hastalık 6 ve 24 ay arasında ki çocuklarda egzama yakalanma riski daha yüksektir. Bebeklerde egzama belirtileri görüldüğünde anne sütü ile beslenmeye devam etmek gerekir. Anne sütü ile beslenmeye devam eden bebeklerde egzama belirtileri hızlı bir şekilde azalır. Bebeklerde egzama belirtileri ilk önce yataklarda başlayarak daha sonra bütün vücuda yayılır.

Bebeklerde Egzama BelirtileriBebeklerde egzama belirtileri şunlardır,
  • Kızarıklık, Bebek cildinde hiç bir neden olmadan ortaya çıkan kızarıklık bebeklerde egzama belirtileri arasında ilk sırada yer alır. 
  • Ciltte kuruluk, Bu kuruluğa doktorun vereceği krem ve losyonu bebeğinizi rahatlatacaktır. Bebeğin terlememesine dikkat edin bu cilde oluşan kuruluk esnasında terleme bebeğin canını acıtır ve huzursuz olmasına yol açar. 
  • Ciltte  döküntü, Kahverengi tonlarında ciltte meydana gelen kabuklanmanın dökülmeye başlaması ile bebeklerde egzama belirtileri devam eder. 
  • Yayılma, Yanaklar başta olmak üzere kızarıklıkların alın  bölgesi, kulak arkaları ve deri kıvrımlarında yoğun bir şekilde bebeklerde egzama belirtileri yayılması hızlanır. 
  • Kaşıntı ve yanma hissi, Egzamanın ortaya çıktığı yerde şiddetli bir kaşınma hissi ve yanma hissi bebeklerde egzama belirtileri arasındadır. Bu yanma ve kaşınma hissi nedeniyle bebeğiniz kendini kaşıyıp kapatabilir. Tırnaklarını kısa ve temiz tutmak uyurken pamuklu eldivenler kullanmak gerekir. Pamuklu ve rahat giysiler bebeğin rahatlamasını sağlayacaktır. 
  • Kanayan sivilceler, Bir süre sonra kanamaya başlayan sivilcelerin ortaya çıkması ile  egzama süreci devam eder. 
  • Gıdalara karşı hassasiyet, Bebeğin vücudunda görülen kızarıklıkların artması beslendikten sonra egzama belirtilerinde artış görülüyor ise bebeğin hangi gıdalara karşı hassas olduğu tespit edilip o gıdalardan uzak tutmak gerekir. 
  • Tahriş ve enfeksiyon, Tahriş olan bölgenin enfeksiyon kapıp sulanması bebeklerde egzama belirtileri arasındadır.Kaşınmadan dolayı bebeklerin kaşınan bölgeyi tahriş etmesi sebebiyle bölgenin enfeksiyon kapma olasılığı yüksektir. O bölgeyi dezenfekte etmek gerekir. 
Bebeklerde egzama belirtileri ortaya çıktığı zaman vakit kaybetmeden doktora götürmek gerekir. Geç tedavi sonrasında uzun süre geçmeyen egzama, deride kalınlaşma ve çatlama gibi olumsuz durumlar ortaya çıkabilir. Bebeklerde egzama belirtileri görüldükten sonra uzun süre doktora götürülmediği takdirde egzama görülen bölgeleri kalıcı hasarlara ve başka sağlık sorunları na yol açmaktadır. Bebeklerde görülen egzama hastalıklarından çok düşük bir oranı kendiliğinden geçebilmektedir. Diğer türlü bebeklerde görülen egzama kendiliğinden geçmez. Tıbbi teşhisin doktor tarafından konulduktan sonra tedavi yöntemlerine başvurması gerekir. Egzama olduğunu düşünüp doktora götürmeden diyet programı uygulamak veya ilaç kullanmak çok risklidir. 
]]>
Kum Dökme Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/kum-dokme-belirtileri.html Mon, 20 Aug 2018 06:24:34 +0000 Kum Dökme Belirtileri, Tıbbi anlamda taş düşürme olarak nitelendirilen bu duruma halk arasında kum dökme dı verilmektedir. Tıbbi anlamdaki taş parçaları minik kum tanelerinden oluşmaktadır. Bu taşlar bazen bir b Kum Dökme Belirtileri, Tıbbi anlamda taş düşürme olarak nitelendirilen bu duruma halk arasında kum dökme dı verilmektedir. Tıbbi anlamdaki taş parçaları minik kum tanelerinden oluşmaktadır. Bu taşlar bazen bir bütün olarak büyükçe bazen de minik, minik kuma benzer şekilde düşürülür. İdrar da çözülemeyen ve idrarla birlikte atılamayan böbrek kristalleri ve bu minik kristallerin bir araya gelerek büyümesi sonucu böbrek taşları meydana gelir. Böbrek taşlarının oluşumunu engellemede en önemli şey bol miktarda sıvı almak ve bunu alışkanlık haline getirmektir. Çünkü farkında olmadan böbrek taşı oluşumunu sağlayan kristalleri besinlerimizle o kadar çok alıyoruz ki eğer bol  sıvı alırsak bu kristaller suda çok daha kolay çözülüp idrarla kolayca dışarı atılacak ve böbrek taşına dönüşemeyecektir. Yaklaşık 2.5 litre idrar çıkarmak için ortalama günlük 3 litre sıvı alınması gerekir. Ya da şu şekilde basit bir yöntemle ne kadar sıvı alacağınızı kendiniz belirleyebilirsiniz. Bunun en pratik yolu idrara çıktığınızda idrar renginiz berraksa yeterli sıvı almışsınız anlamına gelir. 

Kum dökme belirtileri nelerdir    

  • Böbrek kumu dökmenin en belirgin özelliği şiddetli bir ağrının hissedilmesidir. Bu ağrılar genelde yeni doğan bebeklerde görülen kolik tarzı ağrılardır. Kolik tarzı ağrı nedir Kolik tarzı ağrı, ani bir şekilde başlayan aniden yok olan sanki karnımıza bıçak saplanıyormuşçasına hissedilen, kramplar şeklinde seyreden ağrılardır. Yavaş, yavaş başlar tam geçmeye başladığını düşündüğünüzde aniden şiddeti artar. Ve yaklaşık 45 dakika boyunca şiddeti hiç azalmadan devam edebilir. Ağrının olmadığı durum teşhisi güçleştirir.  
  • Tıp dilinde hematüri adı verilen yani idrar da kanamanın olması başka bir belirtidir. Bu kanama idrar da kesik kesik olabileceği gibi bazen de idrar bitene kadar devam edebilir. Bazen ağrılı bazen de ağrısız olabilir. Bazı hastalarlın hiç ağrıları olmamasına rağmen idrarda kanama tespit edilir. Böylece kum döktükleri ortaya çıkar. 
  • Bazen böbrek taşları idrar kanalına düşer ve orda sıkışıp kalırlar bu durumda da rahat idrar yapamama, idrar yaparken yanma hissi, sanki sürekli bir kaç dakika da bir idrar geliyormuşçasına his oluşur.
  • Böbrek kumu döken hastaların en büyük şikayeti sürekli kusma ve bulantı çekmeleridir.
  • Sindirim sistemi ile alakalı olan en büyük sıkıntı ise ya ishal ya da kabızlık durumudur.
  • Böbrek taşları idrar kanalında tıkanma meydana getirirse bu seferde idrar yolu enfeksiyonu denilen enfeksiyona ateş eşlik eder.
]]>
Rahimde Yara Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/rahimde-yara-belirtileri.html Tue, 21 Aug 2018 01:47:47 +0000 Rahimde yara belirtileri, tıptaki adı ile "servisit", halk dilinde rahimde yara olarak bilinir. Rahim ağzı yaraları; daha çok rahim ağzı dokusunun iltihaplanması durumu olarak açıklanır. Kadın doğum hastalıklarında sıklıkla k Rahimde yara belirtileri, tıptaki adı ile "servisit", halk dilinde rahimde yara olarak bilinir. Rahim ağzı yaraları; daha çok rahim ağzı dokusunun iltihaplanması durumu olarak açıklanır. Kadın doğum hastalıklarında sıklıkla karşılaşılan rahatsızlıklardan birisi olup, Genellikle enfeksiyona bağlı olarak gelişen rahim yaraları; bazen travmatik sebeplerle de meydana gelebilir. Hanımların birçoğu hayatlarının bir döneminde mutlaka bu problemle karşılamışlardır. Bazen tek başına, bazen ise başka bir rahatsızlıkla birlikte ortaya çıkabilmektedir.

Vajina ile rahimin iç içe bulunduğu geçiş yeri, rahim ağzı bölgesidir. Bu bölgede yara oluşmuş ise, pembe yapıya sahip olan görünümü kırmızı renge dönüşür. Cinsel anlamda aktif olan tüm kadınlarda rahimde yara görülebilmektedir. Bilhassa yeni doğum yapmış hanımlarda ve cinsel ilişki sonrası oluşan enfeksiyonlarda meydana gelme olasılığı yüksektir. Bazen hiçbir nedende saptanmayabilir.

Rahimde Yara Belirtileri:
Rahim yaralarında en sık görülen belirtilerden birisi de vajinal akıntıdır. Bu akıntılar daha çok adet dönemi sonrası, kokusuz ve renksiz biçimde görülür. Fakat; yaranın beraberinde başka bir rahatsızlık söz konusu ise, akıntı kötü kokulu olabilir. Vajinada kaşıntı, idrar yapma sırasında yanma hissi, cinsel ilişki esnasında ağrı veya sonrasında meydana gelen kanamalar ve bel ağrısı da yine rahimde yara olabileceğini gösteren belirtilerdir. Tüm bu belirtilerin farklı bir rahatsızlığın işareti olup olmadığı, sadece jinekolog muayenesi ile anlaşılabilir. Çünkü; kişinin kendi kendine rahimde yara olduğunu kesin olarak bilebilmesi mümkün değildir. Ayrıca tedavi edilmeyen rahim yaralarında, hamile kalma olasılığı düşer ve hatta kısırlığa neden olabilir. Bu yüzden mutlaka doktora başvurulmalıdır.
]]>
Tiroid Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/tiroid-belirtileri.html Tue, 21 Aug 2018 05:40:41 +0000 Tiroid belirtileri, Tiroid bezinin insan vücudu için önemi çok fazladır. Beden için çok önemli olan hormonların yapısını kontrol eder. Tiroid bezi hastalığının anlaşılması için kandaki tiroid hormonu seviyesinin ölçülm Tiroid belirtileri, Tiroid bezinin insan vücudu için önemi çok fazladır. Beden için çok önemli olan hormonların yapısını kontrol eder. Tiroid bezi hastalığının anlaşılması için kandaki tiroid hormonu seviyesinin ölçülmesi gerekir. Tiroid hastalığının bir çok çeşidi vardır, bunların en yaygın çeşitleri tiroid bezinin büyümesine sebep olan guatr, hipertiroidizm denilen vücutta gerekenden daha fazla tiroid hormonu üretilmesi. Ve hipotiroidizim denilen vücutta olması gerekenden daha az tiroid hormonunun üretilmesidir. Tiroid kanseri, tiroid bezi içerisindeki yumruların oluşması da tiroid hastalığının diğer çeşitleridir.  

Tiroid belirtileri:

Ailede tiroid problemi olanlar varsa, genetik olarak diğer bireyler dende olma ihtimali vardır. Kadınlarda erkeklere oranla 5-6 kat daha fazla görülür. Sigara kullanımının tiroid hastalığına yakalanma riskini iki kat artırdığı bilinmektedir. Eğer aşağıdaki belirtilerden bir yada birkaçı sizde var ise doktora gidilerek tiroid homonumun seviyesinin ölçülmesi gerekir. Basit bir tetkikle bu sorunlardan kurtulabilirsiniz. Şimdi tiroid belirtilerinden bazılarını kısaca anlatalım.

Yorgunluk ve uyku düzensizlikleri:

Hipotiroidizim: denilen vücutta olması gerekenden daha az tiroid hormonunun üretilmesi, aşırı yorgunluğa sebep olur,sürekli uyumak isteği doğar, normalden daha fazla uyuduğunuz halde kendinizi bitkin yorgun ve kuvvetsiz hissedersiniz. Hipertiroidizmi olan olan insanlar ise, uykuya dalamazlar zorlanırlar ve yorgun bitkin olurlar. Uyku bozukluğu olan kişiler tiroid bezi hastalığından kuşkulan malıdırlar. 

Kilo problemleri: Çok kolay kilo alıyorsanız ve aldığınız kiloları bir türlü veremiyorsanız, yada tam tersi çok yemek yemenize rağmen hiç kilo alamıyorsanız, tiroid hastalığından kaynaklı olabilir.

Zihinsel problemler: Kendinizi sebepsiz yere çok üzgün hissediyorsanız, yada kişinin kendisini depresyonda hissetmesi gibi duygular, konsantrasyon düşüklüğü, hafızanın zayıf zihnin bulanık olması gibi sebepler, tiroid hormonunun az olmasından kaynaklana bilir.

Bağırsak problemleri: Çok uzun süreli ciddi kabızlığın oluşması, yada huzursuz bağırsak sendromu denilen aşırı bağırsak hareketleri.

Kas ve eklem problemleri: Kollarda ve bacaklarda kas yada eklemlerde sertlik, ağrılar, uyuşmalar, karıncalanmalar sebep gösterilebilir.

Adet Problemleri: Çok ağrılı adet dönemi geçirmek, daha sık ve uzun süreli olması yada tam tersi adetin düzensiz kısa ve az olması.

Saç ve derideki problemler: Saçın kuru veye cansız olması, kolay dökülmesi ani saç kayıplarının oluşması.

Vücut ısısı sorunları: Ellerin ve ayakları soğuk olması, vücut ısısının 37 dereceden az olması. Bazı durumlarda ise çok fazla terlemek ve vücudun çok sıcak hissedilmesi.

Kolesterol problemleri: Kolesterol seviyesinin düzensiz olması çok yüksek yada çok az olması.

Kan basıncı sorunları: Küçük tansiyonumuzun normal seviyede yada düşük olmasına rağmen büyük tansiyonumuzun yüksek olması. Tiroid bezi hastası olan insanların, hiper tansiyon olma olasılıkları 2-3 kat daha fazladır.

Kalp Problemleri: Tiroid hormonu düzensizliğinde kalp hızı düşük olup normalden dakikada 15-20 atım daha az olabilir, yada kalp daha hızlı atabilir, çarpıntıya sebep olabilir.
]]>
Zona Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/zona-belirtileri.html Wed, 22 Aug 2018 00:26:58 +0000 Zona Belirtileri, Zona hastalığı varicella- zoster (herpes zoster) virüsünün yol açtığı bir infeksiyondur. Zona hastalığı virüsü insan vücuduna ilk girdiği anda su çiçeği rahatsızlığını oluşturmaktadır. Su çi Zona Belirtileri, Zona hastalığı varicella- zoster (herpes zoster) virüsünün yol açtığı bir infeksiyondur. Zona hastalığı virüsü insan vücuduna ilk girdiği anda su çiçeği rahatsızlığını oluşturmaktadır. Su çiçeği geçirmiş olan kişilerin sinir kök kısımlarına (ganglion) adındaki virüsler gizlice yerleşmektedir. Vücuda gizlice yerleşen bu virüsler burada ömür boyunca kişiye hiç bir zarar vermeden yaşayabilen bu virüsler kişi tekrardan su çiçeği geçirmekte olan bir kişi ile karşılaşınca veya vücut direnci çeşitli birçok sebepler ile kırılınca tekrardan hastalığa neden olabilecek gücü kazanmaktadır. Bu kezde zona hastalığına yakalanır.

Zona Hastalığı Belirtileri Nelerdir
Bu hastalık çeşidinin özelliği vücudun bir kısmında yerleşmiş olmasıdır. Kuşak (çizgi) biçiminde yerleşmiş olduğu sinirin derideki dağılımına uyum sağlayarak kırmızılık ile üstünde gruplar oluşturan su dolu kabarcıklar yani (vezüküller) oluşturmaktadır. Bu belirtiler ortaya çıkmadan evvel ateş, halsizlik ve yorgunluk olmaktadır. Sinir kısmında ilk önce hafif bir şekilde yanma hissedilir iken ağrı giderek artar ve aynı şimşek çakması gibi tarif edilmektedir. Tam bir hafta içerisinde deride üstünde bu belirtiler ortaya hastalığın teşhisi netleşir. Tek taraflı ve çizgi biçimindeki olan ağrı bulunduğu kısımdaki bütün organların (böbrek, kalp, safra kesesi ile mide ve benzeri) ağrıları ile karşı karşıya kalınır. Deri üstündeki veziküller öncesinde gergin halde iken zaman içinde orta kısımların çok hafif çökme olur. Daha sonra göbeklenme olur renkleri şeffaf bir renkte iken sarımsı, mat yada beyaz bir renk alır. Tam bir hafta sonra deri üstünde oluşan kızarıklık kaybolur. Oluşan veziküller kabuk bağlar ve hastalığın ikinci haftasında kabuklar artı dökülmeye başlamaktadır. İyileşme olan bölgelerde bazen iz yada leke kalabilir. Deri üstündeki döküntüler tam on beş gün sonra kaybolsa bile sinir kökü ile sinirin yapmış olduğu ağrı ise (postherpetik nevralji) bazende tam bir yada altı ay kadar uzayabilmektedir. Şeker hastalığı olan kişilerde ve yaşlı kişilerde ağrı çok daha uzun sürer. 

Zona hastalığını tanısı deri belirtileri olduğunda oldukça kolaydır. Eğer deri belirtileri yok iken ağrıya neden olacak başka hastalıklar mutlaka araştırılmalıdır.
]]>
Çinko Eksikliği Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/cinko-eksikligi-belirtileri.html Wed, 22 Aug 2018 15:11:02 +0000 Çinko eksikliği belirtileri, Çinko, 1958 yılında İran' da 21 yaşında olmasına rağmen, 10 yaşında gibi görünen bir çocuk hastada gelişme geriliği, karaciğer ve dalakta büyüme, toprak yeme, demir eksikliği gibi baz
Çinko eksikliği belirtileri, Çinko, 1958 yılında İran' da 21 yaşında olmasına rağmen, 10 yaşında gibi görünen bir çocuk hastada gelişme geriliği, karaciğer ve dalakta büyüme, toprak yeme, demir eksikliği gibi bazı klinik bulgulardan çinko eksikliğinin sorumlu olabileceği düşünülmüş. 1963 yılında Prasad isimli bir bilim adamı çinko ölçümleri yaparak çinko eksikliğini göstermiştir. Çinko eksikliği olan bu tür hastalara çinko verilmesinden (suplemantasyon) sonra çinko eksikliğinin var ettiği ve oluşturduğu düşünülen belirtilerin, bütün rahatsızlıkların düzeldiği görülmüştür. Aslında bu tarihten çok daha öncesinde 1942-1943 yıllarında toprak yiyen çocuklar da, anemi, gelişme geriliği, dalak ve karaciğer büyüklüğünün meydana geldiği, bir Türk hekimi olan Doktor Memduh Tayanç tarafından izlenmiş ve Türk Tıp Mecmua' sında yayınlanmış. Bu hastalığa "Tayanç" sendromu adı verilmiş. Çinko vücudumuz için çok önemli bir unsurdur. Vücudumuz için gerçekleştirmesi gereken görevleri vardır. Testosteron gibi hormon ve hemen hemen 200 kadar enzinim üretilmesinde rol almaktadır. 

Çinkonun, RNA, DNA, proteğin sentezi, yaraların tedavisi ve iyileşmesi, hücrelerin bölünmesinde ve çoğalmasında, insülinin faaliyetlerinde, Vitamin A' nın hücrelere taşınması, sperm oluşumu, tat almada, bağışıklık sisteminin güçlenmesi, öğrenme ve davranış hareketlerinde performans artışı, anne karnın da olan bebeklerin gelişiminde, doğumdan sonrası gelişimi ve büyümesinde, kanda yağların taşınması gibi birçok faktörü vardır. Ülkemizde ve dünyada çok sık görülebilen mineral eksiklikleri olmasına rağmen, üstünde pekte durulmayan bir konudur. Türkiye' deki tarım yapılmakta olan toprakların çinko oranları fazla yüksek değildir. Çinko tabak çanakların ve çinkodan üretilen su borularının artık kullanılmaması, çinko eksikliğini arttıran ve tetikleyen bir durumdur. Çinko göz, saç, tırnak, büyüme, üreme, insulin hassasiyeti, beyin ve bağışıklık sistemi için önemlidir. 

Çinko eksikliğinin belirtileri; 

Büllöz püstüler dermatit, ishal, saç dökülmesi, zihinsel bozukluklar ve sıklıkla enfeksiyon kapma gibi belirtiler, yaşantılarını tehdit edici çinko eksikliğini işaret etmektedir. Tat alma duyusunda gerileme ve iştahsızlık, büyüme geriliği, deri değişiklikleri, karanlığa uyum sağlayamama, yaraların iyileşme süresinde gecikmeler, üreme organındaki gelişme geriliği, hayatını tehdit etmiyor olsa bile yaşam kalitesine etki edebilecek çinko eksikliği belirtileridir. Okul öncesi çocuklarda gelişime geriliği, enfeksiyonlara karşı zayıflık ve güçsüzlük, sinirsel değişiklikler, duyusal etkilenme, testosteron hormonunda azalma, oligospermi, thymulin aktivitesinde düşüş diğer belirtileri arasında sayılmakta ve yer almaktadır. Genel olarak kısaca sıralayacak olursak, İştah kaybı, halsizlik, çocuklarda büyüme geriliği, kavrama güçlüğü, saç kaybıdır.
]]>
Ms Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/ms-belirtileri.html Thu, 23 Aug 2018 09:07:19 +0000 Ms belirtileri, Ms, yaşanması zor olan bir hastalıktır. Hastalık süreci hem hasta için hemde yakınındaki sevdikleri için çok zor bir dönemdir. Ms hastalığı hareket aksaklığı, kaslarda güçsüzlük, kısmı felç, denge Ms belirtileri, Ms, yaşanması zor olan bir hastalıktır. Hastalık süreci hem hasta için hemde yakınındaki sevdikleri için çok zor bir dönemdir. Ms hastalığı hareket aksaklığı, kaslarda güçsüzlük, kısmı felç, dengesizlik, konuşma ve görme bozuklukları gibi çeşitli belirtilerle kendini gösterebilir. Halk arasında Ms olarak bilinen multiple sklroz hareket aksaklığı ataklar halinde görülen bir rahatsızlıktır. Erkeklere oranla kadınlarda 2 kat daha fazla görülür. Her hastanın farklı bir hikayesi vardır. Ms beyin ve sinir sistemini etkileyen bir rahatsızlıktır. Nedeni tam olarak bilinmese de ortaya çıkan farklı değişiklikler  sonucunda bağışıklık sistemi, vücudun bir bölümünü yabancı olarak tanımlar, ve ona karşı savaş açar. Ms hastalığı her kişide farklı reaksiyonlar ve bulgular ortaya koyuyor. Ataklar halinde ortaya çıkan bu hastalık her kişide farkı farklı seyreder. Bu hastalık çalışan ve aktif kadınlarda daha çok görülüyor özellikle 30-40 lı yaşları arasındaki kadınlarda daha çok rastlanır. Hatta kadınlarda hamile kalmaya engel değildir ve hamilelik sürecinde bu atakların azaldığı görülmektedir. Ms hastalığının tedavisi yoktur ama tedaviler Ms ataklarını yavaşlatıyor veya tedavi edebiliyor. Semptomları yönetebilirler ve hastalığın seyrini yavaşlatabilirler. Belirtileri etkilenen sinirlere ve hasarın boyutuna bağlı olarak oldukça değişiklik gösterebilir. Şiddetli ms hastalıkları yürüme ve net bir şekilde konuşma yetkilerini kaybederler. Ms hastalığın başında teşhis edilmesi zor bir hastalıktır. Çünkü genellikle belirtileri gelip geçicidir. Bazen aylarca bile görülmeyebilir.

Ms belirtileri nelerdir
  • Algıda değişiklikler
  • Ms hastalığı olan herkeste hisi özellikle hastalığın başlangıç aşamalarında tekrarkayan semptomları yaşar ve sonrasında bu semptomların bazılarının veya hepsinde hafiflemeler görülür. 
  • Kaslarda güçsüzlük görme
  • Bir yada birden fazla uzuvda uyuşma veya zayıflık görmek.
  • Anormal kas spazmaları
  • Hareket aksaklığı
  • Kas ve eklem ağrıları
  • Belirli baş hareketleri ile birlikte ortaya çıkan elektrik şoku hissi duymak
  • Dengede durmadan zorluk çekme
  • Genellikle tek bir gözde ve sıklıkla göz hareketleri esnasında (optik nörik) kısmi yada tam görme kaybı yaşanabilir
  • Konuşma bozukluğu, geveleyerek konuşma problemleri
  • Baş dönmesi görülür
  • Ms ısı hassasiyeti olan kişiler tarafından daha fazla görülür. Vücut ısısındaki hafif artışlar Ms belirtilerini tetikleyerek kötüleştirebilir. 
  • Görmede bozukluk
  • Ms hastalısı pek çok kişi özellikle hastalığın başlangıç aşamalarında bu belirtiler ortaya çıkabilir ama sonra biraz hafifletebilir
  • Yutkunmakta zorluk çekebilir
  • Aşırı yorgunluk hissi
  • Akut ve kronik ağrılar 
  • İdrar kesesinde ve bağırsaklarda problemler
  • Depresyon ve huzursuzluk gibi belirtiler gösterir.
Ms hastalığının dikkat edilmesi gerekenler
  • Yorucu işlerden uzak durun
  • Sağlıklı beslenme
  • Günlük yürüyüş, spor ve egzersizler yapmak 
  • Özellikle soğuk kış aylarında görülen enfeksiyonlara karşı dikkatli olmak
  • Aşırı sıcaktan kaçınmak 
  • Sauna ve hamam gibi sıcak banyodan uzak durun ve bunun yerine ılık bir banyo tercih edin. 
]]>
Bebeklerde Kansızlık Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/bebeklerde-kansizlik-belirtileri.html Fri, 24 Aug 2018 01:32:22 +0000 Bebeklerde kansızlık belirtileri, Demir eksikliğine bağlı ortaya çıkan kansızlık çocukların hem zeka düzeyini hemi de bedeni gelişimini olumsuz etkiliyor. Uzmanlar çocukları demir eksikliğinden korumak amacıyla altı a Bebeklerde kansızlık belirtileri, Demir eksikliğine bağlı ortaya çıkan kansızlık çocukların hem zeka düzeyini hemi de bedeni gelişimini olumsuz etkiliyor. Uzmanlar çocukları demir eksikliğinden korumak amacıyla altı ay anne sütüyle beslenmesini ve takviye besinlere zamanında başlanmasını öneriyor.

Bebeklerde kansızlık belirtileri nelerdir 

Demir eksikliği olan bebek; huzursuz, iştahsız, bazen çok uykulu, bazen de uykusuzluk çeken bir bebek halindedir. Demir eksikliği söz konusu ise çocuğun çoğu zaman büyümesinin ve gelişmesinin durakladığı görülür. Hemoglobini çok düşerse cilt rengi de solmaktadır. Bu solukluk en fazla göz kapaklarının içine, ağız mukozasına, el içlerine ve tırnak yataklarına bakarak anlaşılabilir. Demir eksikliği bulunan çocuk garip şeylere karşı bir iştah hisseder. Toprak yeme, kum yeme, buz yeme tipi durumlar görülür. Demir eksikliğinin ayrıca ciddi anlamda zeka geriliğine ve davranış bozukluğuna sebep olduğuna dair literatürde giderek artan bilgiler mevcuttur. Demir eksikliğine erken teşhis konup tedavi edilmesi halinde bu bozuklukların büyük bir bölümü düzelmektedir.

Bebeklerde Kansızlık belirtilerinin oluşum mekanizması nasıl işler 

Tıbben anemi adı verilen kansızlık; kırmızı kan hücrelerinin yani alyuvarların miktarının ve hemoglobinin birlikte veya ayrı olarak o yaşa uygun standart değerlerin altına düşmesi sonucu oluşan bir klinik şemadır. Bu azalma sonucu, kanın oksijen taşıma miktarı ve dokulara giden oksijen kapasitesi azalıyor. Bununla birlikte hemoglobin seviyesi 7-8 gr/dl’nin altına inmedikçe ciddi fizyolojik değişiklikler oluşmaz. Deri ve mukozaların solukluğu yalnızca bu değerin altına inince belirir. Kansızlık çocuklarda kendini çok değişik şekilde gösterir. Bu klinik tablo hiçbir bulgu olmamasından, kansızlık yaşayan çocuğa kadar geniş bir yelpaze barındırır.

Bebeklerde kansızlık belirtilerinin nedenleri nedir

Bebeklerde kansızlık nedenleri üç büyük sebepten kaynaklanıyor. Eritrositlerin ve hemoglobinin yeterli olmayan yapımına bağlı kansızlıklar; eritrositlerin fazla yıkımına bağlı kansızlıklar ve kan kaybı nedeniyle kansızlıklar. Kansızlık bebeklerde çoğu zaman bu mekanizmalardan bir veya birkaçının eksik veya bozuk olması neticesinde oluşursa da bazı durumlarda birden fazla sebep bir arada bulunabiliyor. Özellikle diyet yüksek önem taşıyor. Diyetin en değerli olduğu yaş grupları 6 ay ile 2 yaş arasıdır, ve bir de ergenlik dönemidir. Büyümenin hızlı olduğu bu iki süreçte demirden fakir yiyeceklerle beslenilmesi neticesinde demir eksikliği anemisi ortaya çıkabilir. Ergenlik dönemindeki kız çocuklarda adet kanamalarının düzensiz ve fazlalığı da demir eksikliğini tetikleyen bir unsurdur. Kan yapımında ciddi bir rol üstlenen B12 vitamini yetersizliği daha çok vejetaryen diyetle yiyen insanlarda oluşurken folik asit eksikliği de yeşil yapraklı sebzelerden zengin olmayan bir diyetle tüketen kişilerde gözükür. Fakat bu iki besinin eksikliğine bağlı anemiler, bebeklerde demir eksikliğine bağlı kansızlık gibi sık görülmezler. Bazı ilaçların çocuklarda anemiye sebep olabileceği unutulmamalıdır. Eczalar alyuvarların yıkımına katkıda bulunarak veya kemik iliğine direk toksit etki göstererek alyuvar oluşumunu baskı suretiyle kansızlık meydana getirirler. Bir nevi ilaçların ise bazı gıda maddelerinin ince bağırsaktan emilimini engelleyerek kansızlığa sebep olduğu bilinmektedir. Bu tür ilaçlar arasında epilepsi maksadıyla kullanılan ilaçların bir kısmı sayılabilir. Kullanım yeri sınırlı olmasına rağmen en çok kullanılan ilaçlar arasında olan aspirin de mide ve bağırsaklarda kanamaya sebep olarak kansızlık meydana getirir. Bu kanama genellikle mikroskobik seviyede olup gözle görülemez.

]]>
Kan Kanseri Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/kan-kanseri-belirtileri.html Fri, 24 Aug 2018 06:06:52 +0000 Kan Kanseri Belirtileri, Diğer bir adı ile lösemi, kan hücrelerinin üretildiği kemik iliğini ve dolayısıyla kanı etkileyen bir kanser türleri arasındadır. Kemik iliğinde üretilmekte olan kan hücreleri kontrol dışı Kan Kanseri Belirtileri, Diğer bir adı ile lösemi, kan hücrelerinin üretildiği kemik iliğini ve dolayısıyla kanı etkileyen bir kanser türleri arasındadır. Kemik iliğinde üretilmekte olan kan hücreleri kontrol dışı bir şekilde büyümeye başladığında kan kanserini ortaya çıkmaktadır. Kan kanseri türleri arasında en sık görülenidir ve yetişkinleri 10 kat daha fazla çocuklara göre etkileyen bir hastalık türüdür. Kan kanseri kemik iliği hücrelerinin üretimini etkilediğinden dolayı, kemik içinde bulunan, kan hücrelerinin üretildiği kemik iliğinde başlamaktadır. Sağlıklı bir insanda kemik iliği, vücudumuzu enfeksiyonlara karşı korumaya yarayan beyaz kan hücrelerini (akyuvarlar), kanın pıhtılaşmasını sağlamakla görevli pıhtı hücrelerini (trombosit) ve oksijeni vücuda taşıyan kırmızı kan hücrelerini (alyuvarlar) üretmektedir. Kan kanserinde ise kemik iliğinde anormal bir şekilde beyaz kan hücresi üretilmeye başlanmakta ve bunlara “lösemi hücreleri” adı verilmektedir.  Bu anormal yapıda olan beyaz kan hücreleri, normal beyaz kan hücreleri gibi çalışmayarak normalde olduğu gibi üremeleri durmaz. Zaman içerisinde kanser hücreleri normal kan hücresi sayısını geçip lösemi belirtileri olarak gösterilen anemi, kanama ve enfeksiyonlar da artma başlar. Lösemi hücreleri kan yolu ile lenf bezlerine sıçrayıp diğer organlara ulaşabilmekte, vücudun çeşitli bölgelerinde şişlik ve ağrılara neden olabilmektedirler. 

Kan Kanseri Belirtileri: Tüm kan hücreleri gibi kanser hücreleri de kan ile beraber tüm vücutta dolaşabilir. Kan kanseri belirtileri, kanser hücrelerinin sayısına ve vücudun hangi bölümünde yoğun olarak bulunduğuna göre değişim gösterir. Kronik kan kanseri hastalarında herhangi bir belirti görülmezken, belirtileri hiç veya hafif olduğu için kronik kan kanseri çoğunlukla rutin kan testi esnasında tespit edilen bir kanser türüdür. Akut kan kanseri ise, kişiyi doktora götürecek kadar şiddetli belirtilere yol açmaktadır. Kanser hücreleri beyni etkilediyse baş ağrısı, kusma, kas kontrolünün zayıflaması, zihin karışıklığı gibi belirtiler görülmektedir. Kanser hücreleri vücudun diğer bölgelerini de etkileyebilir bunlar, böbrek rahatsızlıklarına, sindirim sorunlarına, akciğer ve kalp sorunlarına yol açmaktadır.

Kan Kanseri BelirtileriKan kanseri belirtileri  

  • Şişen lenf bezleri. Kanser sebebi ile boyunda ve koltuk altında yer alan lenf bezleri şişe bilmektedir. Bu şişlikler genellikle ağrıya neden olmamaktadır.
  • Ateş ve gece terlemeleri.
  • Halsizlik ve güçsüzlük.
  • İştahsızlık.
  • Karın bölgesinde rahatsızlık hissi ve şişlik olabilmektedir. Bu dalağın veya karaciğerin şişmesinden kaynaklanabilir.
  • Nedensiz kilo kaybı.
  • Yaralanmalarda kolay morarma ve kanama oluşması. Bu belirtilere diş eti kanamaları, ciltte morluklar ve küçük kırmızılıklar şeklinde noktalar eşlik edebilmektedir. Burun kanaması görülmekte, adet dönemleri arasında kanama oluşabilmekte veya yoğun adet kanaması yaşanabilmektedir.
  • Kemik veya eklemlerde ağrı.
  • Anemiye bağlı olarak görülen soluk ten, nefes darlığı,  kalp çarpıntısı, baş dönmesi.
  • Testislerin şişmesi.
  • Göz ağrıları ve görme sorunları.

]]>
Kalın Bağırsak Kanseri Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/kalin-bagirsak-kanseri-belirtileri.html Fri, 24 Aug 2018 17:35:13 +0000 Kalın Bağırsak Kanseri Belirtileri, Bir diğer adı da kolon kanseri olan kalın bağırsak kanserinin sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte meydana gelmesinde bir takım çevreyle ilgili ya da genetik sebepler mevcuttur. Özellikl Kalın Bağırsak Kanseri Belirtileri, Bir diğer adı da kolon kanseri olan kalın bağırsak kanserinin sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte meydana gelmesinde bir takım çevreyle ilgili ya da genetik sebepler mevcuttur. Özellikle de kalıtımsal olan etkenler kalın bağırsak kanseri üzerinde çok fazla etkili olmaktadır. Kişinin yakın akrabaları içerisinde kalın bağırsak kanseri olan birinin bulunması halinde, bu kişinin de kalın bağırsak kanseri olma oranı diğer insanlara göre daha fazladır. Bunun yanı sıra, öncesinde göğüsle yumurtalık kanseri olup bu durumu atlatmış olanlarda da kalın bağırsak kanserine yakalanma riski daha fazla olmaktadır. Yine, crohn rahatsızlığı, gardner sendromu, ülseratif kolit ile ailesel polipozis rahatsızlıkları da kalın bağırsak kanseri belirtileri ve nihai olarak hastalığın meydana gelmesinde önemli rol oynamaktadır.

Kalın Bağırsak Kanseri Belirtileri

Kalın Bağırsak kanseri belirtileri 

  • Kişinin dışkılama alışkanlığında farklılıklar meydana gelir,
  • Kişi genellikle ya kabızlık ya da ishal sorunu ile karşı karşıyadır,
  • Kişi gaitasına kan bulaştığını gözlemleyebilir ya da gaitası çok koyu siyah bir renk alabilir,
  • Kişinin dışkısının çapı incelmiştir,
  • Kişide gaz problemi, şişkinlik, ağrı ya da kramp girmesi gibi mide ile ilgili şikâyetler görülmektedir,
  • Kişinin zamanla daha sık hale gelen gaz ağrıları mevcuttur,
  • Dışkılama esnasında kişi bağırsaklarını tam olarak boşaltamamış gibi hissedebilir,
  • Kişi kendisini sürekli olarak halsiz hisseder,
  • Son olarak, birçok kanser çeşidinde olduğu gibi kalın bağırsak kanserinde de sebebi belli olmayan ani kilo kaybı görülmektedir.

Yukarıda sayılan bu belirtiler kalın bağırsak kanseri belirtileri olabileceği gibi farklı hastalıkların da belirtisi olabilmektedir. Bu sebeple de kişinin yukarıdaki belirtilerden birinin ya da birkaçının görülmesi halinde kesin tanı için ilk olarak bu konuda uzman bir doktor ile görüşmesi gerekmektedir.

Kolon kanserinin de diğer kanser türlerinde olduğu gibi bazı evreleri vardır ve kalın bağırsak kanseri belirtileri bazı evrelerde daha belirgin olarak kendini göstermektedir. Öncelikle maalesef kalın bağırsak kanseri kendini gizleyen ve ilk evrede kendini göstermeyerek ileri evrelerde belirtileri belirginleşen bir kanser türüdür. Bu sebeple de bu kanser türünün ilk evresindeki belirtiler dikkate alınmalı ve bu belirtilerin görüldüğü bir kişi üzerinde detaylı inceleme yapılmasını doktorundan rica etmelidir.

Kalın bağırsak kanserinin ilk evresinde görülen belirtiler karında dolgunluk hissinin olması, karın bölgesinde çok ağır olmayan ağrıların meydana gelmesi, halsizlik ve ishal meydana gelmektedir. İlk evrede bağırsağın henüz daralmamış olması sebebi ile detaylı inceleme yapılmaz ise kalın bağırsak kanseri tanısı koyulamayabilir. Detaylı inceleme için ise görüntüleme tekniklerinin kullanılması gerekmektedir.

Kalın bağırsak kanserinin ileri evrelerinde bağırsakta daralma meydana gelmekte ve bu sebeple kişi dışkısını yapmada zorlanmakta ve bağırsakta biriken maddeler dışarı atılamamaktadır. Son evrede ise kilo kaybı, halsizlik ve iştahsızlık daha belirgin bir hal alarak kanser tedavi edilemez bir hal almaktadır.

]]>
Şeker Düşmesinin Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/seker-dusmesinin-belirtileri.html Sat, 25 Aug 2018 14:36:37 +0000 Şeker düşmesinin belirtileri, Şeker düşmesinin belirtileri hafif derecede şeker düşmesi belirtileri, orta derecede şeker düşmesi belirtileri ve şiddetli derecede şeker düşmesi belirtileri olarak ayrılmaktadır. Şeker düşme Şeker düşmesinin belirtileri, Şeker düşmesinin belirtileri hafif derecede şeker düşmesi belirtileri, orta derecede şeker düşmesi belirtileri ve şiddetli derecede şeker düşmesi belirtileri olarak ayrılmaktadır. Şeker düşmesinin belirtileri arasında en belirgini soğuk soğuk terlemedir. Şeker düşmesi belirtileri arasında ani şeker düşmesi olursa hastalarda bayılma ve koma hali görülebilir. Gereken önlemler alınmazsa şeker düşmesi hastada ölümle sonuçlanabilir. Şeker düşmesi belirtileri arasında anksiyete depresyon gibi durumlarda görülebilmektedir. Şeker düşmesinin belirtileri arasında kişilerde iç ezilmesi ve yemek yeme isteği hat safhaya ulaşmaktadır. Şeker düşmesinin belirtiler arasında kişilerde ani yorgunluk hissi olmaktadır. Şeker düşmesinin belirtileri, şekeri düşen kişi ile iletişim kurulamaz. Şekeri düşen hasta tepki veremez ve konuşamaz. Şeker düşmesi sonucunda hastada bilinç kaybı yaşanır. 

Hafif Derecede Şeker Düşüklüğünün Belirtileri

Özellikle soğuk soğuk terleme olmaktadır. Terleme genellikle boyun arka kısmında ve saç diplerine doğru meydana gelmektedir. Ayrıca kişilerde sinirlilik, titreme, güçsüzlük, aşırı açlık, mide bulantısı, baş ağrısı, baş dönmesi, endişeli hissetme, kalp atım hızında artış, bulanık görme gibi belirtiler görülebilmektedir. Bu belirtiler genellikle şeker içeren gıdalar tüketildiği takdirde ortadan kalkmaktadır.

Orta Derecedeki Kan Şekeri Düşmesinin Belirtileri: Genellikle karşılaşılan olaylara konsantre olamama, kafa karışıklığı, karmaşık konuşma, asabiyet, yerinde duramama, ağlama, çabuk sinirlenme gibi belirtiler ortaya çıkabilmektedir. 

Şiddetli Şeker Düşmesinin Belirtileri: İnme, nöbet, bilinç kaybı ve en kötüsü ölümle sonuçlanmasıdır. 

Ani Şeker Düşmesinin Belirtileri: Baygınlık, baş dönmesi, saldırgan bir görünüm, aşırı terleme, aşırı terlemeye bağlı cildin solgunlaşması, nabız hızlanması, solunumun hafiflemesi, nefesinin hafiflemesi sonucunda nefesin kokusuzlaşması, periferlerde titreme, şekeri düşen kişinin uyarılara yanıt vermemesidir.

Şeker Düşmesinin BelirtileriUykuda Şeker Düşmesinin Belirtileri: Kan şekeri uykudayken düşerse uykudan uyanma, uyku sırasında değişik sesler çıkarma, yataktan düşme, uykuda yürüme, kabus görme ve terleme gibi belirtiler olabilmektedir. Uykuda şekeri düşen kişiler, sabahları şiddetli baş ağrısı ile uyanırlar. 

Şeker düşmesinin tıptaki adı hipoglisemidir. Normal kan şekeri seviyesi seksen ile yüz yirmi milgram/desilitre arasındadır. Kan şekeri seviyesinin özellikle elli miligram/desilitrenin altına düşmesi sonucunda hipoglisemi gelişmektedir. Hastalarda meydana gelen hipoglisemi şoklara, komalara ve hatta ölümlere neden olabilmektedir. Bu gibi durumların önlenebilmesi için hastanın kullandığı ilaçların tablet olsun, insülin olsun doz ayarlaması çok iyi yapılmalıdır. Şeker hastası olan kişiler ara öğünler tüketmelidir. Mümkün olduğunca hipoglisemi engellenmelidir. Hipoglisemi atakları genellikle ara öğünlerin alınmaması ve uzun süre aç kalınması gibi durumlarda görülebilmektedir. Kan şekeri düştüğü zaman genellikle şekeri düşen kişiler şekerli gıdalara daha meyilli olurlar. Sağlıklı günler.
]]>
Reflü Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/reflu-belirtileri.html Sat, 25 Aug 2018 23:20:00 +0000 Reflü belirtileri, gıdaların sindirimi anında kullanılan mide asidi, bazı durumlarında yemek borusuna doğru çıkarak, mide yapı gereği mide asidinden korunmaya çalışır. Bu durumda mide yanması meydana gelir ve bu durum ref Reflü belirtileri, gıdaların sindirimi anında kullanılan mide asidi, bazı durumlarında yemek borusuna doğru çıkarak, mide yapı gereği mide asidinden korunmaya çalışır. Bu durumda mide yanması meydana gelir ve bu durum reflü olarak tanımlanır. Reflü belirtielri arasında en yaygın olanları, yemek borusunda yanma, mide sıvısının ağızda hissedilmesi ve hazımsızlıktır. Reflü sindirimi kolay olan gıdaların tüketilmesiyle kontrol edilebilen bir sağlık sorunudur. Eğer beslenme listesinde yapılan değişimlere rağmen sorun kontrol altına alınamıyorsa doktor tavsiyesiyle asit düzenleyici ilaçlar kullanılabilir. Reflü için önlem alınmaz ya da uygun tedavi gerçekleşmezse mide asidi zamanla yemek borusunda hasara yol açabilir. Bu durum yemek borusu riskini arttırabilir.

Reflü belirtileri

Göğüs ağrısı: Mide asidi mideye ulaşan gıdaların parçalanmak amacıyla kullanılır. Mide zarı yapısı mide asidi için uygun bir ortamdır ve bu asitten zarar görmez. Fakat asit yemek borusuna doğru çıktığında yemek borusunda asit nedeniyle yanma başlar. Bu yanma hissi göğüs ağrısı olarak hissedilir. Daha çok yemeklerden sonra asit salgılandığı için yanma da o zaman başlar. Aşırı baharatlı gıdalar, zor sindirilen gıdalar tüketildiğinde mide daha çok asit salgılar ve bu nedenle reflü ağrıları yaşanmaya başlar ve ağrılar daha keskin ve uzun sürer.

Acı tat: Bazı durumlarda mide asidi yemek borusunu aşarak ağıza kadar gelebilir. Bu durumda ağızda acı bir tat oluşur. Asit ağıza ulaşamasa bile, gırtlağa ulaştığında da ağızda acı bir tat hissedilebilir.

Ses kısıklığı: Ses kısıklığı yaşandığında genelde grip, nezle gibi soğuk algınlığına bağlı gelişen hastalıklardan şüphelenilebilir. Fakat ses kısıklığı reflü belirtileri arasında da yer almaktadır. Mide asidi yemek borusundan ses tellerine kadar ulaştığında bölgeyi tahriş ederek ses kısıklığına yol açabilir. Bu durumda ses kısıklığı daha çok yemeklerden 1-2 saat sonra yaşanır.

Boğaz ağrısı: Yine soğuk algılığına bağlı gelişen hastalıklarla karıştırılan reflü belirtilerinden biri boğaz ağrısıdır. Mide asidi yemek borusunu tahriş etmişse bu durum boğaz ağrısı olarak belirti verebilir.

Öksürük: Reflü belirtileri arasında görülen bir diğer belirti öksürüktür. Diğer belirtiler kadar sık görülmese de reflü nedeniyle öksürük meydana gelebilir. Daha çok akşamları yemeklerden sonra ortaya çıkar ve su içmek, bitki çayı içmek gibi önlemlerle kontrol altına alınamaz.

Hazımsızlık: Reflü hastalarının büyük çoğunluğunda hazımsızlık görülebilir. Dispepsi olarak tanımlanan durum, ciddi mide sorunlarından biridir. Yemek sonrası mide bulantısı, geğirme, karın ağrısı hazımsızlığa eşlik eden şikayetler arasındadır.

Mide bulantısı: Birçok sağlık problemine bağlı olarak ortaya çıkabileceği gibi reflü belirtileri arasında da yer alır. Bazı hastalarda reflü kendini sadece mide bulantısıyla belli edebilir.

Reflü BelirtileriReflü belirtileri ne zaman görülür

Reflü belirtileri daha çok aşırı yağlı, baharatlı, ağır yemeklerden, aşırı kafeinli içeceklerin tüketiminden sonra görülür. Yaşanan belirtiler gece saatlerinde daha yoğun yaşanır. Ağrılar özellikle akşam yemeklerindne sonra şiddetini arttırır. Gebelik döneminde olan kadınların yaklaşık olarak yarısında reflü görülmektedir. Bu durum hormonların etkisinden kaynaklanmaktadır. Gebelik döneminde yaşanan reflü şikayeti doğumdan sonra ortadan kalkabilir.

Reflü belirtileri ne zaman artar

Mide asidi az ya da çok üretiliyorsa bu genelde tüketilen gıdalara bağlı olarak gelişir. Mide asidi fazla üretildiğinde reflü belirtileri daha fazla şiddetlenir. Yemek borusunda yanma hissinin artmaması için çikolata, kafeinli iç]]> Vitamin Eksikliğinin Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/vitamin-eksikliginin-belirtileri.html Sun, 26 Aug 2018 13:21:43 +0000 Vitamin eksikliği belirtileri, Vücutta vitamin eksikliği bir çok probleme neden olmaktadır. Her vitamin eksikliği vücutta ayrı bir tahribata neden olmaktadır. Derilerde, tırnaklarda, saçlarda, iç organlarda, kanda ve vücudun her Vitamin eksikliği belirtileri, Vücutta vitamin eksikliği bir çok probleme neden olmaktadır. Her vitamin eksikliği vücutta ayrı bir tahribata neden olmaktadır. Derilerde, tırnaklarda, saçlarda, iç organlarda, kanda ve vücudun her bölgesinde vitamine ihtiyaç duyulmaktadır. Vücudun vitamin eksikliği yaşaması durumunda bir çok organ olumsuz yönde etkilenmektedir. Vücutta bazı vitamin eksiklikleri nelere sebep oluyormuş inceleyelim.
Vitamin Eksikliğinin BelirtileriVitamin eksikliklerinin sonuçlarını vücutta şöyledir:
  • A vitamini eksikliği: A vitamini eksikliği kişide var olduğunda görme bozuklukları, kemik ve dişlerde problemler, ciltte kuruluktan dolayı oluşan pullanmalar, saç ve tırnaklarda kırılmalar yaşanması, halsizlik, vücuda enfeksiyonun rahat alınması gibi problemlere neden olmaktadır. A vitamini vücudu kansere karşıda korumaktadır. A vitamini eksikliği vücuda tehlikeli ve ciddi hastalıkların oluşumunda kolaylığa neden olmaktadır. A vitaminin eksikliği ayrıca vücutta yağ depolanması düzenininde bozulmasına neden olmaktadır. Domates, tahıl, lahana, bitkisel yağlar, havuç ve bal yiyerek vücudunuza A vitamini depolayabilirsiniz.
  • B2 vitamini eksikliği: B2 Vitamin eksikliği kişide ağız kenarında yaralar oluşmasına, dilde kızarıklığa, göz kenarlarında kızarıklığa, burun kenarlarında kurumaya ve kansızlığa neden olmaktadır. B2 vitamini kişinin antibiyotik kullanması sonucunda vücutta azalmaktadır. B2 eksikliği vücuttaki asit oranının düzensizleşmesine neden olmaktadır. Sindirim sistemi, solunum sisteminin çalışmasına yarımcı olan ve düzen sağlayan B2 vitamini eksikliği vücuttaki denge ve düzenleri sarsmaktadır. Süt, peynir, yoğurt, kuru baklagiller,yeşil sebzeler tüketerek B2 vitamini vücudunuza alabilirsiniz.
  • B12 vitamini eksikliği: B12 eksikliği kişide uyuşukluğa, yorgunluğa, kolay hastalanmaya, depresyonlara, halüsilasyonlar görmeye, saç dökülmeleri yaşanmasına, ciltte renk tonu düzensizliklerine ve koyu lekelere, hafıza kayıplarına, unutkanlığa neden olmaktadır. B12 eksikliği ilerleyen yaşlarda kişide Alzheimer gibi kalıcı sinir sistemi hastalıklarına da neden olmaktadır. Çocuk gelişiminde önemli rol oynayan B12 vitamini eksik olan çocuklarda gelişimin daha güçleştiğini görmek mümkündür. Et ve et ürünleri tüketerek B12 vitamini vücudunuza alım yapabilirsiniz. Bitkilerde, sebzelerde ve meyvelerde B12 vitamini bulunmamaktadır.
  • C vitamini eksikliği: Kişide C vitamini eksik olması vücudun ve bağışıklık sisteminin dirençsiz olması demektir. Kandaki şeker miktarını düzenleyen C vitamini vücutta eksik olduğunda kişide enerji üretimi ve kandaki şeker miktarlarında düzensizlikler yaşanmaktadır. Strese karşı kişi vücudunda hormon yapımında da büyük rol oynayan C vitamini eksikliğinde kişide birçok probleme neden olmaktadır. C vitamini eksikliğinde kemik ağrıları vücutta baş gösterecek, diş etinde çekilmeler yaşanacaktır, diş eti kanamaları yaşanacak, halsizlik geç iyileşme, ağız içi yaralar, kas zayıflığı, dolaşım sistemi rahatsızlığı kişide baş gösterecektir. Vücudun direnci düşerek ve tüm hastalıklar kolayca kişinin vücuduna giriş yapabilecektir. Portakal, greyfurt, mandalina, limon, maydanoz, yeşil biber, yeşil sebzeler tüketerek vücudunuza C vitamini alımı yapabilirsiniz.
  • K vitamini eksikliği: K vitamini eksikliği vücutta bağışıklık sisteminin zayıf düşmesine neden olmaktadır. Kişi vücudunda geçirilen kazalar sonucunda açılan yaralar veya kesikler geç iyileşme gösterir. K vitamini vücuda yeteri kadar alınmazsa kandaki pıhtılaşma azalır. Kandaki pıhtılaşmanın azalması diş etlerinde, sindirim sisteminde, idrar yollarında, akciğerde, deride kanama oluşmasına neden olmaktadır. Tüm bunların yanı sıra K vitamini eksikliği kadınlardaki adet döneminin daha fazla kanamalı geçmesine de neden olmaktadır. Burun kanamalarının geç durması kişide bulunan basur hastalığının aşırı kanamasına neden olan K vitamini eksikliği k]]> Hepatit B Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/hepatit-b-belirtileri.html Sun, 26 Aug 2018 18:43:13 +0000 Hepatit B Belirtileri, Vücutta enfeksiyona sebep olan Hepatit B HPV virüsü ile oluşan oldukça ciddi bir hastalıktır. Bu virüs ilk olarak karaciğerden başlayarak bütün organları etkileyebilir. Virüsün vücuda girdiği zaman ço Hepatit B Belirtileri, Vücutta enfeksiyona sebep olan Hepatit B HPV virüsü ile oluşan oldukça ciddi bir hastalıktır. Bu virüs ilk olarak karaciğerden başlayarak bütün organları etkileyebilir. Virüsün vücuda girdiği zaman çoğunlukla herhangi bir belirtiye neden olmamasından dolayı bu hastalık sessiz enfeksiyon olarak da bilinir. Bu hastalığı yaşayan kişilerin %70 inde hiçbir belirti görülmeyebilir. Hepatit B virüsünün taşıyan birçok hasta uzun bir dönem HPV virüsünün organlarına verdiği zararı bilmeden yaşamına devam edebilir. Hepatit B birtakım ilaçlarla kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Hastalık kontrol altına alındığında karaciğer yetmezliği ve siroz gibi ölümcül hastalıkların ortaya çıkması önlenebilir. Hepatit B hastalığının 6 aydan fazla sürdüğü durumlarda hastalık kronikleşmiş olur. Çocuklarda, %75 yeni doğanlarda, %90 yetişkinlerde ise, %10 oranında kronikleşen hepatit B oldukça hızlı bulaşan bir hastalıktır. Genellikle doğum sırasında anneden bebeğe geçmesi ile, kan yoluyla, cinsel ilişki esnasında ve güvenli olmayan enjeksiyonlarla bulaşır. Bunların dışında berberlerin kullandığı tıraş bıçaklarının yeteri kadar temiz olmaması, diş fırçasıyla da bulaşabilen bu hastalık için en büyük risk faktörü Hepatit B hastalığı olan biriyle aynı evde yaşamaktır. Bu nedenle risk altındaki kişilerin en kısa zamanda aşı yaptırması gereklidir.

    Hepatit B belirtileri, virüs vücuduna girdikten sonra hastada hiçbir belirti olmaz. Bu zaman dilimi kuluçka dönemidir. Virüs vücutta hastalık haline gelmeye başladıktan sonra Hepatit B hastalığının belirtileri akut hepatit B ya da kronik Hepatit B olmasına göre farklılık gösterir.

    Akut Hepatit B belirtileri,  Akut Hepatit B de 1-3 ay arasında etkili olan virüsten çoğunlukla vücut kendisine temizleyerek kurtulabilir. Birçok kişide hiçbir belirti göstermeden ilerleyen bu hastalık bazı kişilerde yalnızca hafif bir hastalık olarak geçer ve bu durumda kişi doktora gitme gereği duymaz. Bir çok kişi de Hepatit B olduğunu bilmeden virüsün başkalarına bulaşmasına neden olabilir. Akut Hepatit B hastalarının oldukça az bir kısmı ciddi bir hastalığa yakalanabilir ve hastanede kontrol altında tutulabilir. Akut Hepatit B hastalarında ateş, iştahsızlık, halsizlik, yorgunluk, ağrı ve sızı gibi belirtilerin yanı sıra, karın ağrısı, sarılık, ishal, bulantı ve kusma gibi belirtiler de görülebilir.

    Hepatit B BelirtileriKronik Hepatit B belirtileri, kronik bir enfeksiyonun yakalanan bazı kişilerde hastalığa ait herhangi bir belirti olmayabilir. Karaciğerin oldukça sağlam bir organ olmasından dolayı belirli bir bölümü zarar görse bile görevini yerine getirebilir. Bu nedenle hastalığın verdiği herhangi bir belirti fark edilmeyebilir. Kronik Hepatit B'nin ortaya çıkan belirtileri Akut Hepatit B'ye göre çok daha hafiftir. Hastalığın belirtileri bazı dönemlerde ortaya çıkıp daha sonra kaybolabilir. Hastalığın kendine iyi hissetmeme, yorgunluk ve güçsüzlük, kaşıntı, bulantı, kusma, kilo kaybı, avuç içinde oluşan kırmızı lekeler, tende görünen ince kan damarları, idrarın renginin koyu olması, cinsel liboda azalması, uyku düzeninde bozukluk, soluk gri renkli dışkı. 
    Hepatit B'nin genellikle fark edilecek oranda bir belirti ile ortaya çıkmaması nedeniyle Hepatit B olup olmadığını öğrenmek için en kesin ve en güvenli yöntem olan bir kan testi yaptırmalısınız.
    ]]>
    Kemik Erimesi Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/kemik-erimesi-belirtileri.html Mon, 27 Aug 2018 07:26:10 +0000 Kemik erimesi belirtileri, Kemik erimesi kadınlarda çok sık rastlanılan bir rahatsızlıktır. Kişinin hayatını olumsuz yönde etkiler. Halk arasında kemik erimesi olarak bilinen osteoporoz bir takım kemik hastalığı dır. Kemik er Kemik erimesi belirtileri, Kemik erimesi kadınlarda çok sık rastlanılan bir rahatsızlıktır. Kişinin hayatını olumsuz yönde etkiler. Halk arasında kemik erimesi olarak bilinen osteoporoz bir takım kemik hastalığı dır. Kemik erimesinde esas olarak alınan kemikteki kalsiyum oranının azalması siz konusudur. Ülkemizde öncelerden çok konuşulmayan bu hastalık son yıllarda belirgin olarak konuşulan ve tedavi edilmeye başlanılan bir hastalık haline gelmiştir. Kemik erimesinde kemiğin darbelere travmalarda karşı olan direnci azalmış demektir. Yani basit düşme veya çarpma gibi buna benzer olaylarda büyük kırıkların meydana gelmesi söz konusudur. Genellikle 40-45 li yaşlarda ve menopoz dönemine giren kadınlarda görülür. Kemik erimesini bir sorun haline getirilen tarafı ise vücutta bir sürü hasarı ve kırıkları meydana getirmesidir. Öncelikle şunu söylemek gerekir. Kemik erimesi başladıktan sonra değil başlamadan önce de yoğurt ve süt tüketimine dikkat etmek gerekir. Sadece besinler değil yaş, ırk, genetik yapılar, beslenme tarzı, hareketsiz yaşam ve sigara gibi faktörler de bunların içindedir. Çocukluk döneminden itibaren yeterli kalsiyum alımı büyüme ve gelişme döneminde sağlıklı kemik gelişimi açısından oldukça önemlidir. Kadınlar erkeklere oranla çok daha fazla yakalanma şansı yüksektir. Erkeklerde salgılanan testosteron, kadınlarda ise ostrojen hormonunu düzenli bir şekilde salgılanması için yeterli düzeyde kalsiyum alımı, düzenli egzersiz yapmak yeterlidir. Kemiklerin güçlenmesini ve sağlıklı olmasını sağlamak için bunlar şart. 

    Kemik Erimesi BelirtileriKemik erimesi belirtileri nelerdir
    • Sırt ağrısı (Omurga kemiklerinde kemik erimesini ilerlemesi sebebiyle ortaya çıkar.)
    • Bel ağrısı
    • Boyun ve sırt ağrısı
    • Boy kısalması
    • Öne eğik ve kambur bir duruş şekli sergileme
    • El bileği kalça ve omurga kemikleri gibi bölgelerde kırıklar oluşur.
    • Kemik erimesi eğer çok ileri boyutlara varmış ise hiç olunmadık travmalarda bile büyük kırıkların meydana geldiği görülür.
    • İleri devrelere gelmiş kemik erimesi hastalığı kemik ağrıları ve kemik ağrılarında hassasiyet olarak kendini gösterir. 
    • Omurga ve diğer bölgelerdeki kemik kırıklarına bağlı olarak vücut şeklinde bazı bozukluklar meydana gelebilir.
    • Ağrı ve kırıklardan dolayı hasta gün geçtikçe hareketsizleşir. 
    ]]>
    Gastrit Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/gastrit-belirtileri.html Mon, 27 Aug 2018 11:02:36 +0000 Gastrit belirtileri, belirtilere geçmeden önce hastalığın ne olduğunu ve nasıl oluştuğunu açıklayalım.Gastrit bir çok insan da yediklerine içtiklerine bağlı olarak günlük yaşamlarını çok olumsuz etkileyebilmektedir. Gastrit belirtileri, belirtilere geçmeden önce hastalığın ne olduğunu ve nasıl oluştuğunu açıklayalım.Gastrit bir çok insan da yediklerine içtiklerine bağlı olarak günlük yaşamlarını çok olumsuz etkileyebilmektedir. Bir toplumda sürekli geğiren bir insan düşünün çevresindekilerin bakışları, ne kadar rahatsız edici bir durum, birde hasta olan insanı düşünün yaşadığı sıkıntı hiç de azımsanacak bir sıkıntı değil açıkçası. Gastrit mideyi ilgilendiren bir sağlık sorunu olup, midenin iç yüzeyinde bulunan mukoza tabakasının iltihaplanması olayıdır. Gastrit tedavi edilmez ise ilerleyip sonuçları ve tedavisi daha zor olan ülsere yol açabilir. Gastrit oluşumu genel olarak bakteriyel enfeksiyonlar sonucu ortaya çıkar. Hastalığa yol açan en büyük etkenlerden bir tanesi kronik pylori adı verilen bir enfeksiyondur. Pylori adı verilen bu bakteri türünün çocukluk döneminde vücuda girdiği ve yıllarca vücutta kalıp hastalığa zemin hazırladığı yapılan araştırmalar sonucu ortaya konulmuştur. Bu hastalığı tetikleyen sebepler arasında, sigara kullanımı, sigara ile birlikte tüketilen içecekler, düzensiz beslenme, yanlış yapılan beslenme alışkanlıkları, kullanılan ilaçlar aşırı stres, aşırı alkol tüketimi, fazla kahve tüketimi en çok bilinen sebeplerdendir. Ayrıca gastrit kendini iki şekilde gösterebilir. Aniden oluşan gastrit (akut) ve sürekli gastrit (kronik) olarak adlandırılır.

Gastrit BelirtileriGastrit Belirtileri

Gastrit, bazen hiç bir belirti vermemesine karşın bazen de günlük yaşamı olumsuz etkileyecek belirtiler verebilir. Bu belirtileri sıralayalım.
  • Mide bulantısı ile kendini gösterebilir.
  • Karnın üst tarafında ağrı şeklinde belirti verebilir.
  • Kusma da belirtiler arasındadır.
  • Geğirti en bildik belirtiler arasındadır.
  • İştah kaybı olarak karşımıza çıkabilir.
  • Şişkinlik yine belirtiler arasında yer almaktadır.
  • Mide de yanma hissi gastrit habercisi olabilir.
  • Koyu renk dışkı da bu belirtiler arasında yer almaktadır.  
Bu belirtilerin hepsi aynı anda ortaya çıkmaz. Gastrit ilerledikçe belirtiler sıklaşır ve şiddetlenebilir. Bu belirtilerden biri veya bir kaçı sürekli sizi rahatsız ediyorsa mutlaka bir uzman doktora başvurmanızda fayda var. Bilindiği ve denildiği gibi erken teşhis ve tedavi çok önemlidir.
]]> Lösemi Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/losemi-belirtileri.html Mon, 27 Aug 2018 18:04:20 +0000 Lösemi Belirtileri, Bir diğer adı da kan kanseri olan lösemi hatalığı, kan hücrelerinin üretiminin gerçekleştirildiği kemik iliği ve doğal olarak da kanı etkilemektedir. Lösemi hastalığı kemik iliğinde üretimi gerç Lösemi Belirtileri, Bir diğer adı da kan kanseri olan lösemi hatalığı, kan hücrelerinin üretiminin gerçekleştirildiği kemik iliği ve doğal olarak da kanı etkilemektedir. Lösemi hastalığı kemik iliğinde üretimi gerçekleştirilen bu kan hücrelerinin kontrolün dışında büyümesi ile meydana gelmektedir ve bu hastalık en fazla görülen kanser çeşidi olmak ile birlikte yetişkinlerin yaklaşık onda biri kadar da çocuk yaştaki kişileri etkilemektedir. Bu hastaların yarısından fazlası ise 50 yaşını aşmış kişilerden oluşmaktadır.

Lösemi hastalığının birden fazla türü olmasından dolayı lösemi belirtileri de bu türlere göre farklı olabilmektedir. Bunun yanı sıra, genel lösemi belirtileri yüksek ateş, özellikle geceleri meydana çıkan terlemeler, baş ağrısı, kolaylıkla yaralanabilme ve kanamanın meydana gelmesi, kemiklerde ve eklemlerde ağrı olması, kendini uzun süreli halsiz hissetme ve lenf bezlerinin şişmesidir. Bütün kan hücrelerinin yaptığı gibi lösemi hastalığına sebep olan hücreler de kan ile beraber bütün vücudu dolaşmaktadır. Bununla birlikte, lösemi belirtileri lösemili olan hücrelerin hangi sayıda olduğuna ve bu hücrelerin vücudun hangi bölgesinde daha fazla olduğuna göre farklılık gösterebilmektedir. Kronik olan yani kendini tekrar eden lösemi hastaları üzerinde herhangi bir belirti olmayabilmektedir. Kronik löseminin belirtileri ya hiç olmamakta ya da hafif olmaktadır ve bu sebeple de bu hastalık daha çok rutin kan testleri esnasında saptanan bir kanser çeşidi olmaktadır. Bunun yanı sıra, akut lösemi yani kendini tekrar etmeyen lösemi türünde ise, belirtiler çok fazla olmakta ve hastayı bir doktora gitmeye zorlayabilmektedir. Lösemi hücrelerinin beyne etki etmesi halinde ise hastada baş ağrısı, mide bulantısıyla gelen kusma, kaslarını güçlükle kontrol edebilme ve zihinsel olarak karışıklıklar yaşama gibi belirtiler meydana gelebilmektedir. Ayrıca, lösemi vücuttaki başka kısımları da etkileyebilmekte ve bunun sonucu olarak hastada sindirim bozuklukları, böbrek rahatsızlıkları ile akciğer ve kalp rahatsızlıklarının meydana gelmesine sebep olabilmektedir.

Lösemi Belirtileri

Lösemi belirtileri hemen hemen bütün literatürlerde aşağıdaki gibi sıralanmaktadır;

  • Lenf bezlerinin şişmesi, lösemi hastalığı sebebi ile hastanın boyun ve koltuk altı bölgelerindeki lenf bezlerinde şişme meydana gelebilmektedir ve bu durum ağrı oluşumuna sebep olmamaktadır.
  • Yüksek ateş ve geceleri terleme, lösemi hastalarında özellikle geceleri terleme ile ateşin yükselmesi gibi belirtiler görülebilmektedir.
  • Lösemi hastalığının belirtilerinden biri de hastanın kendini sürekli olarak halsiz hissetmesi ve güçsüz düşmesidir.
  • Lösemi hastaları çok kolay bir şekilde yaralanabilirler, vücutları çok çabuk morarır ve kanama da kolaydır. Bu hastalarda yine, burun kanaması meydana gelebilmekte ve kadın hastalar regl dönemlerinin arasında kanama yaşayabilmekte ya da adet kanamaları çok yoğun şekilde olabilmektedir.
  • Lösemi hastalığının belirtileri arasında karın kısmında şişkinlik ve rahatsızlık hissi olabilmektedir, ancak bu durum dalak ya da karaciğer şişmesi sonucu da meydana gelebilmektedir.
  • Hemen hemen diğer tüm kanser çeşitlerinde olduğu gibi bu kanser çeşidinde de sebebi olmayan ani kilo kaybı yaşanmaktadır. Ayrıca iştah kaybı da bir lösemi belirtisi olabilmektedir.
  • Lösemi hastalarının kemiklerinde ya da eklem bölgelerinde ağrı meydana gelebilmekte, bazen de bu iki durum bir arada gerçekleşebilmektedir.
  • Lösemi hastalığının belirtilerinden biri olan anemi yani kansızlık sebebi ile hastaların teni normal insanlara göre daha soluktur.
  • Yine, anemiye bağlı olarak lösemi hastalarında kalp çarpıntısı olabilmekte, nefes darlığı ve baş dönmesi görülebilmektedir.
  • Lösemi hastalığında testis şişmesi de görülebilen belirtiler arasında yer almaktadır.  
  • Lösemili hastalarda bir takı]]> Kasık Fıtığı Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/kasik-fitigi-belirtileri.html Tue, 28 Aug 2018 01:19:56 +0000 Kasık Fıtığı Belirtileri, kasıkta oluşan şişlik, kasık fıtığı belirtileri olarak en fazla görülen belirtidir. Şişlik çoğunlukla ayakta dururken belirgin hale gelir, yatıp uzanınca azalır ya da yok olur. Kasık f Kasık Fıtığı Belirtileri, kasıkta oluşan şişlik, kasık fıtığı belirtileri olarak en fazla görülen belirtidir. Şişlik çoğunlukla ayakta dururken belirgin hale gelir, yatıp uzanınca azalır ya da yok olur. Kasık fıtığı, kasık civarındaki dokuların zayıflaması nedeniyle meydana gelen ve kasık bölgesine ara ara girip çıkan ya da sabit olarak durup hissedilen şişlikle kendini meydana çıkaran cerrahi bir hastalık türüdür. Bu tür şişlikler öksürme, ıkınma ve ağır bir şey kaldırma durumunda karnı zorlayıp basıncı yükselterek daha çok belirginleşmektedir. Kasık fıtığı kadınlara göre, erkeklerde yedi kat daha fazla görülür. Bunun nedeni erkeklerde bulunan testislerin karın içerisinde gelişerek, bir kanal yoluyla keseye inmesinden kaynaklanır. Bundan ayrı olarak; ağır işlerde çalışan insanların uzun süre devam eden öksürük ve kabızlık sorunlarıdır ve 70 yaş üstünde olan insanlarda daha çok görülmektedir. Fıtık rahatsızlığına daha çok sağ kasıkta rastlanılmakta, teşhis edilmesi ise yalnızca muayene yapılarak anlaşılmaktadır. Bazı durumlarda ise, ağrılı bölgeye yapılan ultrason teşhis yapılmasına yardımcı olur.

    Kasık Fıtığı BelirtileriKasık Fıtığının Belirtileri:

    Kasık fıtığının en önemli belirtisi yukarıda da anlatıldığı üzere kasık bölgesinde oluşan şişliktir. Bu şişlik özellikle ayakta dururken belirgin hal alır, uzanınca azalır kaybolur. Bu durumun şikayeti çok küçük bir şişlikten, büyüklüğü yumruk kadar olabilen bir şişliğe kadar değişik ölçülerde olabilir. Çok ender de olsa bağırsakların torbaya inerek çok daha büyük şişliklere neden olduğuna rastlanabilmiştir. Bu şişlikten dolayı ara ara ağrıda oluşabilir. Ayrıca fıtığın içine karın içindeki organ yada dokular girdiği zaman karın ağrısı da yapabilir. Burada hatırda kalması gereken şey, kasık fıtığı cerrahi bir hastalık olup, tek tedavi yolu da cerrahi olarak müdahale yapmaktır. Kasıkta oluşan fıtıklar her yaştaki kadın ya da erkeklerde oluşabilen bir rahatsızlık türüdür. Daha yeni dünyaya gelen çocuktan, ileri yaştaki kişilere değin, herkes de görülebilir. İnananlarda meydana gelen bütün fıtıkların %90’ı kasık fıtıkları oluşturur. Geriye kalan %10’luk dilimi ise göbek ve kesi yeri fıtıkları oluşturur. Erkeklerde daha çok kasık fıtıkları, kadınlarda ise göbek fıtığı daha fazla görülür.

    Kasık fıtığı için yapılacak ameliyatlarda ilk yapılacak olan şey, bağırsağın kese içerisine giden bölümü tekrardan karın boşluğuna alıp, keseyi kaldırıp, etrafında bulunan kasları kuvvetli ilmek veya bunun için özel olan malzemeler ile yama yöntemi uygulayıp tedavi edilir. Bu tarz da yapılan tedavilerde gerilme olmaz. Kasık fıtığı ameliyatı sonrasında ameliyat yapılan bölgenin gerilmesini önlemek için hasta en az bir ay kadar bir süre dinlenir. İyileşmesinden tamamen emin olunca, hasta olağan hayatına tekrar başlar. Hastanın yaşı veya başka tıbbi bir nedenden dolayı ameliyat olması olamayabilir. Böyle bir durumda ise, doktor bağırsağa dışarıdan müdahale edip, tekrar karın boşluğuna doğru iteleyecektir. O yerde tekrar dışarı çıkmasına engel olmak için de fıtık hastaları için özel korse kullanması sağlanarak hastanın bu şekilde tedavisi yapılır. Dışarıdan basit gibi gözüken fıtık hastalığının tedavisi yapılmazsa çok kritik sorunlara yol açar. Bağırsaklar çok şiddetli ağrılara neden olacak şekilde sıkışır. Bu sıkışmanın sonucu olarak, kanın dolaşımına mani olup bağırsağın kangren oluşmasına neden olur. Bu şekilde cereyan edebilecek riskli durumlara düşmemek için kasık fıtığı belirtilerinden şüphe edildiği takdirde en yakın bir sağlık kurumuna gidilmesi sağlık açısından çok önem arz eder.
    ]]>
    Yumurtalık Kistinin Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/yumurtalik-kistinin-belirtileri.html Tue, 28 Aug 2018 10:13:28 +0000 Yumurtalık kistinin belirtileri, Dogurganlık yaşında olan kadınlarda sıklıkla yumurtalık kistleri görülür. Çoğu zaman yumurtalık kistleri zararsız ve küçüktür kendiliğinden geçer. Bazı zamanlarda ise yumurtalık kistinin Yumurtalık kistinin belirtileri, Dogurganlık yaşında olan kadınlarda sıklıkla yumurtalık kistleri görülür. Çoğu zaman yumurtalık kistleri zararsız ve küçüktür kendiliğinden geçer. Bazı zamanlarda ise yumurtalık kistinin belirtileri ortaya çıkacak boyuttadır. Büyüyüp probleme neden olmaması için doktorunuzun kisti takip altında tutması gerekir. En sıklıkla görülen iyi huylu yumurtalık kistleridir. Kadınlarda bulunan iki adet ceviz büyüklüğünde olan iki yumurtalık her ay adet döngüsünü göre sırayla her bir yumurta bir yumurta üretir. Bu yumurta yumurta kesesinden içerisinde bulunan bir su köşesinin içerisinde büyür. Bu adet döngüsü sonrasında yaklaşık beşinci günde öztröjen hormonu rahim döşemesi olası bir hamilelik için hazırlar. Kadınlar yumurtaya döneminde hamile kalırlar. Bu görülen iyi huylu olmayan yumurta kistleri bu süreci sekteye uğraşmaktadır. Yumurtalık kisti eğer büyükse kişiye göre farklılık göstererek şöyle belirti verir. 

    Yumurtalık Kistinin BelirtileriYumurtalık kistinin belirtileri, 
    • Kanama, 
    • Adet düzensizliği, 
    • Karın da şişlik, 
    • Kasık ağrısı, 
    • Sindirim sistemi bozukluğu, 
    • Kabızlık, 
    • Ağrılı dışkılama, 
    • Sık idrara çıkma, 
    • İdari yolu şikayetleri, 
    • Burkulma, 
    • Karın da küt bir ağrı, 
    • İlişki sırasında ağrı, 
    Öncelikle bu belirtileriden bir veya bir kaçını gördüğünüz taktirde kadın doğum uzmanına gidip muayene olmanız gerekmektedir. Muayene sonrasında kistinin boyutunu öğrenebilir veya takip altında kalarak hangi seviyede olduğunuzu tespit edebilirsiniz. Doktorunuzun tanısında sonra ilaç tedavisi uygulayabilirsiniz. Doktorun reçetelendirdiği ilaçları belirlediği dozda düzenli olarak kullanmanız gerekir. Kistinin büyük olduğu durumlarda ameliyat uygulanarak kist alınabilmektedir. Geç kalınmış ve ciddi vakalarda yumurtalık kistinin yumurtalık kanserine yol açtığını bilmeniz gerekir. Doğurganlığınızı etkilediğini unutmayın ve vakit kaybetmeden tedavisinin yaptırın. 
    ]]>
    Bağırsak Kurdu Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/bagirsak-kurdu-belirtileri.html Wed, 29 Aug 2018 07:30:11 +0000 Bağırsak kurdu belirtileri, Bağırsak kurtlarını daha çocuklarda görülen bir durumdur. Basit gibi görünse bile yinede kontrol altına alınmadığı zaman kötü sonuçlar doğurabilir. Bağırsak kurtları beyaz solucanlara benzeye Bağırsak kurdu belirtileri, Bağırsak kurtlarını daha çocuklarda görülen bir durumdur. Basit gibi görünse bile yinede kontrol altına alınmadığı zaman kötü sonuçlar doğurabilir. Bağırsak kurtları beyaz solucanlara benzeyen parazit canlılardır. Bu canlıların vücudumuza yerleştiği yerler ise genellikle ince bağırsak ve kalın bağırsaktır. Ancak istisnai durumlarda yoğun kıl kurtları kalın bağırsaktan çıkarak mesaneye doğru ilerlediği durumlar olabilir. Bağırsak kurtları yumurta ile üreyen canlılardır. Türkiye 'de en sık görülen parazit çeşidi kıl kurdudur. Kıl kurdu birkaç milimetre çapında ve birkaç santimetre uzunluğunda olur ama tenyaların uzunluğu ise tedavi edilmediği takdirde  boyu birkaç metreyi bile bulabilir. Bu parazitler işlenmemiş et ve et ürünleri hijyensiz ortamlarda üretildiğinde içeriğinde tenyaları barındırır. Kirli sular ve kirli sularda yıkanan sebze ve meyvelerin de içindeki maddeler vücudumuza çeşitli parazitler taşır. Sebze ve meyvelerin doğru şekilde yıkanması ve sirkeli suda bekletilmesi sağlığımız açısından oldukça önemlidir. Bu parazitler topraktan ve hayvan dışkısından bile bulaşabilir. Kıl kurtları ise havadan bile bulaşabilir. Çocuklarda birbirlerine bulaşma ihtimali çok yüksektir. Çünkü çocuklar hijyen kurallarını gerektiği kadar bilmediğinden dolayı kolaylıkla bulaşabilir.

    Bağırsak Kurdu BelirtileriBağırsak kurtlarının belirtileri nelerdir
    • Bağırsak parazitlerinin belirtileri parazit çeşitlerine, cinsine ve yoğunluğuna göre değişiklik gösterebilir. Bazen hiç bir belirtisi olmayabilir. 
    • Garip karın ağrıları, bazen şiddetli olabilir. Sık sık ishal görme veya kabızlıkla karşılaşmak
    • Halsizlik
    • Yorgunluk
    • Huzursuzluk ve endişe
    • Makat bölgesinde kaşıntı hissi
    • Hafif mide bulantıları veya şiddetli de olabilir. 
    • İştahsızlık ya da çok yemek yeme gibi beslenme bozuklukları
    • Kansızlık, demir ve vitamin eksikliği
    • Geceleri diş gıcırdatma ve yastığa salya akması
    • Dışkıda kan görmek 
    • Aşırı kilo kaybı 
    • Dışkıda solucana benzer şeylerin çıkması
    Bu belirtileri gördüğünüz taktirde mutlaka bir doktora gidip tahlil yaptırmanız gerekmektedir. Unutmayın ki her zaman bu parazitler görülmeyebilir. Belirli aralıklarla tahliller yaptırmak gerekebilir. İnce bağırsaktaki parazitler yediğiniz yararlı yiyeceklerin besinlerini sizden önce emdiği için sizde vitamin ve mineral eksikliği yapabilir. Beraberinde ise kansızlık ve otomatikman bitkinlik ve halsizliği de getirir. 
    ]]>
    Eklem Romatizması Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/eklem-romatizmasi-belirtileri.html Wed, 29 Aug 2018 23:50:34 +0000 Eklem romatizması belirtileri, Eklem romatizmaları bir çok kişide var olmaktadır. Kişiye zor anlar yaşatmakta ve sosyal yaşantısını olumsuz yönde etkilemektedir. Eklem romatizması erkeklere oranla kadınlarda çok daha fazla gör Eklem romatizması belirtileri, Eklem romatizmaları bir çok kişide var olmaktadır. Kişiye zor anlar yaşatmakta ve sosyal yaşantısını olumsuz yönde etkilemektedir. Eklem romatizması erkeklere oranla kadınlarda çok daha fazla görülmektedir. Romatizma hastalığının 200 den fazla çeşidi vardır ve tek başına romatizma bir hastalık değildir. Eklem romatizması kişide yaş ilerledikçe daha çok ilerlemekte ve belirtilerini artırmaktadır. Her yaştan insanda eklem romatizması gözlemlenebilmektedir. Ülkemizde 1 ile 3 yaş arasında olan çocuklarda da eklem romatizmasına rastlamak mümkündür. Kız çocuklarında eklem romatizmasına daha sık rastlanmaktadır. Romatizmaya bağlı gelişen tüm hastalıklar romatizma başlığı altında toplanmaktadır. Eklem romatizmasının kişi vücudunda ilerlemesi iltihaplı eklem romatizmasına yol açmaktadır. Eklem romatizması ciddi bir problemdir ve kişinin mesleki hayatını, günlük faaliyetlerini, sosyal aktivitelerini kısıtlamaktadır. Eklemlerde iltihaplı romatizma oluşumunu engellemek için kişinin doktor yardımı alması ve vücuduna dikkat etmesi gerekmektedir. Kişi vücudunda mikropların neden olduğu romatizma çeşitleri soğuk havanın teması ile ağrı oluşumlarını tetiklemektedir. Eklem romatizmalarının oluşma nedenleri arasında kalıtsal ve aileden gelen faktörler, kullanılan bazı ilaçlar, kaza sonucu oluşan bazı zedelenmeler, iklimsel hava şartları ve değişiklikleri neden olabilmektedir. Romatizma oluşumunu engellemek için vücutta oluşan veya eklemlerde hissedilen sızı şeklindeki ağrıları ihmal etmeden doktora gidilerek tedavi etmek gerekmektedir. Ağrı henüz romatizma aşamasına gelmeden tedavi edilirse romatizma oluşumu engellenebilmektedir.

    Eklem Romatizması BelirtileriEklem romatizması belirtileri 
    • Kişinin eklemlerinde oluşan hareket kayıplarının yaşanması
    • Eklemlerde hissedilen şiddetli ağrılar
    • Eklemlerde sertleşme yaşanması 
    • Kişinin romatizma bulunan eklemlerinde kasılma ve tutulmalar oluşması
    • Kişinin kasılma ve sertleşme yaşaması sonucunda belirli bir süre hareket etmekte güçlükler yaşaması
    • Eklem romatizmasının ilerlemesi ile kişide eklem deformasyonları oluşması
    • Kişide genellikle sabahları oluşan ağrı ve şişme belirtileri
    • Oluşan şişliklerin gün içerisinde yavaş yavaş kaybolması
    • Kişide eklem romatizması teşhisi konmadan önce oluşan hafif ateş gözlemlenmesi
    • Yorgunluk, halsizlik hissinin kişide devamlı olarak var olması
    • Kişide iştah kaybı ve dolayısı ile kilo kayıpları yaşanması
    • Kişide damar sertliği oluşması eklem romatizması belirtileri arasında yer almaktadır.
    • Eklem romatizmasının ilerlemesi durumlarında ise, kişide deri altında beze şeklinde şişkinlikler oluşmaktadır
    • Hastada gece rahat uyuyamamak ve sabah kendisini yorgun hissetme
    • El ve ayaklarda ciddi anlamda şişlikler oluşması
    • Kansızlık probleminin vücutta oluşmaya başlaması
    • Eklemlerde oluşan şişliğin zaman ilerledikçe farklı bölgelere yayılması
    • soğuk ve nemli havalarda, rutubetli alanlarda ağrıların ve diğer belirtilerin artış göstermesi eklem romatizması belirtileri arasında yer almaktadır.
    ]]>
    Nezle Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/nezle-belirtileri.html Thu, 30 Aug 2018 11:35:55 +0000 Nezle belirtileri, yetişkin bireylerde hapşırma, burun tıkanıklığı, burunda görülen sıvı akıntısı, iştah kaybı ve bazen ishal görülmesi gibi rahatsızlıklardır. Nezle çok sık görülen ve her yaşta insanın yakalanabil Nezle belirtileri, yetişkin bireylerde hapşırma, burun tıkanıklığı, burunda görülen sıvı akıntısı, iştah kaybı ve bazen ishal görülmesi gibi rahatsızlıklardır. Nezle çok sık görülen ve her yaşta insanın yakalanabileceği bir hastalıktır. Solunum sisteminde bulunan ağız ve burun havayı içeri çekerken ısıtır. Burunda hava içerisindeki zararlı bakteriler ve mikroplar burun kılları sayesinde tutularak vücudun içerisine girmesi önlenmeye çalışılır. Nezle hastalığı solunum yoluyla üst solunum bölgesinde bulunan burun ve soluk borusunda bu mikropların birikmesi sonucu oluşmaktadır. İşte bu mikroplar burun solunum yolunu tıkayarak olumsuz bir durum meydana getirir. Vücudumuz bu mikropların dışarı atılması için çeşitli tepkiler vermektedir. Hapşırma, öksürme ve burun akıntısı vücudumuzun nezleye karşı verdiği tepkilerden bazılarıdır. Bu tepkiler nezle belirtisi olarak görülebilmektedir. Nezle diğer hastalıklara nazaran acil olmayan bir hastalıktır. Kendiliğinden kişinin dinlenme ve vücut direncini artıracak besinler tüketmesiyle geçebilmektedir. Nezle grip ile çok karıştırılan bir hastalıktır. Grip hastalığı yüksek ateşte seyreden bir hastalık olup kas ağrısı yapan ve vücudun bitkin düşmesine neden olabilecek daha uzun süren ve daha ciddi bir hastalıktır. Nezle ise ateş ya çok azdır ya da kısa sürelidir.

    Nezle BelirtileriNezle belirtileri
    • Nezlenin belirtileri arasında bebeklerde görülen yemek yememe isteği bulunur. Bu durumun nedeni soluk borusunda görülebilecek tıkanmadır. Bu durum bebeklerde beslenmede güçlüklere neden olacaktır. Ayrıca nefes alıp vermesinde hızlanma ve zorlanma görülebilmektedir. 
    • Bebeklerde görülen ateşlenme nezle belirtisi olabilmektedir. Hafif bir ateşlenme görülebilir. Bu durum yanıltıcı olabilmektedir. Hastalığın bebeklerde ilerlemesi sonucunda burun tıkanıklığı, ağızda kuruma ve hareketlerde yavaşlama görülebilir. 
    • Yetişkinlerde ise mikropların burun ve soluk borusunu tıkamasına bağlı olarak burun akıntısı, hapşırma nefes almada zorlanma ve boğaz ağrısı görülebilmektedir. Hastalığın ilk gününde ateş görülebilmekte ve diğer günler ateş giderek azalmaktadır. Nadiren de olsa ishal görülebilmektedir. Nezle zayıf bünyeye sahip insanlarda daha uzun sürmektedir. Hastalığın 1 haftadan fazla sürmesi durumunda diğer hastalıklar başlayabilecektir. Kulak ağrısı, şiddetli öksürük, bronşit nezlenin geçmemesi durumunda görülebilecek rahatsızlıklardır. Yetişkinlerde görülebilecek nezle belirtileri grip ile karıştırılabilmektedir. 
    Her hastalık ve rahatsızlıkta olduğu gibi nezle hastalığı da önlem alınmadığı takdirde ilerleyeceğinden önlem alınması gereken bir hastalıktır. Nezle belirtilerini doğru teşhis ederek en kısa sürede bu hastalıktan kurtulmak mümkündür. Nezle olan kişi bol sıvı tüketilmesine özen göstermelidir. Ateş ilk gün olacağından ateş düşürücü bantlar kullanabilir. Nezle daha çok kış mevsiminde görülen bir rahatsızlıktır. C vitamini yüksek besinler tüketilerek vücut direnci artırılabilir. Burun tıkanıklığı durumlarında burun spreyleri kullanılabilir. Hastalık ilerlemişse ve nezle belirtileri diğer hastalıkların belirtilerine dönüşmeye başladığında doktora başvuru yapılması ve gerekli ilaç tedavisinin uygulanması gerekir.
    ]]>
    Gırtlak Kanseri Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/girtlak-kanseri-belirtileri.html Fri, 31 Aug 2018 02:27:33 +0000 Gırtlak Kanseri Belirtileri, solunum, konuşma, öksürük ve yutma gibi eylemlerin gerçekleştirildiği organımız gırtlaktır. Gırtlak kanseri ise üst ve alt gırtlak ile birlikte glottis adı verilen ses tellerinin bulunduğu bölgele Gırtlak Kanseri Belirtileri, solunum, konuşma, öksürük ve yutma gibi eylemlerin gerçekleştirildiği organımız gırtlaktır. Gırtlak kanseri ise üst ve alt gırtlak ile birlikte glottis adı verilen ses tellerinin bulunduğu bölgelerden herhangi birinde oluşan tümörler sebebiyle ortaya çıkan bir kötü huylu hastalıktır. Günümüzde çok yaygın bir şekilde görülen gırtlak kanserinin en büyük nedeni sigara kullanımıdır. Bu bölgelerde oluşan tümörler tam olarak yerleştikten sonra gırtlağın işlevlerinin bozulmasına neden olur. Başlıca görevi ses kontrolünü sağlamak olan gırtlak, tümör sebebiyle oluşan ses kısıklığı ile kendini gösterir. Genellikle bölgesel olan bu tümörler başka organlara sıçramaz ancak yakın organlarda bu tümörlere rastlanılabilir. Kadınlara oranla erkeklerde daha sık görülmektedir. 
    Sigara kullanımının yanı sıra alkol ve bazı kimyasal maddelerin kullanımı ve reflü hastalığı da gırtlak kanserinin nedenleri arasında yer alır. 

    Gırtlak Kanseri BelirtileriGırtlak kanseri belirtileri 
    • Gırtlak kanserinin belirtileri arasında en çok görülen belirti hastada oluşan ses kısıklığıdır. Ancak bilinmelidir ki her ses kısıklığı gırtlak kanserinin belirtileri arasında yer almaz. Bazı üst solunum yolu enfeksiyonlarında da ses kısıklığı belirtisine rastlanabilir. Eğer ses kısıklığı kronik halde ise ve hasta uzun süredir sigara kullanıyorsa bu kanserin belirtisi olabilir. 
    • Ayrıca yutkunmakta zorlanma veya yemeklerin boğaza takılma hissi de gırtlak kanserini belirtileri arasında yer alır. Ayrıca hastada yutkunurken çene ve kulaklarda ağrıya da rastlanabilir. Bunun yanında hasta boğazda bir cisim olduğu hissine kapılır. 
    • Hastada nefes almada zorlanma ve nefes darlığı da görülebilir. 
    • Gırtlak kanserinin en belirleyici belirtilerinden biri de tükürükle birlikte boğazdan kan gelmesidir. 
    • Ayrıca hastanın boynunda ağrılı veya ağrısız kitleler oluşur.
    • Gırtlak kanserinin ilerleyen evrelerinde ise hastada iştahsızlık ve kilo kaybı görülebilir. 
    ]]>
    Astım Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/astim-belirtileri.html Fri, 31 Aug 2018 07:55:33 +0000 Astım Belirtileri, Solunan havanın akciğerlere iletilmesini sağlayan bronşlar, birtakım uyaranlar neticesinde aşırı olarak kasılarak daralır. Hava yollarının daralması neticesinde nefes almak güçleşir  ve nefes vermek de ço Astım Belirtileri, Solunan havanın akciğerlere iletilmesini sağlayan bronşlar, birtakım uyaranlar neticesinde aşırı olarak kasılarak daralır. Hava yollarının daralması neticesinde nefes almak güçleşir  ve nefes vermek de çok daha zorlanırız. Bu gibi durumlarda nöbetler şeklinde kendini gösteren ve sürekli tekrar eden bronş kasılmalarına astım adı verilir. Dünyada 300 milyon kişinin etkilendiği bu hastalık oldukça ciddi bir sağlık sorunudur. Ülkemizde 100 yetişkin kişiden yaklaşık 5 inde, 100 çocuktan ise, 13 ünde astım görülmektedir. Her yaştaki kişiyi etkileyebilen astım yalnızca bronşların daralması ile değil bronşit çevresinde bulun kanalların şişmesi sonucu hava yollarını daraltması ile de ortaya çıkar.  

    Aynı zamanda mukus adı verilen balgam ve sümük maddelerinin aşırı derecede salgılanması hava yolunun tıkanmasına sebep olur ve bu problemlerde astımın kendini göstermesine yol açar. Kalıtsal faktörler ve çevresel faktörler astım oluşumuna büyük bir etkendir. Aynı zamanda nem, toz, kedi tüyü, sigara dumanı, parfüm gibi kuvvetli kokular, temizlik malzemeleri, tebeşir tozu ve yemek kokuları gibi etkenler astımı tetikleyen faktörlerdir. Doğru tedavi yöntemi uygulandığında kontrol altına alınabilen bu hastalık, tedavi edilmediği takdirse ise kişinin günlük işlerini ciddi bir şekilde kısıtlayan kronik bir hastalıktır.

    Astım belirtileri, astımda bronşlar daraldı zaman en önemli belirti nefes alıp vermede güçlüktür. Bu zorluk nedeni ile hava zorlanarak dışarı çıkar ve hırıltı görülür. Bu hastalıkta en çok kendini belli eden bulgulardan biri de öksürüktür. Özellikle hasta uyuduktan bir iki saat sonra veya sabaha karşı ortaya çıkan kuru ve inatçı bir öksürük kişinin uykudan uyanmasını sağlar. Hızlı nefes alıp veren astım hastaları aldıkları nefesin yetmediğini düşünerek sık nefes alıp verir ve zorlanır. Astım hastalığı ilerlediği zaman ise, hastalarda morarma görülebilir. Aynı zamanda göğüs kısmındaki deri özellikle de kaburgalarını arası içine çöker ve kaburgalar dışarıdan bakıldığında daha da belirgin görülür. Bu belirtilerin birini yada birkaç tanesini astım hastalarında görülebilir. Ancak bu belirtiler yalnızca astıma ait olan belirtiler olmadığı bilinmelidir. Bu şikayetler başka hastalıklarında belirtileri olabilir. Bu belirtilerin sürekli tekrar etmesi, nöbetler şeklinde gelmesi, şikayetlerin çoğunlukla gece ya da sabaha karşı kendini göstermesi, belirtilerin zamanla veya ilaç kullanıldığı zaman geçmesi ve bazı mevsimlerde ortaya çıkması durumunda astım hastalığından şüphelenilebilir.
     
    Astım BelirtileriÇocuklarda astım belirtileri, soğuk havalarda çocuklarda en çok karşılaşılan sorun olan öksürük, uzun süre devam ettiğinde birçok kişi çocuğumda astım mı var diye endişelenir. Çocuklarda astım belirtileri bilindiği takdirde hangi öksürüğün astım belirtisi olduğu bilinir. Çocuklarda astım belirtisi olan öksürük sık sık tekrar ediyorsa ve özellikle çocuk koştuğunda, fiziksel aktivite gösterdiğinde daha da artıyor ve öksürükle beraber göğüste sıkışma ve hırıltı oluyorsa, öksürük genellikle gece başlayıp çocuğun uykudan uyanmasına neden oluyorsa astım belirtisi olabilir. Öksürüğün yanı sıra çocukta geçirdiği grip oldukça ağır seyir ediyorsa ve gribin özellikle de iki haftadan fazla devam etmesi, çocuğun boyun ve göğüs kaslarının normalden daha da sert olması, çocukta görülen aşırı yorgunluk ve halsizlik astımın diğer önemli belirtileridir. Astımlı çocukların akciğerinin oldukça hassas olmasından dolayı çok sık hastalanır ve genellikle antibiyotik kullanırlar.
    ]]>
    Frengi Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/frengi-belirtileri.html Fri, 31 Aug 2018 20:08:36 +0000 Frengi belirtileri, cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Aynı zamanda gebelik döneminde anneden bebeğe ya da doğum sırasında bebeğe direk olarak da geçebilmektedir. Frengi hastalığına spirochete-sifiliz adında bir bakteri neden Frengi belirtileri, cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Aynı zamanda gebelik döneminde anneden bebeğe ya da doğum sırasında bebeğe direk olarak da geçebilmektedir. Frengi hastalığına spirochete-sifiliz adında bir bakteri neden olmaktadır. Hastalığın erken döneminde yani sifiliz bakterisi aktifleşmeden ve çoğalmadan yok edilebilmektedir. İlk aşamada tek bir enjektör penisilin ile tedavi edilmektedir. Ancak tedavi edilmeyen frengi hastalığı beyin, kalp ve diğer organlara zarar vererek hayati tehlike oluşturmaktadır. Bu hastalığın belirtileri, 4 farklı periyot sürecinde kendini göstermektedir. Frengi hastalığı, aşama aşama değiştiği gibi her aşamada belirtileri değişiklik göstermektedir.

    Birincil evre frengi belirtileri: Birincil evrede sadece küçük frengi çıbanı (şankr) çıkmaktadır. Bu çıkan ağrıya sebep olmaz ve kaşıntılı değildir. Frengi çıbanı, bakterinin vücuda girdiği bölgede bir leke olarak görünmektedir. Çoğunlukla hastalığın bulaşmasından itibaren tek bir tane olarak ortaya çıkan yara, bazı kişilerde fazla sayıda olabilmektedir. Frengi çıbanı genellikle hastalığın 3. haftasında ortaya çıkmaktadır. Bir çok fren hastası, bu çıbanı farketmezler çünkü hiçbir şekilde acı ve ağrı hissetmezler. Genellikle rektum ve vajina bölgesinde gizlenir. Frengi çıbanı 6 hafta içinde kendiliğinden iyileşebilmektedir.

    İkincil evre frengi belirtileri: İkincil evrede ayak tabanlarında ve avuç içlerinde yaygın bir şekilde döküntüler meydana gelmektedir. İlk başta oluşan frengi çıbanının iyileşmesinden bir kaç hafta sonra ortaya çıkan ve genellikle kaşıntılı olmayan bu döküntüler, bütün vücuda yayılmaya başlar. Bu yaralar ve döküntüler siğil formunda ağız ve genital bölgede gelişebilmektedir. Bazı frengi hastalarında bu evrede ateş, kas ağrıları, boğaz ağrıları ve lenf düğümlerinde şişkinlik görülmektedir. Bu belirtiler bir kaç haftada yok olabilir ya da seneler sürebilen bu süreç içerisinde tekrardan nüksedebilmektedir.

    Latent evre frengi belirtileri: Frengi hastalığının latent evresinde hiçbir belirti gözlenmeyebilir. Ancak bu evrede gummas adında frengi kabarcıkları oluşmaktadır. Gummaslar küçük kabarcıklar halindedir ve beyin, testisler, karaciğer ve kalp gibi bölgelerde oluşmaktadır. BU nedenden dolayı bu evrede sinirsel veya kalp ile ilgili semptomlar gözlenmektedir. Çok sinsi bir evredir ve frenginin tedavi edilmemesi sonucu gelişir. Bu evre yıllarca sürebilmektedir. Bu evre, geri tekrarlamaz ve  hastalığın üçüncü evresinin oluşmasına zemin hazırlamaktadır.

    Frengi BelirtileriÜçüncül evre frengi belirtileri: Frengide hastaların %15 ile %30'unda tedavi edilmediği taktirde, hastalığın üçüncü evresine yani geç evresini yaşamaktadır. Frengi hastaları bu evrede kalp, gözler, sinirler, beyin, karaciğer, damarlar, eklemler ve kaslar hasar görebilmektedir. Hastalığın birinci evresinde tedavi edilmez ise seneler sonra meydana gelebilmektedir.

    Doğuştan gelen frengi belirtileri: Doğuştan gelen frengi hastalığı, anneden bebeğe frengi bakterisinin geçmesi sonucu meydana gelmektedir. Frengi bakterisi, hamilelik döneminde geçebileceği gibi doğum sırasında da geçebilmektedir. Bebeklerde ilk olarak hiçbir belirti gözlenmez. Ancak sonrasında diş yapısında bozukluk, sağırlık ve burunda çıkıntı gibi yapı oluşması ya da burun köprüsünün çökmesi gibi belirtiler meydana gelmektedir.
    ]]>
    İshal Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/ishal-belirtileri.html Sat, 01 Sep 2018 06:24:15 +0000 İshal Belirtileri, İshal hemen hemen her insanın küçüklüğünden itibaren başına gelen bir hastalık türü olup oldukça yaygındır. Bu hastalık 7’den 70’e herkesin yaşadığı ancak özellikle de bebeklerin başına sık İshal Belirtileri, İshal hemen hemen her insanın küçüklüğünden itibaren başına gelen bir hastalık türü olup oldukça yaygındır. Bu hastalık 7’den 70’e herkesin yaşadığı ancak özellikle de bebeklerin başına sık sık gelen bir rahatsızlık türüdür. İshal olayı bağırsaklarda meydana gelen bir sorundur. Bu sorunun anlaşılması yani ishal belirtileri tespit edilmesi oldukça kolaydır. Kadın ya da erkeklerde görülme sıklığı aynıdır. Bunun yanı sıra ishal belirtileri için yalnızca bağırsaklarda yaşanan sorunların sebep olduğu söylemek yeterli değildir. Bağırsaklardaki sorunların yanı sıra mide ve dışkının atıldığı anüs bölümünde yaşanan sıkıntılar da ishal oluşmasına neden olmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus ishal belirtilerini iyi bilmek ve zaman kaybetmeden bu rahatsızlığa karşı önlem almak olacaktır.

    İshal hastalığı aşırı su kaybına sebep olan bağırsakların dışkıyı sulandırmasına neden olmaktadır. Bu durum beraberinde aşırı sancıların ve ağırların yaşanmasına neden olmaktadır. Bunun ile birlikte hasta sürekli olarak lavaboya gitme ihtiyacı duyacaktır. Bu sebepten ötürü hastanın ishal belirtilerini çok iyi bilerek dikkatli hareket etmelerinde fayda vardır. Burada hastaya çok büyük görev ve sorumluluk düşmektedir. İshal belirtilerini iyi bilmesi gerekir hastanın. Bunun yanı sıra uzman bir hekimden destek almaktan da çekinmemesi gerekmektedir.

    İshal Belirtileri

    • Dışkı atımı sırasında dışkının oldukça akışkan bir halde olması
    • Sürekli olarak lavaboya çıkma durumu
    • Dışkı renginin açık renkte olması
    • Ağır mide ağırlarının yaşanması durumu
    • Halsizlik, yorgunluk ve kırgınlık hissinin yaşanması
    • Baş ağrısı ve sürekli olarak kusacakmış gibi bir hissin yaşanması
    • Yenilen yiyeceklerin bayat ya da sağlığa zararlı ağır maddeler içermesi

    Bu ve benzeri durumların yaşanması halinde hastaların dikkatli olmalarında fayda vardır. Hiç vakit kaybetmeden en yakındaki sağlık ocağına başvurmaları gerekmektedir. Aksi takdirde bu sorunla uzun süre baş başa kalması söz konusudur.

    İshal belirtileri görülen kimselerin dikkat etmeleri gereken en önemli husus ise yedikleri ve içtikleri yiyeceklere dikkat etmeleridir. Aksi takdirde başlarına bu ve benzeri sorunların açılması söz konusudur. Burada dikkat edilmesi gereken şey bir an önce doktora muayene olmaktır.

    İshal Belirtileri

    İshal Belirtilerine Karşı Alınan Yanlış Önlemler

    İshal hastalığının yaşanması durumu bireyin başına gelmesi halinde yanlış birtakım önlemler alması da oldukça tehlikeli sorunlara sebep olacaktır. Yani ishal belirtilerinin tespit edilmesi ile birlikte alınacak tedbirlere çok dikkat etmek gerekmektedir. Özellikle de kulaktan dolma bilgiler ile hareket etmemek gerekir. Zira bu bilgiler ishalin nasıl bir hastalık olduğunu bilmeyenler tarafından önerilen yanlış yönlendirilmeler olacak.

    İshal hastalığı vücudun ağır su kaybetmesinden kaynaklanan bir sorundur. Bu sebepten ötürü ishal belirtileri görülen hastalara bol sıvı tüketilmesinin önerilmesi şarttır. Aksi durumların yapılması olumsuz durumlara yol açabilir. Özellikle yanlış bilinen ishalin aşırı su oluşturduğu yalanı sebebi ile bireye sürekli kuru besinlerin tüketilmesi oldukça yanlış bir davranış olacaktır. Bu hususa çok dikkat etmek gerekmektedir. Zira ishal belirtileri için aşırı su kaybeden bağırsaklara su takviyesi yapılması oldukça önemli bir husustur. Bu durumun aksi halde hareket edilmesi ishalin daha da tehlikeli boyutlara ulaşmasına neden olmaktadır.

    ]]>
    Bit Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/bit-belirtileri.html Sat, 01 Sep 2018 19:23:10 +0000 Bit Belirtileri, saç biti saçlarda çoğalan, yaşayan kafa derisinden beslenen kanatsız bir böcek çeşididir. Bitlerin rengi grimsi veya beyaza yakın şekilde değişebilmektedir. Susam tanesi büyüklüğündedirler. Bitlerin ömürle Bit Belirtileri, saç biti saçlarda çoğalan, yaşayan kafa derisinden beslenen kanatsız bir böcek çeşididir. Bitlerin rengi grimsi veya beyaza yakın şekilde değişebilmektedir. Susam tanesi büyüklüğündedirler. Bitlerin ömürleri ortalama otuz gündür. Ancak bitler kafa derisinden beslendikleri için saç derisinden uzakta en fazla iki gün yaşayabilirler. Bitler kalabalık yerlerde yani kreş, okul, yurt gibi ortamlarda kişiden kişiye rahatlıkla bulaşabilmektedirler. Bazende bitler şapka, çarşaf, yastık, tarak veya havlu gibi eşyalardan da kolaylıkla bulaşabilir.  Saç bitleri herhangi bir hastalık taşımazlar ancak çoğalarak saç diplerinde şiddetli kaşıntıya ve bu kaşıntının  yarattığı tahrişlere sebep olurlar. Bitlerin bilinen 150 türü bulunmaktadır. Başlıcaları; baş biti, kasık biti, elbise biti, at biti ve köpek bitidir.

    Bit belirtileri

    Başınızda karıncalanma, kaşıntı, saç tellerinde yapışık çok miktarda kepek var ise, yastık üzerinde ince siyah tozlar varsa, gri kepekler görülüyorsa, kafa derisinde iltihaplı veya iltihapsız yaralar oluştuysa, fırçalayıp tarandığı halde kepekler dökülmüyorsa, saçlarınızın arasında, baş derinizde veya yattığınız yastıkta hareket eden koyu renkli böcekler varsa bunlar bit belirtileridir ve bittir. Bitlerin en yaygın belirtisi, başın ve ensenin şiddetli kaşınmasıdır. 

    Biti tespit etmek ve yayılmasını engellemek için ensenin arka kısmındaki ve kulak arkasındaki saçlar dikkatlice incelenmelidir. Çünkü bitler ışıktan kaçarlar ve sadece saç kılına yapışmış olarak dururlar.

    Bit BelirtileriBit tedavisi; daha çok çocuklarda görülen bitler sadece bitleri değil yumurtalarını da öldüren bir bit ilacı kullanılması gerekir. Çünkü sadece bitler ölürse bulaşma engellenmiş olmaz bu nedenlede seçeceğimiz ürünü iyi seçmemiz gerekir. Bit bulunan kişinin giysileri, iç çamaşırları, yastık kılıfı, çarşafı kaynatılmalı, dezenfekte edilmeli tarak ve benzeri özel eşyalarda dezenfekte edilmeli ve ayrılmalıdır. Bit yumurtalarının saçtan kolay çıkması içinde saçların sirkeyle yıkanıp sık dişleri olan bir tarakla taranması gerekir. İlaç tedavisi içinde aile hekimi veya eczacıdan yardım alınmalıdır.
    ]]>
    Hpv Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/hpv-belirtileri.html Sun, 02 Sep 2018 14:56:17 +0000 Hpv belirtileri, Genel olarak genital bölge yolu ile bulaşan bir hastalıktır. HPV' nin açılımı Human Papilloma Virus’ tür. Genital HPV olarak bilinen bu hastalık yaygın bir virüs olup seksüel açıdan aktif insanlarda olan bir Hpv belirtileri, Genel olarak genital bölge yolu ile bulaşan bir hastalıktır. HPV' nin açılımı Human Papilloma Virus’ tür. Genital HPV olarak bilinen bu hastalık yaygın bir virüs olup seksüel açıdan aktif insanlarda olan bir hastalıktır. Ayrıca çoğu aktif cinsel yaşamları olan insanların bir çoğu HPV enfeksiyonu ile en az bir kez karşılaşır. Cinsel temas ile bir kişiden diğerine bulaşan 40'dan fazla HPV tipi mevcuttur. Bu HPV tipleri, ağız ve boğaz bölgesini enfekte eden ve erkeklerde anüs ve penis  çevresindeki deriyi içine alan genital bölgeleri de enfekte edebilir. HPV hastalığı bulaştıktan sonra iki ile altı ay sonrasında kuluçka evresini takiben genital bölgede siğiller oluşmaya başlar. Bu siğiller bazen tek tek olurken bazende birden çok sayıda oluşabilmektedir. HPV Belirtileri bireysel özelliklerden etkilenen bir yapıya sahiptir. Özellikle erkeklerde bu hastalık tümüyle belirtisiz bir seyir gösterebilir. Oral genital seks uygulamalarında ağız mukozasında da bu siğiller meydana gelebilir. Bu Virüs bir kere vücuda girdikten sonra çok uzun yıllar sessiz bir şekilde kalabilir. 

    Cinsel yönden aktif bir yaşam içerisinde olan herkeste görülebilen bir hastalıktır. Birçok cinsel aktif kişi HPV için taşıyıcı olabilir. HPV ile temas gerçekleştiğinde bulaşma ile hastalık hemen ortaya çıkmaz. Birçok kişide aslında HPV virüsü vücudun kendi savunma sistemi ile etkisiz hale getirilebilmektedir. Diğer bir olasılık ise virüsün bulaştığı kişilerde uzun süre hiçbir belirtinin ortaya çıkmamasıdır. Ancak bu durum hastalığın bulaşarak yayılmayacağı anlamına gelmez. Cinsel ilişkide bulunduğu tüm kişilere bu virüsü bulaştırabilir. Bu gibi durumlara sessiz enfeksiyon denir. HPV virüsünün bulaşması ile dış genital bölgede küçük siğiller ortaya çıkar. Bu siğiller ciltten kabarık, yumuşak, pembe-beyaz renkli karnabahar benzeri oluşumlar olarak meydana gelir. Ayrıca kadınlarda vajina içi ve makat çevresinde de görülebilir. HPV enfeksiyonu erkeklerde olması durumlarında, hastalığın hiçbir belirtisi gözlemlenmeden kişi yaşantısına devam eder. HPV hastalığının tipi ne olursa olsun hiçbir belirti veya sağlık problemleri erkeklerde gözlenmez. Ancak, bazı HPV hastalığına ait olan tiplerin bazılarında genital siğiller görülebilir. Diğer HPV türleri ise anal, penil, veya baş-boyun gibi kanserlerine neden olabilir. Bu tür kanserlere neden olan HPV tipleri de genital siğillere neden olabilmektedir. HPV tiplerinin hepi birbirinden farklı yapılara sahiptir. Ayrıca, kolorektal kanserler daha sık gözlemlenir ama bu tür kanserler HPV ile bağlantılı değildir. 

    Hpv BelirtileriErkeklerde HPV Belirtileri

     HPV hastalığı taşıyıcısı erkeklerin bir çoğunda hastalık belirtileri veya virüs kaynaklı sağlık problemleri gözlemlenemediği gibi,bazı durumlarda bu hastalıktan kaynaklı sağlık sorunları gözlenen kişilerde olabilir. 

    Bu durumda oluşan belirti ve semptomlar

    Genital siğiller: HPV taşıyıcısı bazı erkeklerde ilk gözlenen belirti olabilir. Bunlar: 
    • Testis, uyluk, penis, kasık ve anüs üzerinde yerleşim gösterebilirler. 
    • Bu siğiller bir veya daha fazla sayıda olabilir. 
    • Düz,Kabarık veya karnabahar şeklinde olup genellikle zararsız bir yapıda olurlar. 
    • HPV hastalığı taşıyıcısı olan herhangi bir kişiyle cinsel temas kurulması sonucunda aylar veya haftalar sonra bu siğiller oluşabilir. 
    Anal kanserler: Genellikle HPV hastalığı kaynaklı olarak erkeklerde görülür. Hastada farklı belirtilere neden olabilir. Bunlar; 
    • Ağrı, anal kanama,akıntı veya kaşıntı şeklinde görülebilir. 
    • Bazende hiçbir semptom veya belirti vermez. 
    • Anal ve kasık bölgesinde lenf düğümlerinde şişliğe neden olabilir.
    • Bağırsak alışkanlıkları veya dışkı da değişiklikler şeklinde belirtiler görülebilir. 
    Penil kanserler Safra Taşı Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/safra-tasi-belirtileri.html Mon, 03 Sep 2018 03:58:28 +0000 Safra Taşı Belirtileri, Tıp dilinde safra taşları (kolelit) normal ya da anormal safra bileşenlerinin büyüme yahut birleşme kanalıyla vücut içinde oluşan kristal yapılardır. Kolesterol taşları çoğunlukla yeşil, ancak beyaz Safra Taşı Belirtileri, Tıp dilinde safra taşları (kolelit) normal ya da anormal safra bileşenlerinin büyüme yahut birleşme kanalıyla vücut içinde oluşan kristal yapılardır. Kolesterol taşları çoğunlukla yeşil, ancak beyaz veya sarı renklerde de olabilir. Temel olarak kolesterolden meydana gelir.
    Safra taşları, safra kesesinde, safra kanalı veya safra yollarının herhangi bir yerinde oluşabilir.

    Karnın sağ üst kısmında küçük bir armut şeklinde bulunan safra kesesi, kanallar ile karaciğer, pankreas ve bağırsağa bağlanır. Öğünlerin arasında karaciğerin ürettiği safra sıvısını depo eden safra kesesi, yemek esnasında bu sıvıyı safra kanalı (ödyolu) aracılığıyla bağırsaklara aktarır, bu sıvı gıdalar yolu ile alınan yağı sindirim yapmak için kullanılır.  

    Safra Taşı BelirtileriSafra taşları, 40 ve üzeri yaşını aşanlarda daha yoğun olmak üzere; kadınlarda, erkeklere nispetle daha çok görünür. Safra kesesi taşı, yiyeceklerden elde edilen yağın sindirilmesi olayında sorun oluşturur. Bu nedenden dolayı çoğunluk ile yağlı bir yemekten sonra yaşanan bir şişkinlik ile karından başlayarak omuza kadar yansıyan ağrılar genel olarak safra taşı belirtileri arasındadır.

    Safra taşı bulunan insanların büyük çoğunluğunda genel olarak herhangi bir belirti görünmez. Bundan dolayı safra taşları "sessiz" ciddi bir sağlık meselesi olarak kabul edilir. Fakat safra taşı olan hastaların %20, 30' bazı belirtileri görebilirler ve belirtiler ortaya çıktığı zaman, hastalık genellikle şiddetlenme eğiliminde olur. Safra kesesi taşının sebep olduğu ağrılar genel olarak karnın sağ üst köşesinde başlayıp (kaburgaların alt bölgesi) ya da karnın hemen üstünde, orta bölgede yoğunlaşır.

    Ağrının şiddeti arttıkça, sırt bölgesi ile karnın geneline yayılım gösterebilir. Bu ağrılar süreklilik gösterir ve 10-15 dakikadan 1-2 saat kadar varan süre devam edebilir. Eğer ağrı süresi 4,5 saatten daha uzun sürerse bu durum genellikle safra kesesinin çok fazla tahriş olduğu manası taşır. Vücudun pozisyonu değiştikçe ağrı şiddetinde azalma ve artma olmaz. Ağrı şiddetinin artması ile beraber kusma görülebilecektir. Bunların yanında ayrıca kişi aşırı terleyip, ateşi yükselir ve titreyebilir. Safra taşı sebebiyle, besinlerle beraber alınan yağın sindirimi zorlaştığından genel olarak yağlı yiyecekler alınması sonrasında aşırı şişlik oluşur.
    ]]> Rahim Ağzı Kanseri Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/rahim-agzi-kanseri-belirtileri.html Mon, 03 Sep 2018 14:07:28 +0000 Rahim Ağzı Kanseri Belirtileri, Rahim ağzı kanseri rahim kanserleri arasında üçüncü sırayı alan kanser türlerindendir. Ve rahim ağzı kanserine yakalanan hastaların genellikle 30-45 yaş arasında kadınlarda çok daha sık gör Rahim Ağzı Kanseri Belirtileri, Rahim ağzı kanseri rahim kanserleri arasında üçüncü sırayı alan kanser türlerindendir. Ve rahim ağzı kanserine yakalanan hastaların genellikle 30-45 yaş arasında kadınlarda çok daha sık görülen bir kadın hastalığıdır. Rahim ağzı kanseri görülen kadınların 35 yaş öncesi görülme oranı çok daha düşüktür. Kadınların korkulu rüyası haline gelen rahim ağzı kanserine uterus mukozası adı verilmektedir. Uterus mukozası kadın hastanın rahminin içerisinde bulunan astarın oluşturduğu hücrelerinde başlamaktadır. Rahim ağzı kanseri olarak bilinen kanser türünün başlangıç noktası olarak kadının rahmi ile vajinasını birbirine bağlayan servikstir. Rahim ağzı kanserinde kanserli hücrelerin rahim ve döl yolu bölgesinde başlaması ve çoğalması sebebi ile tıp dilinde serviks kanseri olarak ta adlandırılmaktadır. Son olarak rahim ağzı kanseri çok eşlilik ve cinsel ilişkinin daha küçük yaşta olması ve bakteriyel enfeksiyonlar, sosyal düzeyin düşüklüğü, sigara kullanımı ve bağışıklık sisteminin zayıf olması gibi durumlarda rahim ağzı kanseri olma olasılığı çok daha yüksek seviyede olmaktadır.  

    Rahim Ağzı Kanseri BelirtileriRahim Ağzı Kanseri Belirtileri

    Kadınların korkulu rüyası olan rahim ağzı kanserleri ilk zamanlarda genellikle çok belirgin bir belirti göstermemektedir. Ne zaman rahim ağzı kanseri ilerleme gösterdi işte o zaman rahim ağzı kanseri belirtileri yavaş, yavaş kendisini hasta üzerinde göstermeye başlar. Rahim ağzı kanseri hastalığında baş gösteren belirtiler önce anormal durumda başlayan kanamalar olarak bilinir. Bu tür kanamalar ise adet sonrası kanamalar, cinsel birleşme sonrası görülen anormal kanamalar ve kadınların menopoz sonrasında görülen kanamalar rahim ağzı kanserinin ilk belirtileri arasında olduğu bilinmektedir. Rahim ağzı kanserinin daha sonrası aşamasında belirti olarak kadının akıntısının artması, cinsel birleşme sırasında ağrıların oluşması ve kadının kasık bölgesinde sık aralıklar ile oluşan kasık ağrıları görülen rahim ağzı kanseri belirtileri arasındadır. Rahim ağzı kanseri belirtileri bulguları olsa da olmasa da mutlaka 20 yaş üstü cinsel ilişkiye hazır yani, aktif olan kadınların en az yılda bir kere doktor kontrolünden geçmelerinde fayda olacağı da düşünülmektedir. Ayrıca kadınların normal aylık görmüş oldukları adet dışında anormal derecede ve özellikle renkli akıntı gelmesi ve rahim bölgesinde ağrı şeklinde kramplar olması rahim ağzı kanseri belirtileri arasında olmaktadır. Ve rahim ağzı kanseri belirtileri arasında yine yer alan cinsel birleşme sonrasında kadının vajinal bölgesinde oluşan ağrılar ve kanamalar rahim ağzı kanserlerinin en belirgin belirtileri arasında yer almaktadır. Böyle bir durum söz konusu ise durum ciddi olduğu bilinir ve acilen uzman bir doktor tarafından müdahale edilmesi gerekmektedir. Kadınlarda çok sık görülen rahim ağzı kanseri genellikle papillom virüsü ve HPV virüsü neden olmaktadır. Bu virüsler rahim ağzı kanserlerinin yüzde yetmişinden sorumludur.

    Rahim ağzı kanserleri cinsel birleşme sonrasında oluşan vajina bölgesinin enfeksiyon kapması ile ve bu enfeksiyon zamanla hastanın bağışıklık sistemine etki ederek oluşan virüsün yapısı değişerek rahim ağzı kanserine dene olan HPV virüsüne dönüşerek kanser neden olmaktadır. Kadınların yakalandığı rahim ağzı kanseri sonucunda rahim dokularına zarar vermektedir. Buna bağlı olarak kişinin idrarını tutamaması, kabızlık ve halsizlik gibi belirtiler kendisini gösterir. Rahim ağzı kanseri belirtileri arasında genellikle kanlı idrar yapma hastanın vücut kemiklerinde şiddetli ağrılar oluşması ve tuvalet alışkanlıklarının değişim göstermesi görülen rahim ağzı kanser belirtileri arasındadır. Ayrıca rahim ağzı kanseri belirtileri arasında hastanın yan bölgelerinde böbreklerin hasar görerek şişmesi sonucunda oluşan şiddetli kasılmalar ve ağrılarda rahim ağzı kanseri belirtileri arasında görülm]]> Lenf Kanseri Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/lenf-kanseri-belirtileri.html Mon, 03 Sep 2018 18:25:21 +0000 Lenf Kanseri Belirtileri, Bağışıklık sisteminin bir parçası olan lenf sistemi, vücutta tüm bölgelerde yer alan ve koruma görevi bulunan bir sistemdir. Lenf dokusunda iyi huylu olmayan tümörleri meydana gelmesine ise lenf kan Lenf Kanseri Belirtileri, Bağışıklık sisteminin bir parçası olan lenf sistemi, vücutta tüm bölgelerde yer alan ve koruma görevi bulunan bir sistemdir. Lenf dokusunda iyi huylu olmayan tümörleri meydana gelmesine ise lenf kanseri adı verilmektedir. Kötü huylu olan bu tümörler hücrelerin normalden fazla bir hız ile meydana gelmesi sonucunda veya hücrelerin bir çeşit beyaz kan hücresi olan lenfositlere oranla daha fazla uzun yaşamaları sonucunda oluşmaktadır. Lenf kanseri belirtileri ilk görüldüğü andan itibaren hemen tedavi edilirse tedaviye çabucak cevap vermektedir. Bu sebeple de en hızlı şekilde iyileşme lenfomada meydana gelmektedir. Birçok kanser çeşidinde olduğu gibi hayati önemi bulunmadığı için lenf kanserinin diğer kanser türleri kadar korkutucu olmadığını söylemek mümkündür.

    Lenf kanseri belirtileri nelerdir sorusunun cevabına geçmeden önce hodgkin lenfoma (HL) ile Hodgkin dışı lenfoma (HDL) den bahsetmekte fayda vardır. HL hastalığının nedeni kesin olarak bilinmese de kanser çeşitleri içerisinde tedavi sürecinde en olumlu cevap veren bir kanser çeşidi olduğunun bilinmesi gerekmektedir. Hodgkin dışı lenfoma ise dalak ve benzeri dokularda, mide ile bağırsak ve benzeri organlarda yer alan lenf dokularında ya da lenf düğümlerinde meydana gelmektedir. Bu lenf kanseri çeşidinin dolaşım ile bağışıklık sistemi sayesinde vücuttaki diğer bölümlere sıçrama riski bulunmaktadır.

    Lenf Kanseri Belirtileri

    Lenf Kanseri Belirtileri Nelerdir

    Lenf kanseri belirtileri içerisinde en fazla görüleni lenf bezlerinde meydana gelen şişmedir ve bu şişme daha çok boyun, kasık ile koltuk altında yer alan lenf düğümlerinde meydana gelmektedir. Bununla birlikte bazı hastalarda farklı bölgelerde yer alan birden daha fazla lenf bezinin şişmesi de mümkün olabilmektedir. Lenf kanseri belirtileri arasında şişen lenf bezlerinin ağrı yapması genellikle yer almamaktadır. Bunun yanı sıra, lenf bezlerinin çok fazla şişmesi dolaşım sisteminde bir askı meydana gelmesine sebep olabilmekte ve bu durum da hastanın kan dolaşımında hasar oluşmasına sebep olabilmektedir. Bunun bir sonucu olarak şişliklerin kol ve bacaklara yayılma olasılığı yüksektir ancak lenf bezlerinin aşırı şişme durumu tüm hastalarda meydana gelmemektedir. Lenf kanseri belirtileri arasında yer alan bir başka belirti ise, lenf bezleri ile kan damarlarında şişme meydana gelmesi sonucunda sinirlerin baskı görmesi ve bu sebeple de hastanın ellerinde, kol ve bacaklarında karıncalanmaların olması ve uyuşmanın meydana gelmesidir.   

    Tüm bu belirtilerin yanı sıra, hastalarda meydana gelen lenf kanseri belirtileri ise şunlardır;

    • Birden bire gelen ve hiçbir sebebi olmaya yüksek ateş lenf kanseri belirtilerindendir.
    • Diğer kanser türlerinde olduğu gibi bu kanser türünün bir belirtisi de iştah kaybı ile gelen kilo verme durumudur.
    • Özellikle geceleri gelen ve gece terlemesi adı verilen terlemeler
    • Derinin farklı bölgelerinde rahatsız edecek kaşıntıların olması
    • Rahat nefes alamama ya da verememe
    • Kendini sürekli olarak halsiz ve yorgun gibi hissetme

    Yukarıdaki lenf kanseri belirtileri farklı bir hastalığın belirtisi de olabilmektedir. Bu sebeple de kendisinde bu belirtilerden bir ya da bir kaçını gözlemleyen bir kişinin il olarak konuda uzman bir doktor ile görüşmesi ve muayene olması gerekmektedir. Geçmiş olsun…

    ]]>
    20 Lik Diş Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/20-lik-dis-belirtileri.html Tue, 04 Sep 2018 11:06:34 +0000 20 Lik Diş Belirtileri, 20’lik diş ağrısını bu dişi çekmek zorunda kalanlar oldukça iyi bilirler. Zira bedenin en hassas ve en sağlam olduğu yapılardan birisi olan dişin ortada hiçbir sebep yok iken ortaya çıkması ve da 20 Lik Diş Belirtileri, 20’lik diş ağrısını bu dişi çekmek zorunda kalanlar oldukça iyi bilirler. Zira bedenin en hassas ve en sağlam olduğu yapılardan birisi olan dişin ortada hiçbir sebep yok iken ortaya çıkması ve damağı delmesi gibi birçok tehlikesi söz konusudur. Bu sebepten ötürü de erken önlem alınıp çekilmesi durumu söz konusu olmaktadır. Bu da beraberinde oldukça ağrıya ve sancının oluşmasın neden olmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus ise 20’lik diş belirtileri konusunda bilgi sahibi olmaktır. Aksi takdirde bu rahatsızlığı yaşayan kimselerin önlem almamaları daha çok acı ve sancı yaşanmasına sebebiyet verecektir. Bunun yanı sıra ağız yapısında da bozulmaların oluşması söz konusudur.

    20’lik diş belirtileri bilinmesi halinde hasta erken önlem alabilir. Bu sayede bu dişin çıkması sırasında eğer ağız yapısında bozulmaların yaşanması söz konusu ise erken önlem alınması durumu söz konusu olabilir. Bu sebepten ötürü 20’lik diş belirtilerinin ciddiye alınması gerekmektedir. Zira ağız yapısında yaşanan problemler beraberinde bireyin yemek konusunda zorlanmalarına neden olmaktadır. Bunun yanı sıra konuşmada yaşanacak sorunlar ile solunum yolu zorlanmaları gibi birçok tehlikeli hastalığın da meydana gelmesi durumu söz konusudur.  Burada hastaya düşen en önemli görev 20’lik diş belirtileri konusunda detaylı bilgi sahibi olması, bu rahatsızlık hakkında detaylı araştırmaları yapmasıdır.

    20’lik diş belirtileri konusunda isminde anlaşılacağı üzere hasta 20’li yaşlara yaklaştığında çıkmaya başlamaktadır. Ancak bu durum kişiden kişiye göre ufak değişikliklere sebep olabilmektedir. Örneğin bazı kimselerde 20’lik olarak adlandırılan diş 18-19 yaşları arasında çıkmaya başladığı görülebilir. Bunun yanı sıra bazı kimselerde ise 20’lik oluşması 21-23 yaşları arasında kendini gösterdiği görülmektedir. Bunun ile birlikte genel itibari ile 20’lik diş belirtileri için 20’li yaşlarda belirdiğini ifade edebiliriz. Burada dikkat edilmesi gereken en temel husus ise 20’lik diş çıkmaya başladığı andan itibaren yapılması gerekenleri iyi bilmek olacaktır. Aksi takdirde ağız sorunları yaşanması söz konusu olmaktadır.

    20’lik Diş Belirtileri Ve Yaşanabilecek Sorunlar

    20’lik diş belirtileri arasında en temel olanı yukarıda bahsetmiş olduğumuz gibi 20’li yaşlara gelindiğinde kendini göstermektedir. Özellikle de dişlerin en son bittiği kısımlarda yer alan köşelerin her birinde çıkmaya başlar. Yani daha öncesine kadar bir bireyde 28 tane diş bulunur iken 20’li yaşlara gelindiğinde bu sayı 32’ye çıkmaktadır.

    20 Lik Diş Belirtileri

    20’lik diş belirtileri arasında en temeli 20’li yaşlara gelindiğinde kendini gösterdiğini söylememiz mümkündür. Ancak bunun yanı sıra bu dişlerin oluşmaya başlaması sürecini başka belirtilerden yola çıkarak da anlamak mümkündür. Örnek verecek olursak eğer dişlerin en sonunda yer alan damak yapılarının şişmesi durumudur. Bu şişmelerin oluşma ağzında herhangi bir yaranın oluşmasından kaynaklanmamaktadır. Bizzat bahsetmiş olduğumuz 20’li diş belirtileri arasında yer almaktadır. Kişiler bu şişliklerin oluşmasından yola çıkarak anlamaları mümkündür.

    Bunun yanı sıra 20’lik diş belirtileri için dişlerin sonunda yer alan şişliklerin gün geçtikçe daha da ağrılı bir hal alması halinde de kolaylıkla fark edebilir. Çünkü bu şişlikler zaman içerisinde altında bir 20’lik dişin çıkmasına yol açacaktır. Bu kısım hastaya ağrı verse bilene kendisini tutması gerekir.  Burada yapılması gereken ilk şey ise uzman bir diş hekimine başvurmak olacaktır.

    ]]>
    Böbrek Ağrısı Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/bobrek-agrisi-belirtileri.html Tue, 04 Sep 2018 21:01:14 +0000 Böbrek Ağrısı Belirtileri, Böbrek ağrılarının yaşanması günümüzde sıklıkla yaşanan bir sorun olup dikkat edilmemesi halinde birçok problemi de beraberinde getirebilmektedir. Bu sebepten ötürü böbrek ağrıları konus Böbrek Ağrısı Belirtileri, Böbrek ağrılarının yaşanması günümüzde sıklıkla yaşanan bir sorun olup dikkat edilmemesi halinde birçok problemi de beraberinde getirebilmektedir. Bu sebepten ötürü böbrek ağrıları konusunda dikkatli hareket edilmesi oldukça önemli bir husustur. Bunun için ise böbrek ağrıları ve sancılarının yaşanması halinde hastaların yapması gereken ilk şey bu konu hakkında detaylı bilgi sahibi olmaktır. Bunun için de böbrek ağrısı belirtileri konusunda detaylı araştırma yapması gerekmektedir. Bu makalemizde sizlere böbrek ağrısı belirtileri hakkında önemli bilgiler vereceğiz.

    Böbrek ağrısı yaşayan bireylerin bu ilerleyen süreçlerde birçok böbrek sorunları ile kesin olarak karşılaştığı bilinmektedir. Örnek vermek gerekir ise böbrek taşı düşüren bir bireyin sık sık böbrek ağrısı yaşaması söz konusudur. Burada üzerinde durulması gereken önemli husus böbrek ağrılarının hem böbreğe ve hem de boşaltımda görevli olan diğer organlara da zarar vermesidir. Aynı zamanda böbrek çevresinde yer alan organların da bu ağrılardan olumsuz etkilenmeleri söz konusudur. Özellikle böbreklerin üzerinde yer aldığı için böbrek üstü bezi adı verilen yapının işleyişi oldukça hassastır. Böbreklerde oluşan ağrılar sebebi ile bu bezler yani (adrenalin salgılamaya yarayan bezler) sorun yaşayabilir. Bu sebepten ötürü böbrek ağrısı belirtileri konusu iyi araştırmakta fayda vardır. Uzmanların üzerinde durmuş olduğu bir takım hassas konular için dikkat etmemiz gerekir.

    Böbrek Ağrısının Belirtileri

    Böbrek ağrılarını en temel belirtisi için böbreğin bedende yer alan bölgesinde yaşanan küçük çaplı ağrılar ve sancıları sayabiliriz. Bu durumun en temel sebebi ise tüketilen besinler ve daha çok da içecekler olacaktır. Zira düzensiz ve dengesiz beslenen bir bireyin tüketmiş olduğu yiyecekler ve içecekler bir takım sorunlar yaşamasına neden olacaktır. Bunların başında da böbrek ağrıları gelmektedir. Bu tür yaşanan sorunlara karşı hastanın yapması gereken şey dengeli bir beslenme ihtiyacını yerine getirmesi olacaktır. Aksi halde böbrek ağrısı belirtileri yaşaması durumu söz konusu olacaktır.

    Böbrek Ağrısı Belirtileri

    Böbrek ağrısı belirtileri ile birlikte yaşanan sorunların giderilmesi için yapılması gereken ilk şey uzman bir doktora görünmek olacaktır. Aksi halde bu rahatsızlık daha tehlikeli boyutlara ulaşabilmesi söz konusudur. Özellikle de böbrek ağrısı belirtileri yaşayan kimselerin bu hususu dikkati almalarında fayda var diyebiliriz. Böbrek ağrılarının erken teşhis edilmesi durumu da ilerleyen süreçlerde oluşabilecek böbrek hastalıkları açısından oldukça önemli bir husustur. Zira böbrek ağrısı belirtileri sayesinde bu rahatsızlığa önlemler alınarak hasta daha çabuk iyileşebilir. Bunun yanı sıra yaşadığı ağrıları da daha az hafifletmesi durumu da söz konusu olmaktadır.

    Böbrek ağrıları hastaya zor anlan yaşatabilen oldukça tehlikeli  bir durumdur. Bu yüzden hasta daha büyük acılar yaşamaması açısından böbrek ağrıları belirtileri hakkında bilgilendirilmesi gerekir. Aynı zamanda bu tür rahatsızlıkların tekrar etmesi halinde neler yapması gerektiğini bilmesi de hayatını kurtaracaktır. Bu tür rahatsızlıkları yaşayan hastalara özellikle su tüketimi konusunda çok dikkatli olmaları gerektiği sık sık önerilmektedir. Arıtılmış özel suları tüketmeleri ağrılarının azalmasını sağlayacaktır. Bütün alınan önlemlere rağmen ağrı geçmiyor ise ameliyat yoluna başvurmak gerekebilir.

    ]]>
    Otizm Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/otizm-belirtileri.html Wed, 05 Sep 2018 08:54:20 +0000 Otizm belirtileri, otistikler genel davranışlarının en az yarısını gösterirler bu belirtiler bazı hastalarda çok hafif veya çok şiddetli olabilir. Otistik çocuklarda her birinin belirtisi diğerlerinden farklı olabilir. Oti Otizm belirtileri, otistikler genel davranışlarının en az yarısını gösterirler bu belirtiler bazı hastalarda çok hafif veya çok şiddetli olabilir. Otistik çocuklarda her birinin belirtisi diğerlerinden farklı olabilir. Otistik belirtilerinin etkisi diğerlerinden farklı olabilir bu gibi davranışlar birçok farklı sebeple yaşlarına uygun şekilde sergileyebilir. Otizmin belirtileri henüz tam olarak tespit edilmemiştir. Otizmin tek bir nedeni yoktur birçok nedeni olduğu artık bilinmektedir. Otistik olan kişilerde beyin hücreleri farklı çalışmaktadır. Bazı genetik hastalıklar otizme yol açar. Otizmli bir çocuğun kardeşinin de olma riski daha fazladır. Ayrıca anne karnında geçirilen hastalık ve kızamıkçık virüsünü pek çok anormalliğin yanında otizme ve yol açabildiği bilinir. Otizm tek bir nedenle olmaz. Birden çok etkenin araya gelmesiyle meydana gelen oldukça karmaşık bir durumdur otizm erkeklerde ve kızlara oranla 5 kat daha fazla görülür fakat genelde kızlarda daha ağır seyreder otistik bireylerin yüzde 60 beşinde zeka geriliği görülmektedir. Anne ve babaların dikkat etmesi gereken bebekken göz teması ve arkadaşları arasında normalde geri ilerlemesi toplum içinde sıkıntı olması ağladığı zaman susması tuvalet ihtiyacını öğrenmemesi ismini söylediği zaman bakmaması arkadaşları ile uyum sağlayamaması zarar gelecek şeylerden korkmaması genel ihtiyacını söyleyememesi bu durumlarda doktorumuza gidip erken teşhis yapılması gerekmektedir.  Aile içerisinde bu gibi bir durum hissettiğinizde hekiminize gitmeniz tavsiye edilir.

    Otizm BelirtileriOtizm belirtileri
    • Diğer çocuk arkadaşlarıyla ilişki kurmakta zorluk Yaşar
    • Uygunsuz ve sebebi belli olmayan nedenlerle gülmek veya ağlamak
    • Tehlikelere karşı duyarsızlık ve bilmemek
    • Aşırı hareketlilik veya hiç hareket etmemek.
    • Sürekli aynı oyunlar oynamak.
    • Acıya karşı duyarsız kalmak.
    • Kendine söylenen kelimeleri tekrarlamak.
    • Yalnız kalmayı tercih etmek.
    • Sevilmekten ve kucağa alınmaktan hoşlanmamak.
    • Seslere karşı aşırı duyarlılık veya aşırı duyarsızlık.
    • Konuşma yerine hareketlerle ihtiyaçlarını öldürmeye çalışmak.
    • Bir sebep olmadan strese girip üzüntü duymak.
    • Çevresindekiler ve aileleriyle ilgisiz kalmak.
    • İsmini duyduğu zaman tepki vermemek.
    • Göz temasından kaçınırlar.
    • Genellikle insanlarla değil cansız varlıkları tercih ederler.
    • İşaret etmezler ihtiyaçlarını yetişkinin elini tutarak ifade ederler.
    • Taklit becerisi yoktur veya sınırlıdır.
    • Otizmli çocuklarda konuşma birçoğunda gelişmemiştir.
    • Konuşman gelirse bile bunu iletişim aracı olarak kullanmazlar.
    • Sonsuz gülme ve kahkaha atarlar.
    • Otizmli çocuklar çok inatçıdır.
    • Sürekli aynı oyunları oynamayı tercih ederler.
    • Bazıları soğuk sıcak acıya duyarsız olabilir.
    • Otizmli çocuklar hayali oyun oynamazlar.
    • Oyun oynarken oyuncaklarla gerektiği gibi oynamazlar arabaları düzenleme topu sadece çevirirler.
    • Otizmli çocuklar çevresindeki eşyalara zarar verebilir.
    • Beklemeyin veya ertelemeyi tahammülleri yoktur.
    • Konuşmada akranlarından geri kalmışsa.
    • Sallanmak ve çırpınma gibi garip hareketler varsa.
    ]]>
    Akdeniz Anemisi Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/akdeniz-anemisi-belirtileri.html Wed, 05 Sep 2018 17:03:39 +0000 Akdeniz anemisi belirtileri, günümüzde bir çok insanda bayan veya erkekte bulunan Akdeniz anemisi, talasemi olarak ta bilinmektedir. Akdeniz anemisi olarak bilinen bu hastalık 2 gruba ayrılmaktadır. Taşıyıcı olan kişilerde her Akdeniz anemisi belirtileri, günümüzde bir çok insanda bayan veya erkekte bulunan Akdeniz anemisi, talasemi olarak ta bilinmektedir. Akdeniz anemisi olarak bilinen bu hastalık 2 gruba ayrılmaktadır. Taşıyıcı olan kişilerde herhangi bir tehlike arz etmemektedir. Taşıyıcı olan kişilerin günlük yaşantılarını normal olarak yaşayan ilaç desteği veya herhangi bir rahatsız edici şikayetleri olmayan kişilerin Akdeniz anemisi taşıyıcı olanlardır.  
    Akdeniz anemisi olan kişilerin yaptıkları herhangi bir iş sonucu çok çabuk yorulma ve halsizlik gibi şikayetleri olur.

    Akdeniz anemisi belirtileri olan kişiler ne yapmalı: Anemi olan kişilerde halsizlik, yüzde ve ellerde morluk, gözlerde sararma, dalakta büyüme ve karında şişlik olması belirtilerin önde gelen şikayetleri ile bu şekilde ortaya çıkar. Bu durumda ise uzman olan doktora görülerek ilaç desteğine ihtiyaç duyan hastalara gerekli önlemler alınarak tedavi başlatılır. Ayrıca Akdeniz anemisi olan kişilerin beslenme alışkanlıklarının oldukça düzenli ve kan yapıcı gıdalar tüketmesi gerekir. Kişilerde konulan teşhis doğru ise hasta olan kişi ne yapması gerektiğini bilmelidir. Akdeniz anemisi belirtileri olan kişiler özellikle sigara ve alkol tüketiminden uzak durmalı, ayrıca düzenli uyku ve beslenme alışkanlığına dikkat ederek taşıyıcı olan ve olmayan kişilerin düzenli yaşaması sağlığı açısından önemlidir. Bazı hastalar gerek görülürse kan ilaçları veya kan şurupları kullanarak doktor tarafından destekleyici ilaç alması önerilmektedir. Özellikle bu durum anne olacak kişilerde daha sık görülebilir.

    Akdeniz Anemisi BelirtileriAkdeniz anemisi belirtileri olan kişiler neler tüketmelidir: Bu durumda kişi ne tüketeceğini kesinlikle bilmelidir. Kan yapıcı günlük taze besinler tüketmesi gerekir. Özellikle et, kırmızı ciğer, pekmez, domates, kırmızı olan sebze türleri gibi besinleri tüketerek daha sağlıklı olabilir. Kan yapıcı besinler oldukça önemlidir. Özellikle kahvaltı atlanmamalıdır, gün içinde baklagiller ve taze meyveler unutulmamalıdır. Kuru meyveler ise tüketildiği taktirde kansızlığa oldukça faydası olur. Yoğurt ve C vitamini kullanarak hasta olan kişilerin kansızlık sorunu düzene girebilir. Akdeniz anemisi belirtileri olan kişiler bu gıdaları düzenli ve çeşitli olarak tüketirse kendilerini tedavi etmiş olurlar ve daha sağlıklı kaliteli bir yaşam sağlamış olurlar.
    ]]> Karaciğer Yağlanması Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/karaciger-yaglanmasi-belirtileri.html Thu, 06 Sep 2018 16:59:01 +0000 Karaciğer Yağlanması Belirtileri, Karaciğer insan vücudunun en önemli organlarından birisidir. Karaciğer yağlanması, karaciğerin hücreleri tarafından koruma amaçlı oluşturduğu yağ bezleridir. Ancak karaciğer yağlanmas Karaciğer Yağlanması Belirtileri, Karaciğer insan vücudunun en önemli organlarından birisidir. Karaciğer yağlanması, karaciğerin hücreleri tarafından koruma amaçlı oluşturduğu yağ bezleridir. Ancak karaciğer yağlanması, ileri seviyede olduğu zaman birtakım yapısal ve fonksiyonel değişiklere yol açar. Dolayısıyla beslenme şekline göre büyük oranda etkilenen karaciğer, vücuda alınan besinler gereği tam olarak sindiremez ve sindirim sonucunda oluşan bazı atıklar sebebiyle görevini tam olarak yerine getiremez. Bu nedenle sindirim atıklarına bağlı olarak karaciğer dışındaki organlarda tam anlamıyla çalışamazlar. Buna göre karaciğerin etrafında zaman içerisinde başlayan iltihaplanma ile hücre zarının deformasyonu, fibroz evresi ve siroz olarak tanımlanır. Bu durumda karaciğer yağlanması, karaciğer hücrelerinin harap olmalarına neden olmaktadır. Ancak karaciğer yağlanması olan kişilerde, bazen karın kısmının sağ üst tarafında halsizlik, iştahsızlık ve çabuk yorulma gibi belirtiler görülebilir. Aynı zamanda aşırı kilo kaybı da, karaciğer yağlanmasının belirtilerinden biridir. Karaciğer yağlanmasının en önemli sebeplerinden biri de alkoldür. Çünkü en fazla zararı karaciğere verir. Bu amaçla alkol, karaciğerdeki yağ parçalama metabolizmasını bozar ve karaciğer yağlanmasına neden olur. Bundan dolayı da, karaciğer yağları parçalayamaz ve sindirime gönderemez. Bu durumda yağlar karaciğerde kalarak, beyni ve kalbi etkiler. Ancak karaciğerin birim zamanı geldiğinde, zararsız hale getirebileceği alkol miktarı sınırlıdır. Bu sınırın üzerinde alınan alkolü zararsız hale getirebilme işlemi sırasında, diğer fonksiyonları bozulmaya başlar. Her durumda alkolün kesilmesi ile karaciğer fonksiyonları düzelme ile sonuçlanır.

    Karaciğer Yağlanması Belirtileri

    Halsizlik ve Yorgunluk Hali; Karaciğerin doku hücreleri yağ ile biriktiği zaman karaciğer görevini tam olarak yapamaz. Vücudun temizleme merkezi olan karaciğer, görevini tam olarak yapamadığı zaman bedeni yorar ve halsizlik meydana gelir.

    Kilo Kaybı ve İştahsızlık Hali; Karaciğer sindirim sistemine yardımcı olan bir organdır. Yani safra salgısı üreten karaciğer, yağ moleküllerini parçalar ve sindirime yardımcı olur. Karaciğerin yağlanması durumunda olumsuz etkilenir ve iştahsızlık belirtisi verir.

    Dalgınlık ve Zihin Karışıklığı; Karaciğer kendini yenileyen ve onaran bir organdır. İleri derecede olan karaciğer yağlanması, siroz gibi hastalıklara neden olur ve beyni olumsuz yönde etkiler. Bu durumda hastada dalgınlık ve zihin karışıklığı yaşanmasına neden olur.

    Karın Bölgesinde Ağrılar; Karaciğer yağlanması, karın ağrısına sebep olur. Karın boşluğunun sağ üst kısmında oluşan ağrılardır.

    Karaciğer Yağlanması BelirtileriMide Bulantıları; Bu belirtileri arasında ciltte meydana gelen koyu renklenmedir. Özellikle boyun, kollar ve eller üzerinde lekelerdir.

    ]]>
    Romatizma Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/romatizma-belirtileri.html Fri, 07 Sep 2018 10:18:32 +0000 Romatizma Belirtileri, İnsan vücudunun hareketini sağlayan kas ve iskelet sisteminde şişlik, ağrı, hareket sınırlamasına sebep olan, iç organlarımızda bir takım rahatsızlıklara sebep olan hastalıklara romatizma denir. Romatizma Belirtileri, İnsan vücudunun hareketini sağlayan kas ve iskelet sisteminde şişlik, ağrı, hareket sınırlamasına sebep olan, iç organlarımızda bir takım rahatsızlıklara sebep olan hastalıklara romatizma denir. Romatizmanın 200’den fazla çeşidi vardır. Kadınlarda  fazla görülse de erkeklerde görülen türleri de vardır. Yaş ilerledikçe hastalığa yakalanma olasılığı artar. Çocuklarda 1-3 ve 9-12 yaşlarında boy gösterir. Kız çocuklarında görülme olasılığı daha fazladır fakat ülkemizde durum bunun tersidir. Ağrı, ateş, zayıflık, iç organların ve eklemlerin tutulması gibi şikayetler gözlenir. Birden ortaya çıkabilir veya yavaş yavaş gelişir.

    Romatizma BelirtileriRomatizma Belirtileri

    Nedenleri bugün bile tam olarak bilinemiyor. Ama mikropların sebep olduğu romatizmalar, gut hastalığı ve akut eklem romatizmasının sebepleri bilinmektedir. Bunların meydana gelmesine neden olarak, genetik faktörler, yaş, cinsiyet, bazı ilaçlar, kaza sonucu oluşan yaralanmalar, iklim gibi nedenler gösterilmektedir. Her romatizmanın görülme yaşı farklıdır ve kadınlarda görülme olasılığı daha fazladır. Bel kemiği romatizması, gut gibi hastalıklar ise genetik olabilir. Rutubetli ve soğuk yerlerde yaşayanlarda görülme ihtimali oldukça fazladır. Psikolojik nedenler, travmalarda ortaya çıkmasında etkilidir. Sebep ne olursa olsun bu romatizmal hastalıklar kaslara, iç organlara, eklemlere ve hareketimizi sağlayan yapılara zarar vermektedir.

    Hastada genelde ağrı, şişkinlik, hareket kısıtlaması, sakatlık, şekil bozukluğu, kalp sorunları, gözde ve sinir sisteminde görülen değişiklikler olabilir Bunların haricinde romatizma, deride ve iç organlarda ortaya çıkabilir. Romatizma eklemde ise iltihapla beraber kızarıklık ve şişlik olur. Netice olarak hareket kısıtlığı, eklem yapısının bozulması (kireçlenme) ortaya çıkar. Bu durum genellikle diz ve kalçada oluşur. Nemli ve sıcak hava kişiyi rahatsız eder. Derimizde ve iç organlarımızda meydana gelen romatizmada ise döküntü, kızarıklık, iştah azalması, gözde kaşınma, saç dökülmesi, karın ağrısı, bel, sırt, topuk ağrısına rastlamak mümkündür. Hastalar en çok ağrıdan şikayet ederler. Eklem, kas, iç organ gibi yerlerde görülür. Şiddeti kişiye göre değişir. Şişlik daha çok eklem ve yumuşak dokularda olur. Bu belirtiler süreklilik gösterirse sakatlık ve şekil bozukluğu görülebilir. 

    Romatizma hastalığında  tedavinin başarılı olması için erken teşhis önemlidir. Erken teşhis için hastanın uzun bir süre takip edilmesi gerekir. Çünkü belirtiler, şikayetin azaldığı veya arttığı dönemde değişir. Tedavi şekli kişiye göre değişir ve her hastaya farklı tedavi metodu uygulanmalıdır. Kronikleşmiş hastalıklara uzun süren tedavi yapılması gerekebilir. Doktor kontrolünde yapılan ilaç ve fizik tedavi sonucu hastalık tamamen yok edilemese de ilerlemesi durdurulur ve ağrısı kesilerek hastanın yaşamını idame ettirmesi daha kolay hale getirilir. Tedavide hastanın ağrısını kesecek, hastalığın durdurulmasını sağlayacak ilaçlar kullanılır ve romatizma sonucu oluşan iltihabı önler. Hastada görülen diğer belirtileri engellemek için vitamin takviyesi, kas gevşetici,, tansiyon düşürücü ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar kullanılırken bol suyla yutulmalıdır. Fizik tedavi gibi romatizma tedavisinde önemlidir. Bu tedaviler sayesinde eklemlerin hareketleri düzeltilir, kaslar güçlendirilir ve ağrı azaltılır. Hasta romatizmayla yaşamayı ve başa çıkmayı öğrenmiş olur. Ameliyatta tercih edilen bir başka tedavi yöntemdir. Sakat kalmış veya hareket güçlüğü çeken kişilere uygulanarak önceki yaşantısına dönmesi amaçlanır. Ağrı kesilir, gerekirse yerine yapay eklemler takılır.
    ]]>
    Beyin Kanaması Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/beyin-kanamasi-belirtileri.html Sat, 08 Sep 2018 02:26:50 +0000 Beyin kanaması belirtileri, kanamanın beynin hangi bölgesinde oluştuğuna göre değişkenlik gösterebilir. Örnek verirsek kanama görme ile ilgili bölümde oluşmuşsa görme bozukluklarına yol açmaktadır.  Beynin kendisinde meyda Beyin kanaması belirtileri, kanamanın beynin hangi bölgesinde oluştuğuna göre değişkenlik gösterebilir. Örnek verirsek kanama görme ile ilgili bölümde oluşmuşsa görme bozukluklarına yol açmaktadır.  Beynin kendisinde meydana gelen kanamaya ise tıp dilinde iç kanama olarak adlandırılmaktadır. Beyin kanaması belirtileri arasında beyin damarlarında bütünlüğün bozulmasıyla damarlarda kan birikmesi sonucunda beynin içinde veya üzerinde kan birikmesiyle oluşmaktadır. Daha çok beyin zarı ve kafatası arasında oluşan kanamalar beyin zarı arasında meydana gelmektedir.  

    Beyin kanaması belirtileri 
    • Kısmi felç, Kişinin vücudunda tek taraflı güçsüzlük,
    • Bilinç kaybı, hastada oluşan istemsiz hareketler,
    • Kusma atakları, 
    • İdrar kaçırma, 
    • Tek taraflı uyuşma, 
    • Denge bozukluğu beyin kanamasının en belirgin belirtileri arasındadır. 
    Kanamanın nedenine bağlı olarak belirtileri geç gösterebilir. Beyin kanamasının oluşturan faktörler dokuda yavaş yavaş tahribat yaptığından o bölgede ciddi zarar verdiğinden belirtiler baş gösterir. Beyne kan taşıyan veya dağıtan damarlar zayıflayıp şişebilir. Şişen ve zayıflayan damar balon şeklini alıp aniden patlaması durumunda hastaya inme olasılığı yüksektir. Hemofili hastaları da hastada oluşan kan yapısı nedeniyle beyin kanaması geçirme olasılığı yüksek olan hastalık türüdür. Beyin kanaması çok çabuk oluşabilen ve beyin hücrelerinin ölmesine yol açan bir durumdur. Bir travma sonrasında oluşan Beyin kanaması beyin dokularına zarar vermektedir. Yan etki olarak ise halsizlik, konuşma zorluğu ve hislerinde güçsüzleşme oluşmaktadır. Bu nedenle kişi tam olarak felç olmuş gibi davranmaktadır. Kişinin günlük aktivitelerini kısıtlamaktadır. Beyin kanaması sadece yaşlılarda olmamakla beraber gençlerde de sıklıkla görülmektedir. Gençlikte oluşan baş ağrısını ve aşırı şekilde oluşan dalgınlığın ihmal etmemek gerekmektedir. 

    Beyin kanaması belirtileri sonrası önlem alınmadığı takdirde yüksek tansiyon, kişinin başına aldığı darbe, beyin damarında oluşan zayıflaması ile damarlarda kan birikmesiyle oluşan anevrizmalar, beyin damarında oluşan bozukluklar ve beyim tümörleri beyin kanamasını etkilemektedir. Hemen hemen oluşan tüm beyin kanamalarının asıl sebebi yüksek tansiyon olarak bahsedilmektedir. Yüksek kan basıncı beyinde arter damarlarına basınç yaparak damarın zayıflamasına ve kopmasına neden olmaktadır. Bu durumda kan beyne toplanır. Kafatasında kan birikmeye başlar ve göllenme oluşur. Geçirilen trafik kazaları da  beyin kanaması geçirme olasılığı yüksek faktörler arasındadır. Bazı durumlarda ise kanserli hastalarda da beyin kanaması oluşmaktadır. Bunun nedeni ise kanserli hücrelerin yayılması sonucu beynin belirli bölgelerinde beyin kanaması oluşmaktadır.  

    Beyin Kanaması BelirtileriBeyin kanaması belirtilerini anlamak bazen zor olabilmektedir. Bu nedenle belirti göstermeden geçirilen beyin kanamaları kişiye ciddi zararlar verebilmektedir. Beyin cerrahları birkaç adım da beyin kanamasını anlamaktadır. Bunlar kişiden gülmesini, konuşmasını ve kollarını hareket etmesini istemektedirler. Beyin kanaması geçiren hasta bunları yapamamaktadır. Aynı zamanda hastada sıklıkla devam eden bulantı, aniden oluşan baş ağrısı, eklem yerlerinde oluşan kuvvet kaybı, denge, konuşma bozukluğu ve bilinç kaybı en belirgin özellikleri arasındadır. Hastada beyin kanaması ve belirtileri ciddiye alınmasa hastada ciddi zararlar ve tahribata yol açmaktadır. Beyin kanaması geçiren hastaların tedavileri çekilen beyin tomografisi ve emar ile belirlenmektedir. Çekilen beyin filmleri ile kanama olan bölge yakın bir şekilde incelenmektedir. Hastadan çekilen beyin filmleri monitöre aktarılarak kanama yakın bir şekilde incelenmektedir. Hasta monitöre bağlı olarak takip edilerek nefes alıp vermesi ve beyne oksijen verilmesi sağlanılmalıdır. Hastan]]> Bebeklerde Kızamık Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/bebeklerde-kizamik-belirtileri.html Sat, 08 Sep 2018 22:16:36 +0000 Bebeklerde kızamık belirtileri, Kızamık, genelde bebeklerde ve çocuklarda görülebilen, ufak kırmızı lekelerden oluşan bulaşıcı bir hastalıktır. Kızamık bebeğin bünyesine göre bir ile iki haftada geçer. Hastalık boyunca Bebeklerde kızamık belirtileri, Kızamık, genelde bebeklerde ve çocuklarda görülebilen, ufak kırmızı lekelerden oluşan bulaşıcı bir hastalıktır. Kızamık bebeğin bünyesine göre bir ile iki haftada geçer. Hastalık boyunca bebekte yüksek ateş görülür. Bulaşıcı olduğu için kızamıklı bebek diğer bebeklerden uzak tutulmalıdır. Kızamık düzenli yapılmayan aşılar yüzünden meydana gelir. Bu yüzden bir çok ülkede yıl boyunca kızamıktan ölen bebek sayısı hiçte az olmayan bir düzeydedir. Kızamık öksürmek, hapşırma ve konuşurken havaya saçılan damlacıklarla bulaşan bir hastalıktır. Genel olarak ilkbahar da ve sonbahar da görülür. Bu yüzden düzenli olarak bütün aşılar yaptırılmalıdır.  

    Bebeklerde Kızamık BelirtileriBebeklerde kızamık belirtileri
    • Vücuda bulaşan kızamık virüsü kendini vücutta 7 gün sonra gösterir.
    • Ciltte kırmızı döküntüler oluşmaya başlar.
    • İlk bir haftada sadece döküntü görülür.
    • Sonraki iki haftalık dönemde bebekte yüksek ateş görülür.
    • Halsizlik, burun akıntısı, gözlerde sulanma da kızamık belirtileri arasında yer alır.
    • Gözlerin sürekli sulanması ve ışık olan bir ortamda ışığa bakamama da kızamık belirtisidir.
    • İlk altı aylık bebeklerde kızamık görülmez.
    • Bunun nedeni gebelik esnasında anneden bebeğe geçen antikorlardır.
    • Hastalığın ortaya çıkmasından iki üç gün sonra yanakların iç kısmında kırmızı beyaz lekelenmeler meydana gelir.
    • Oluşan bu lekeler kızamığın en belirgin özelliklerinden biriolup on dört saat kadar bir süre sonra geçer.
    • Döküntüden iki üç gün sonra kırk dereceye yükselen ateş düşmeye başlar.
    • Döküntüler üç gün sonunda vücudun her yerine yayılır.
    • Kızamık geçtikten sonra vücutta kalıcı bağışıklık bırakır.
    ]]>
    Akdeniz Ateşi Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/akdeniz-atesi-belirtileri.html Sun, 09 Sep 2018 18:36:38 +0000 Akdeniz ateşi belirtileri, arasında en çok karın ağrısıdır. Karın ağrısı halk arasında bilindik bir durum olduğundan çok dikkate alınmamaktadır. Karın ağrısı olarak belirti gösteren akdeniz ateşi dikkate
    Akdeniz ateşi belirtileri, arasında en çok karın ağrısıdır. Karın ağrısı halk arasında bilindik bir durum olduğundan çok dikkate alınmamaktadır. Karın ağrısı olarak belirti gösteren akdeniz ateşi dikkate alınmalıdır. Akdeniz ateşinin %80'ni 202'li yaşlarda ortaya çıkmaktadır. Göz ardı edildiğinde böbrek yetmezliğine kadar yol açmaktadır. Akdeniz ateşinin tanısı gecikince müdahale etmekte zor olmaktadır. Akdeniz ateşinde karın ağrısı normal olan karın ağrısından çok daha şiddetli, kesintisiz ve hastayı kıvranan tarzda oluşmaktadır. Akdeniz ateşinde karın ağrısı bazen haftalarca sürebilmektedir. Hastalığın ilerlemediğinde 1-3 gün sürmektedir. Hasta bu karın ağrısı atağı ile yataklara düşürecek kadar şiddetli olabilmektedir. Bu oluşan karın ağrısı apandisit ile çok karıştırılmaktadır.  Bayanlarda adet günlerinde karın ağrısı daha çok şiddetli geçmektedir. Çoğu hastada adet kanamasında kesilme ve adetin erken bitmesine ağrıların daha çok şiddetlenmesine yol açmaktadır. Bu ağrı kesildikten sonra hasta normal hayata dönmektedir. Akdeniz ateşinde karın ağrısının sebebi organların üzerini örten zarın iltihaplanmasıdır. 

    Akdeniz ateşi belirtilerinden biri de şiddetli göğüs ağrısıdır. Bu göğüs ağrısı tek taraflı olmaktadır. Yine göğüs ağrısı da 2-3 gün devam etmektedir. Nefes darlığı ve batıcı şekilde görülür. Göğüs ağrısı görülmesinin nedeni ise akciğerde oluşan şişlik ve iltihaplanmadır. Hastada bunların dışında birçok hastalığın belirtisi olan mide bulantısı ve kusma gibi şikayetler de bulunmaktadır. Hastada bu belirtiler bir kez veya birkaç defa ataklar şeklinde görülmektedir. Akdeniz ateşinde bazen ataklarda da kasık bölgesini daha çok etkileyen yine şiddetli olan ağrılar belli bir saatten sonra hafiflemektedir. Hafifledikten sonra en az 2-3 gün devam etmektedir. Kasık bölgesini etkilediği için idrarda yanma, idrar yaparken tıkanma ve idrar yapmada zorluk gibi şikayetlerde görülmektedir. Bazı hastalara da ishal ve kabızlık şikayeti yapmaktadır. Genelde erkeklerde daha çok ishal, dizde oluşan ağrı ve kusma gibi şikayetler daha çok görülmektedir. 


    Akdeniz Ateşi BelirtileriAkdeniz ateşi belirtileri olarak adından da anlaşıldığı gibi hastanın ateşlenmesi görülmektedir. Hasta oluşan ateş hafif seyrederek 40 dereceye kadar yükselmektedir. Hastanın ateşi kontrol altında tutulmazsa havale geçirebilmektedir. Akdeniz ateşi görülen hastada dizde ve ayak bileklerinde ağrı olması mevcut şikayetler arasındadır. Eklem ağrısı sonunda ağrı yerlerinde kızarma ve şişlik  oluşmaktadır. Hasta genelde Akdeniz ateşinin belirtileri oluştuğunda acil servise başvurmaktadır. Çünkü atakların dayanılmaz hal aldığı için dayanılmaz olmaktadır. 
    ]]>
    Üşütme Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/usutme-belirtileri.html Mon, 10 Sep 2018 04:21:53 +0000 Üşütme Belirtileri, Üşütme durumu hemen hemen herkesin başından geçmiş bir rahatsızlık türüdür. Üstelik bir defaya mahsus olmayıp hayatımızın her döneminde yakalanabileceğimiz bir sorundur. Özellikle kış ayların Üşütme Belirtileri, Üşütme durumu hemen hemen herkesin başından geçmiş bir rahatsızlık türüdür. Üstelik bir defaya mahsus olmayıp hayatımızın her döneminde yakalanabileceğimiz bir sorundur. Özellikle kış aylarının gelmesi ile birlikte üşütme problemi yaşamamız oldukça yüksek bir ihtimaldir. Bu sebepten ötürü kişilerin bu rahatsızlığa karşı dikkatli hareket etmeleri ve üşütme belirtileri hakkında bilgi sahibi olmaları gerekir. Zira üşütme rahatsızlığı beraberinde birçok hastalığın da belirtisi olarak ortaya çıktığı bilinmektedir. Zira üşütme belirtileri ile beraber gözlemlenen ateşin yükselmesi, halsizlik, yorgunluk ve baş ağrıları gibi sorunlar tehlikeli bir hastalığın belirtisi olabilmektedir.

    Burada dikkat edilmesi gereken bir takım hususları belirteceğiz. Özellikle üşütme konusunda hastaların önemsemeyip maruz kaldığı bu sorun için kesinlikle hafife alınmamalıdır. Hastanın sağlığına önem vermesi gerekmektedir. Üşütme rahatsızlığı için belirtileri gözlemlendiği andan itibaren neler yapması gerektiğini iyi araştırması gerekmektedir. Hastaların üşütme belirtileri konusunda bilinçli hareket etmelerinde fayda vardır. Tamamen fiziksel bir sorun olan üşütme belirtileri aynı zamanda da psikolojik olarak da ortaya çıkabilir. Ancak bu durum pek sık gerçekleşmemektedir. Burada dikkat edilmesi gereken en temel husus ise üşütme belirtileri konusunda hastaların birden fazla belirti göstermesi halinde bir an önce önlem almalarıdır. Üşütme ile ilgili olarak ilk yapılması gereken şey ise kesinlikle bir doktora görünmektir.

    Üşütmenin Belirtileri

    • Burun akıntısının sık sık yaşanması
    • Baş ağrısı ve ateşin yükselmesi durumu
    • Kırgınlık, yorgunluk ve halsizlik
    • Sürekli kusma hissi
    • Aşırı titreme ve üşüme durumu

    Tüm bu bahsetmiş olduğumuz hususlar üşütme belirtileri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu belirtilerden bir ya da birkaçını yaşamanız halinde üşütme söz konusu olabilmektedir. Bu sebepten ötürü üşütme belirtileri ile ilgili daha hassas davranmak en uygun davranış olacaktır. Burada hastaya büyük görev ve sorumluluklar düşmektedir. Özellikle de aşırı titreme ve üşüme hissinin yaşanması konusunda bireylerin önlem almaları gerekmektedir. Bunun yanı sıra üşütme belirtileri ile birlikte ortaya çıkan burun akıntılarına karşı da temkinli davranmak gerekmektedir. Zira aşırı burun akıntısı ile birlikte sürekli burnumuzu temizleme ihtiyacı duyacağımızdan bir an önce önlem alınmalıdır. Gerekir ise burun akıntısını geçirecek sprey kullanılmalıdır. Bunun yanı sıra aşırı baş ağrısına karşı ağrı kesiciler kısa süreli de olsa etkisini gösterecektir.

    Üşütme Belirtileri

    Üşütme belirtileri yaşayan hasta bireylere halk tarafından sık sık önerilen nane limon kaynatmak uygun bir davranış olacaktır. Zira üşütme konusunda C vitamini içeren narenciyelerin tüketilmesi vücut metabolizmasını düzenlemesi bakımından oldukça etkilidir. Bu sayede hastalığın daha rahat bir şekilde geçiştirilmesi söz konusu olmaktadır. Bunun ile birlikte üşüme ve titreme hissine karşı da önlemler almak gerekmektedir.

    Üşütme belirtilerinin en temellerinden birisi olan aşırı titreme ve üşüme hissine karşı yataktan hiç çıkmamayı önerebiliriz. Hatta sıcak bir battaniyenin altında aşırı terleyerek bu tehlikeden uzaklaşmamız söz konusudur. Üşütme belirtilerine karşı aşırı terleme yoluyla atacağımız terler daha kolay ve çabuk iyileşmemize yardımcı olacaktır. Özellikle kış aylarında sık sık yaşanan bu durum için dikkatli davranmakta fayda var. Üşütme belirtileri ile ilgili olarak sağlımızı olumsuz yönde etkileyecek her türlü zararlı duruma karşı daha dikkatli davranmak uygun bir davranış biçimi olacaktır.

    ]]>
    Mide Yarası Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/mide-yarasi-belirtileri.html Mon, 10 Sep 2018 17:16:57 +0000 Mide Yarası Belirtileri, Halk arasında midede yara diye adlandırılan olayın terimi ülser olarak adlandırılır. Sindirim sistemimizin bulunan yemek borusu da, midede ve onikiparmak bağırsağı diye adlandırılan organlarda olu Mide Yarası Belirtileri, Halk arasında midede yara diye adlandırılan olayın terimi ülser olarak adlandırılır. Sindirim sistemimizin bulunan yemek borusu da, midede ve onikiparmak bağırsağı diye adlandırılan organlarda oluşan deformasyon sonucu oluşur ve daha sonra bu bozulmalar yara oluşmasını sağlar. Midenin iç kısmında salgılanan mide asidi ile birlikte parçalanması sonucunda meydana gelen hastalık ise, mide ülseri olarak adlandırılır. Mide asidinin miktarı ve salgılanma oranı kişiden kişiye değiştiği gibi, her bünyede de farklılık göstermektedir. Bundan dolayı bazı kişilerde bu asit normalinden daha fazla salgılanır. 

    Mide Yarası BelirtileriMide yarası belirtileri

    Önce mide ekşimesi ile kendisini gösteren yara, daha sonra midede oluşan ağrıyla kendini iyice hissettirmeye başlar. Midesinde yara olan kişi, devamlı ağzında ekşi ve acımsı bir tat hisseder ve tat alması normal bir insana göre daha zayıftır. Bu insanların dilleri de, hasta olmayan insanlara göre daha koyu bir renktedir. Karnın üst tarafında da acı ve ağrı belirir. Hastalığın ilk evrelerinde meydana gelen bu ağrılar dikkate alınmazsa, her yemek yendikten sonra bu ağrılar kendini göstermeye başlar. Bu hastalığın ikinci evresinde ise, çok fazla terleme ve baş dönmesi hali oluşur. Bazı hastaların dışkılarında kan gözükmesi, kusma, ağızdan kal gelmesi gibi belirtiler, bu hastalığın ilerlediğini ve bir an önce tedaviye başlanmasını gerektirecek en büyük mide yarası belirtileridir. 
    • Ağızda ekşi bir tat olması
    • Midede yanma
    • Karnın üst kısmında ağrı hissi
    • Dilde hassasiyet ve renginin koyulaşması
    • Baş dönmesi
    • Aşırı terleme
    • Kusma
    • Ağızdan ve dışkıdan kan gelmesi
    Yemek saatlerinin düzenli olması, dinlenmek, alkol ve çay gibi içeceklerin çok fazla tüketilmemesi, sigara kullanmamak ve ortamından uzak durmak oldukça önemlidir.
    ]]> Büyü Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/buyu-belirtileri.html Tue, 11 Sep 2018 15:26:00 +0000 Büyü belirtileri, diğer bir adı sihir olan büyü; kişinin doğaüstü veya mistik yollar aracılığı ile, nesneleri ve insanları etkileyen uygulamalar topluluğudur. Dinimizde haram olduğu kesin olarak bildirilen büyü; ne yaz Büyü belirtileri, diğer bir adı sihir olan büyü; kişinin doğaüstü veya mistik yollar aracılığı ile, nesneleri ve insanları etkileyen uygulamalar topluluğudur. Dinimizde haram olduğu kesin olarak bildirilen büyü; ne yazık ki birçok kişi tarafından çeşitli sebeplerle yapılmaktadır. İnsanoğlunun büyülere olan inancı çok uzun yıllardan beri süregelmektedir. Bazen dua ve güçlü tılsımlarla, bazen de farklı metaryaller kullanılarak yapılan büyüler, kişiyi özellikle duygusal anlamda etkisi altına alarak onun ruhuna hükmedilmesi beklenerek yapılır. Bağlama büyüsü, geri getirme büyüsü, kara büyü, papaz büyüsü, ayırma büyüsü, kısmet açma büyüsü, işte başarılı olma büyüsü en popüler olan büyüler arasındadır. Bunlara benzer, kişilerin sıkıntılarına derman olacağını düşünerek yaptırdığı daha birçok büyü çeşidi bulunmaktadır.

    Büyüler daha çok bu işte uzman olan medyumlar veya hoca diye tabir edilen kişiler tarafından yapılmaktadır. Kişiyi gerek fiziki, gerekse manevi anlamda etkileyip dengesini bozan önemli bir durumdur. Çünkü; büyüye maruz kalan kişi olması gerektiği gibi normal davranışlar sergilediğini düşünürken, çevresindekiler farklı davranmaya başladığını fark ederler. Bu nedenle; aile hayatında, iş yerinde ve sosyal yaşantısında hep aksilikler yaşar. Kendisine büyü yapıldığını kişinin hissetmemesi büyünün özellikleri arasındadır. Çünkü; ona göre her şey yolunda gidiyordur. Eşi, anne ve babası gibi üçüncü şahıslar kişideki anormalliklerin farkına varabilmektir. Nitekim büyü; yapıldığı kişiyi olduğu kadar yakın çevresindeki fertleri de birinci dereceden etkilemektedir.  

    Yukarıda belirttiğim gibi büyü; kişiyi gerek ruhsal, gerek bedensel olarak etkisi altına alır ve davranışlarında değişikliğe sebep olur. Bunlar hem büyünün türüne, hem yaşanılan ortama, hem de büyüye maruz kalan kişinin cinsiyetine göre farklılık gösteren ciddi belirtilerdir. Ancak hayatımızda yaşadığımız her olumsuzluğu ve aksilikleri büyüye bağlamamak gerekir.

    Büyü BelirtileriBüyünün belirtileri nelerdir

    En çok bilinen belirtilerinden biri kişideki vesvese halleridir. Örneğin; kendinin sürekli pis olduğunu düşünerek banyo yapmak veya sık sık el ve ayaklarını yıkamak ister. Su altına kalma sürelerini uzatırlar. Uyku sırasında sebepsiz yere terler, dişlerini gıcırdatır ve korkunç rüyalar görürler. Sıklıkla rüyasında kedi-köpek ve akrep gibi hayvanları görürler. Uyku esnasında bağırır ve sıçrayarak uyanır. Yine uyurken kişi kendini uçuyor veya düşüyormuş gibi zanneder. Boğazı sıkılıyormuş hissine kapılır. Nedeni belirlenemeyen baş ve boyun ağrıları yaşar. Kendini her zaman sinirli, telaşlı ve yorgun hissetmesi en sık rastlanan durumlardır. Gece-gündüz fark etmeksizin sürekli bir endişe içinde olurlar. Duygusal yönden çok zayıf olup, küçücük bir sebepten ötürü bile ağlayabilirler.

    Ellerine hakim olamazlar. Örneğin; ellerinde tesbih gibi devamlı birşeyler sallama isteği vardır. Çoğu zaman el hareketleri istemsiz gelişir. Kapalı alanda kalmak istemez ve sürekli dışarıda olmak ister. Bir amacı olmadan uzun süre yürüyebilir. Birçok kişinin bilmediği bir belirti de ayakkabılarıdır. Büyü yapılan kişinin ayakkabıları çabuk eskir ve devamlı karışık bir halde bulunurlar. Kulak çınlaması ve gaipten sesler işitilmesi de diğer belirtiler içinde yer alır. Özellikle Kuran-ı Kerim okunan yerde bulunmak istemez ve biran önce oradan uzaklaşmak isterler. Çünkü; Kuran-ı Kerim büyüyü ortadan kaldırmada en güçlü yoldur. 

    Ayrıca büyü; etkisi altına aldığı kişide ciddi anlamda unutkanlığa yol açar. Zihninde karmaşıklığa neden olur.  Ayna karşısında uzun süre kalırlar. Saçlarıyla çok fazla oynarlar. Sürekli çevresindekiler ile tartışma içerisinde olur ve işleri yolunda gitmez. Kişinin kalbinde nefret oluşturur. 
    Vücudunun farklı yerlerinde kasılmalar ve titremeler görülür. Bazı insanlarda sar]]> Damar Tıkanıklığı Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/damar-tikanikligi-belirtileri.html Wed, 12 Sep 2018 04:34:39 +0000 Damar Tıkanıklığı Belirtileri, İnsan vücudun da organları ve kasları besleyen çok karmaşık şekilde damar sistemleri bulunmaktadır. Bu damarlarda zamanla çeşitli sebeplerden dolayı pıhtılar oluşur ve bunlarda damarlard Damar Tıkanıklığı Belirtileri, İnsan vücudun da organları ve kasları besleyen çok karmaşık şekilde damar sistemleri bulunmaktadır. Bu damarlarda zamanla çeşitli sebeplerden dolayı pıhtılar oluşur ve bunlarda damarlarda tıkanmaya yol açar. Bu durumun çok ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Bu damar tıkanıklığı belirtileri daha çok kendini koroner kalp sisteminde, kol ve bacaklarda oluşan sorunlarla kendini gösterir.
    Kısaca bunları aşağıda alt başlıklarda inceleyelim.

    Kalp damarlarında tıkanıklık belirtileri
    • Göğüste ağrı
    • Kollarda ve sırta ağrı gelişmesi
    • Nefes darlığı
    • Bulantı ve kusma
    Damar Tıkanıklığı BelirtileriBacaklarda damar tıkanıklık belirtileri
    • Yürürken bacaklarda ağrı 
    • Ayaklarda ve parmaklarda soğukluk 
    • Bu damarlarda tıkanmanın uzun sürmesinden dolayı sinir uçlarının beslenemediği için parmaklarda uyuşma meydana gelmesi
    • Parmaklarında ya da topukta geç iyileşen yaralar ve parmaklarında morarma  
    • Ellerde ve ayakta kangren oluşması
    Yürürken veya hızlı yürüdüğümüzde bacaklarda ağrı olur. Bunun sebebi bacağın kan ihtiyacı artmış olması ve tıkanıklık nedeniyle ayaklara yeterli kan gidemiyor olmasıdır. Bu ağrılar genellikle, bacağın baldır kaslarında olur. Bacak damar tıkanıklığında ki ağrı, koroner kalp damar sistemindeki ağrıdan bu özellikleri nedeniyle farklıdır. Bacaklarda meydana gelen tıkanıklık ağrıları, genellikle bel fıtığı ağrısıyla ile karıştırılır.Belirtiler dikkatle incelenirse, bu iki ağrı çeşidi genellikle birbirinden ayrılabilir. Eğer bacağınızdaki ağrı altta belirteceğimiz ağrılara benziyorsa ve yaşınız kırk beş yada elli yaş üzerindeyseniz, bu tip ağrı damar tıkanıklığından kaynak olabilir.
    • Bacak kasları çok sertleşir ve daha fazla yürümenize müsaade etmez. Dinlenmeniz gerekebilir. Biraz dinlenince ağrı kendiliğinden ortadan kaybolur. Fakat tekrar yürümeye başlayınca aynı ağrı tekrar oluşmaya başlar
    • Bacaktaki ağrı en sık baldır kaslarında olur. 
    • Ağrı hep aşağı yukarı belirli bir mesafe yürüdükten sonra ortaya çıkar. 
    • Bayır yukarı yürürken veya tempolu yürürken ağrı daha çabuk meydana gelir.
    Yavaş yürüdüğümüzde veya bayır aşağı yürüdüğümüzde ağrı daha azdır. Fakat bu hastalık ilerledikçe ağrı daha kısa mesafe yüründüğünde bile kendini gösterir. Mesela, kişi daha önceleri üç yüz-dört yüz metre  yürüdüğünde ağrı hissederken, hastalık ilerlediğinde ise, elli-yüz metre yürüse bile ağrı olur. Ağrı ne kadar az mesafe yürüdüğümüzde ortaya çıkıyor ve şiddetliyse, hastalık da o kadar ilerlemiş demektir. Örneğin, ağrı daha uzun mesafe yürüyünce yani yaklaşık altı-yedi yüz metre kadar hissediliyorsa, tıkanıklık nispeten daha hafiftir. Ama ağrı, yirmi-otuz metre gibi kısa mesafede yürünse bile meydana geliyorsa, hastalık ilerlemiş ve daha şiddetlidir. Bunun sebebi de, daha çok damarın  tıkanmış olmasıdır.  

    Bacak damarlarındaki kan, en çok kaslar için gereklidir.Yürümek için bacaklarımıza ihtiyacımız var ve bu kasların kana ihtiyacı vardır. Buda damarlarla sağlanır. Tıkanan damarlar, bacaklardaki kaslarımıza yeterli miktarda kanı ve oksijeni taşıyamayacağı için, yürümekte zorlanacağımız aşikardır.
    Yürümediğimizde bacakların daha az oksijene ve kana ihtiyacı vardır. Efor sarf edilen koşma gibi aktivitelerde, bacakların kan ihtiyacı çok daha fazla artar. Bundan dolayı, koşma ve yürüme dışında bacaklar fazla hareket etmediğinden ağrı oluşmayabilir.
    ]]>
    Rahim Kanseri Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/rahim-kanseri-belirtileri.html Wed, 12 Sep 2018 12:52:01 +0000 Rahim Kanseri Belirtileri, hastalığın en önemli belirtisi vajinal kanamadır. Rahim kanseri belirtisi olarak vajinal kanamalar çok önemlidir. Rahim kanseri belirtisi olan vajinal kanamalar genellikle menopoza girmiş bayanlarda gö Rahim Kanseri Belirtileri, hastalığın en önemli belirtisi vajinal kanamadır. Rahim kanseri belirtisi olarak vajinal kanamalar çok önemlidir. Rahim kanseri belirtisi olan vajinal kanamalar genellikle menopoza girmiş bayanlarda görülmektedir. Rahim kanseri belirtisi vajinal kanama menopoz sonrasında lekelenme şeklinde, şiddetli kanama veya hafif kanama şeklinde olabilmektedir. Rahim kanseri belirtisi vajinal kanama  menopaza girmemiş bayanlarda da görülebilmektedir. Rahim kanseri genellikle elli yaş üzeri bayanlarda görülmektedir. Rahim kanseri elli yaş altı bayanlarda çok nadir olarak görülen bir kanser şeklidir. Rahim kanseri belirtileri erken teşhis edilir ise tedavi şansı yüksek olan bir kanser türüdür. Rahimde görülen her kanama ve akıntı kanser demek değildir. Eğer düzensiz kanama ve akıntı varsa en kısa zamanda bir doktora müracaat edilmelidir. Rahim kanseri belirtileri arasında kramp, pelvik ağrı ve şişkinlik vardır. Rahim kanseri belirtilerinde ayrıca pembe ve beyaz renkte vajinal akıntıda görülür.

Rahim kanseri genellikle rahim iç kısmı olan endometriyum veya uterus mukozası denilen hücrelerde oluşur. Rahim kanserine bundan dolayı endometriyum kanseri de denilmektedir. Rahim kanseri aynı zamanda rahim ağzında da olabilir. Rahim kanserine genelde HPV virüsü neden olmaktadır. Rahim kanseri kısırlık ve erken menopoza sebep olabilir. Rahim kanseri için riskini artıran faktörler vardır. Bu faktörler, obezite, kısırlık, hipertansiyon, diyabet, düzensiz adet görmek, kolon veya meme kanseri, safra kesesi hastalıkları hiç gebelik olmamasıdır. Rahim kanseri rahimin büyümesi sonucunda el ile hissedilebilir. Fakat tanı genellikle ultrason, uterus mukozasından örnek alınıp incelenmesi, histeroskop ile incelenmesi sonucunda konur. Eğer rahim kanseri teşhisi konur ise diğer organlara yayılım olup olmadığı kontrol edilmelidir. Bunun için MR, CT taramsı, akaciğer filmi, kan tahlilleri yapılır. Özellikle mesane ve rektum kontrolü yapılmalıdır. Rahim kanserinde metastaz olup olmadığı belirlendikten sonra tedavi şekli belirlenir. Rahim kanserinde tedavi kanserin aşamasına göre belirlenmektedir. Kesin tedavi genelde rahimin cerrahi operasyonla alınmasıdır. Cerrahi tedavi yönteminin yanı sıra kemoterapi ve radyoterapide uygulanabilir. Rahim kanseri erken teşhis edilir ise tedavi mümkündür ve hasta tamamen iyileşebilir. Fakat rahim kanseri erken teşhis edilemezse ve diğer organlara metastaz olmuş ise sadece hastayı rahatlatmaya yönelik tedavi uygulanır. 
  
Rahim Kanseri BelirtileriRahim kanseri belirtileri olan, cinsel ilişki sonrasında yedi günden uzun süren kanamalar, her yirmi bir günde veya daha erken görülen adet kanamaları, menopoza girdikten bir yıl veya sonraki yıllarda meydana gelen kanamalar, karnın alt kısmında görülen ağrılar veya şişlikler varsa zaman kaybetmeden bir hekime müracaat edilmelidir. 

Rahim Kanseri Belirtileri
  • Menopoz sonrası vajinal kanamalar,
  • Kilo kaybı,
  • Cinsel ilişki sonrası kanama,
  • Menopoza girmemiş kadınlarda adet önemleri arasında ara kanamalar,
  • Cinsel ilişki sırasında ve sonrasında ağrı,
  • Karın bölgesinde ağrı olması,
  • Halsizlik,
  • Kabızlık,
  • Karın bölgesinde hassasiyet,
  • Vajinadan kanamanın yanı sıra kanlı, sulu,kokulu akıntılar olur,
  • Banyo sonrası görülen kanama olarak sıralanabilir.
]]>
Erkekte Kısırlık Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/erkekte-kisirlik-belirtileri.html Wed, 12 Sep 2018 13:33:37 +0000 Erkekte Kısırlık Belirtileri, Gittikçe bozulan çevresel şartlar, kalitesiz yaşam ve sigara gibi ürünler son yıllarda erkekte kısırlık belirtilerinin artmasına neden olmaktadır. Ergenlik döneminden itibaren belir Erkekte Kısırlık Belirtileri, Gittikçe bozulan çevresel şartlar, kalitesiz yaşam ve sigara gibi ürünler son yıllarda erkekte kısırlık belirtilerinin artmasına neden olmaktadır. Ergenlik döneminden itibaren belirtileri ortaya çıkan kısırlığın teşhisi ise sperm sayımı ile anlaşılır. Türkiye'de yaklaşık olarak her 100 çiftten 15'inde kısırlık sorunu görülmekte ve bu çiftlerin üçte ikisinde kısırlık erkek kökenli olmaktadır. 1 yıldan uzun süren ilişkilerde korunma yöntemi kullanılmadığı halde bebek sahibi olunamaması kısırlığın ilk belirtilerinden biridir. Kısırlık dışarıdan bakılınca kendini belli etmeyebilir, nedenleri ve belirtileri uzman kişilerin yapacağı araştırmalar sonucunda ortaya çıkabilir. 

Erkekte Kısırlık BelirtileriErkekte kısırlık belirtileri

Ergenlik çağındaki erkek çocuklarında aşırı kıllanma ya da hiç kıllanma olmaması, memelerde büyüme, testislerde şekil bozukluğu ya da testis yokluğu, sık rastlanmamakla birlikte koku almada sıkıntı, üst beden ile alt beden arasında orantısız büyüme, bedensel şekil bozukluğu, erkeklere ait kaslarda yeterli büyüme olmaması, seste aşırı incelme ya da aşırı kalınlaşma erkekte kısırlık belirtileri arasında sayılabilir. Çocukluk döneminde geçirilen ağır kabakulak hastalığı ileri yaşlardaki kısırlığın nedeni olabilir. 

Ergenlik dönemi içerisinde ya da ergenlik sonrasında ise, idrar yaparken zorlanma, acı çekme, prostat gibi hastalıklar ile geriye doğru boşalma, uzun süren ereksiyon hali, epididimlerde şişlik ve hassasiyet, testislerde ağrı ve hassasiyet, libido kaybı, birden basan sıcaklık hissi, kemik erimesi, enerji azalması süregelen yorgunluk hissi, boşalmada zorlanma veya erken boşalma kısırlığın hem nedeni hem de belirtisi olabilir. Kısırlık dışarıdan fark edilen belirtilere sahip olmayabilir örneğin, Sperm sayısında azalma, spermleri taşıyan kanallarda tıkanma, kanallarda kist oluşumu, sperm üretimini tetikleyen hormonların azalması, Y kromozomu üzerindeki genlerde bozulma ya da genlerde silinme, radyasyona maruz kalma, spermde hareket bozuklukları gibi gözle görülmeyen ancak gerekli testler yapıldıktan sonra anlaşılan belirtilerdir. 

Erişkin yaşlarda testisler yaşanan fonksiyon kaybı, yaşlanma ve hormonal değişiklikler kısırlığın belirtileri arasında sayılabilir. Vücut kıllarında uzamanın durması ya da yavaşlaması, saç dökülmelerinin birden durması, cinsel ilişki sırasında acı çekmek, ağrı duymak, cilt yüzeyinin bozulması, kısırlık belirtisi sayılabilir. 

Yine hormon bozuklukları ve kan tahlilleriyle fark edilen FSH yüksekliği ya da testeron eksikliği de erkeklerde bilinen kısırlık belirtilerinden biridir. FSH hem kadınlarda hem erkeklerde üre organlarını etkileyen bir hormondur, eksikliği ya da fazlalığı sperm gelişimini olumsuz etkilemekte ve kısırlığa sebep olmaktadır. Yine LH hormonu fazlalığı, progesteron azlığı, kanda demir oranının yüksek olması da kan tahlilleri ile ortaya çıkan diğer bir kısırlık belirtisidir. 

Düzensiz beslenme, hormonlu beslenme, genetik yatkınlık, cinsel yollar üzerinde iltihap oluşması, tüplerde tıkanma, doğum esnasında meydana gelmiş olabilecek bir anomali, psikolojik bir travma, sigara ve alkol tüketimi de kısırlığın temelini oluşturan faktörler arasındadır. Geçmişteki ya da süregelen dönemde kullanılan bazı ilaçlarda kısırlığa neden olmaktadır. Örneğin Kortizol içeren ilaçların kullanımı sırasında kişi belirtilerini fark etmese de ilaç kullanımı kısırlığa yol açabilir.
]]>
D Vitamini Eksikliği Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/d-vitamini-eksikligi-belirtileri.html Wed, 12 Sep 2018 16:41:25 +0000 D vitamini eksikliği belirtileri, vücutta günlük D vitamini ihtiyacını 15 dakika gibi bir sürede güneş ışığından yararlanarak sağlayabilmektedir. Buna rağmen yetişkin nüfusun %20'lik bir kısmında bu vitamin eksikliği yaş D vitamini eksikliği belirtileri, vücutta günlük D vitamini ihtiyacını 15 dakika gibi bir sürede güneş ışığından yararlanarak sağlayabilmektedir. Buna rağmen yetişkin nüfusun %20'lik bir kısmında bu vitamin eksikliği yaşanmaktadır. Cinsiyet olarak ise yaşlı kadınların %50'lik bir kesiminde daha fazla rastlanmaktadır. D vitaminini güneş ışığından sağlayabilmenin asıl amacı bu vitaminin bulunduran gıdaların sayıca az olmasındandır. Cilt güneşten gelen UVB ışınlarını alarak D vitamini üretebilmektedir. Buna rağmen D vitamini eksikliği belirtileri sıralarsak koyu ten rengi, kemik ağrısı,  depresyon, aşırı kilo ve obezite, aşırı terleme, soğuk algınlığı, kasların zayıflaması, yaş faktörü ve bağırsak sorunlarıdır.
  • Ten rengi: Esmer tenli kişilerin ciltleri güneşe karşı doğal bir korumaya sahiptirler. Bu insanlarda D vitamini eksikliği daha fazla yaşanmaktadır. Beyaz tenli bir insanla aynı seviyede D vitamini üretebilmesi için 10 kez daha fazla güneş ışığına maruz kalmak zorundadırlar.
  • Kemik ağrılar: D vitamini eksikliği belirtileri içinde en belirgin olan sorunlardan biridir. D vitamini eksikliğinde vücuttaki kalsiyıu, kolajen matrikslerine dönüştürülerek kemiklere yollanmaktadır. Kemikler için yapı taşı görevini gören kalsiyumun eksikliğinde kemik ağrılarına neden olmaktadır. Bu sorunu yaşayan kişilerde osteoporos yani kemik yumuşaması olma ihtimalleri yükselmektedir. Çocuklarda ise raşitizm görülür. Kemik ağrısı ile beraber vücut genelinde ağrılara ve halsizlikle devam etmektedir.
  • Yaş faktörü: 50 yaş ve üzeri kişilerde güneş ışığına maruz kalma gitgide daha az etkili olacaktır. Buda Vücutta D vitamini üretiminde düşüş meydana getirecektir. Yaş ilerlemesinden dolayı böbreklerin D vitaminini kullanabilir enerjiye dönüştürmedeki verimi azalmaktadır. %0 yaş ve üzeri kişilerin sık sık kontrollere gitmesi gerekmektedir.
  • Depresyon: Depresyonun oluşmasının sebebi insan beyininde üretilen ve ruh sağlığını düzenleyen serotonin seviyesinin D vitaminine bağlı olarak düşmesidir. Bu nedenden dolayı çok şiddetli bir depresyon olmaya bilir ama kendinizi hep hüzünlü ve mutsuz hissetmenizi sağlamaktadır.
  • Aşırı kilo ve obezite: D vitamini ek bir özelliği de yağda çözülebiliyor olmasıdır. Bunun sayesinde ise D vitamini vücutta yağların toplanmasında lavabo görevini sağlamaktadır. Kilolu kişilerde D vitamini ihtiyacı zayıf kişilere orana daha çoktur. Sporcularında D vitaminine ihtiyacı fazladır.
  • Aşırı terleme: İnsan vücudunda terleme sağlıklı bir olgudur. Fakat D vitamini eksikliği belirtilerinde görülmesinin ilk sırasında aşırı terlemeye rastlanmaktadır. Eksiklikte vücut sıcaklığında artış meydana gelir kişi sabitte kalsa terleme çok sık oluşur. Ayrıca başın terlemesinde normalden fazla olur.
  • Soğuk algınlığı: Çok sık yaşanan soğuk algınlığının nedeni  D vitamini eksikliğinden de olabilmektedir.
  • Kasların zayıflaması: Vücuttaki kas dokusunun çoğunluğunu oluşturan ve iskelet kaslarının zayıflamasına neden olur.
  • Bağırsak sorunları: D vitamini eksikliği mide-bağırsak sisteminin yağ emme özelliğini azaltmaktadır. Daha az yağ emmek ise D vitamininin daha az mide-bağırsak bölümünde bulunacağı anlamına gelmektedir. Bu olaydan dolayı mide ve bağırsak sorunun yaşanması muhtemeldir.
  • Diğer belirtiler: Halsizlik, kas krampları, kilo alma, eklem ağrıları, baş ağrısı, yüksek tansiyon, mesane sorunu, kabızlık, konsantrasyon eksikliği ve ishal gibi sindirim sorunları da D vitamini eksikliği belirtileri arasında yer alıyor.
  • D vitamini eksikliği belirtileri arasında görülme riski artan diğer hastalıklar: Diş eti hastalığı, sedef hastalığı, parkinson hastalığı, obezite, diyabet, kronik ağrılar, hipertansiyon, osteoartrit, gut, fibromiyalji, kısırlık.
D Vitamini Eksikliği BelirtileriD vitamini eksikliği be]]> Mide Fıtığı Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/mide-fitigi-belirtileri.html Thu, 13 Sep 2018 16:32:23 +0000 Mide fıtığı belirtileri, Mide fıtığı bir çok kişide bulunan ve yaşanan bir hastalıktır. Mide fıtığı rahatsızlığı insanlara pek çok problem yaşatmaktadır. Kişi vücudunda göğüs ve karın arasındaki  boşluğu ayı Mide fıtığı belirtileri, Mide fıtığı bir çok kişide bulunan ve yaşanan bir hastalıktır. Mide fıtığı rahatsızlığı insanlara pek çok problem yaşatmaktadır. Kişi vücudunda göğüs ve karın arasındaki  boşluğu ayırmakta olan diyafram kasında mevcut bir açıklık bulunmaktadır. Bu açıklıktan midenin üst kısmının yemek borusuna borusuna doğru sarkmasına mide fıtığı denmektedir. Diyafram, karın ve göğüs arasında bulunan geniş bir kastır. Nefes almak için insan vücudu bu kası kullanmaktadır. Normalde mide diyaframın altında bulunmaktadır. Mide fıtığı rahatsızlığı bulunan kişilerde ise midenin bir kısmı kas içerisinden yukarı doğru itilmektedir. Mide fıtığı ülkemizde genellikle 50 yaş üzerindeki kişilerde görülmektedir. 60 yaşın üzerindeki kişilerde ise % 60 oranında rastlanmaktadır. Ayrıca aşırı kilo ve sigara kullanımı da  kişide mide fıtığı riskini yükseltmektedir. Kişinin obozite boyutlarında var olan fazla kilosu genç yaşlarda da mide fıtığı problemi ile yüzleşmesine neden olmaktadır. Sigara kullanan kişiler yine genç yaşta mide fıtığı olma riski ile karşı karşıya olmaktadır. Kişide mide fıtığının küçük olması ve fıtığın ilerlememiş olması kişinin mide fıtığı belirtileri yaşamamasına neden olmaktadır. Bu durum ancak doktor muayenesinde açığa çıkmaktadır. Mide fıtığının kişide var olma sebepleri tam olarak bilinememektedir. Çoğu zaman sebep olarak ilerlemiş olan yaş faktörü, herhangi bir kaza sonucu yaralanma, kas dokusunun hasarı gösterilmektedir. Başka bir nedeni ise mide çevresindeki kasların çok fazla baskı uygulamasıdır. Kişi mide fıtığı belirtileri yaşıyorsa mutlaka doktora giderek muayene olmalıdır. Yapılan muayene ve tahliller sonucunda uygulanacak tedavi kişinin sorunlarını ortadan kaldırmaya yönelik olacaktır.

Mide Fıtığı BelirtileriMide fıtığı belirtileri 
  • Mide yanması: Mide fıtığı rahatsızlığında ilk ve en önemli belirtiler arasında mide yanması gelmektedir. Midedeki yanma genellikle şiddetli ve acılı bir şekildedir. Bu durumdan ötürü kişilerin yemek yeme düzenleri de değişmektedir. Kişi özellikle yemek yedikten sonra farklı bir hisse kapılmaktadır. Bu his kimi zaman mide bulantısı ve kusmaya varabilecek boyuttadır.
  • Geğirme: Midede oluşan sorunlar nedeniyle kişide sık sık geğirme durumu oluşmaktadır. kişi vücudunda diyaframın da etkisi ile gaz oluşumunun artması sürekli geğirmeye yol açmaktadır.
  • Yutkunma zorluğu: Mide fıtığının belirtileri arasında yer alan diğer bir sorunda yutkunmadır. Mide fıtığı oluşmaya başladığında kişi yutkunma zorlukları yaşamaya başlar.
  • Göğüs ve karın ağrısı: Mide fıtığının diyaframı etkilemesi sonucunda kişiler nefes alıp verirken göğüs bölgesinde ağrı hissetmeye başlar. Ayrıca midedeki sorun nedeni ile bazı kişilerde uzun süreli karın ağrıları yaşanmaktadır.
  • Kusma: Kişide kusma problemi bir çok nedenden dolayı oluşabilir. Fakat mide fıtığının kişide var olması kişideki kusmanın kanlı olmasına neden olmaktadır. Sizde kanlı kusma durumu ile karşılaşıyorsanız zaman kaybetmeden doktora gitmelisiniz.
  • İdrar ve dışkıda değişiklikler: Midede oluşan sorunlardan dolayı idrar ve dışkıda değişiklikler oluşmaktadır. Mide fıtığı vakalarında idrarda kan  dışkıda ise normalden daha koyu bir renk görülmektedir.
]]> Menenjit Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/menenjit-belirtileri.html Thu, 13 Sep 2018 21:48:20 +0000 Menenjit Belirtileri, Beyin, meninks ismi verilen, ince bir zar ile örtülmüştür. Meninks zarı içerisinde beyni koruyan ve besleyen önemli bir sıvı vardır. Meninks zarının iltihaplanması durumunda ise menenjit hastalı
Menenjit Belirtileri, Beyin, meninks ismi verilen, ince bir zar ile örtülmüştür. Meninks zarı içerisinde beyni koruyan ve besleyen önemli bir sıvı vardır. Meninks zarının iltihaplanması durumunda ise menenjit hastalığı ortaya çıkmaktadır. Nadiren görülen bu iltihaplanmalar, önemli problemlere yol açacağından dolayı için en küçük bir semptomda veya kuşkuda hemen harekete geçilmesi gerekmektedir.  

Menenjit BelirtileriMenenjit Belirtileri Nelerdir 
  • Menenjit belirtilerinden ilki genellikle bıçak saplanması gibi bir his duyulması veya büyük bir ağırlık veren şiddetli, ciddi ve uzun süreli devam eden bir baş ağrısı ve baş ağrısının zaman zaman şiddetini daha da fazla artırmasıdır.  
  • Genel olarak aç karnına iken ortaya çıkan, yemeklerle bir alakası bulmayan, karın ağrıları ve mide bulantıları olmadan başlayan, fışkırma biçiminde kusmaların görülmesi 
  • Bebeklerde görülen menenjit belirtilerinden ilki bıngıldakların şişip dışa doğru bombeli bir şekilde gözükmesidir. 
  • Ense ve sırt bölgesindeki  kasların kasılmalara bağlı olarak sertleşmesi de menenjit belirtilerindendir.  
  • Ense bölgesinde sertliği olan hastaların başı ve çenesinin, göğüs kemiğine değmesini sağlayacak biçimde istemli olarak bükülememesi. 
Muayene esnasında bu durumun yanı sıra omurga bölgesinin, göğüs hizasındaki sert biçimini belirlemek amacıyla oturtulan hastanın elini herhangi bir yere dayanmadan dik olarak oturamadığı görülebilir. Hasta çoğunlukla yana doğru yatarak bir bacağını karnına doğru çeker. Rahatlamak amacıyla zorunlu olarak girilen bu duruma “tüfek tetiği” konumu denilmektedir.'' Daha ağır menenjit belirtilerinde opistotonus adı verilen bir durum görülür. Bu durumda baldır ve sırt kaslanın kasılması sonucunda beden yay gibi gerilir, yere yalnız baş ve ayaklar değer. Karın kaslanın kasılması sebebiyle karın kayık biçimini alır. Bazı hareketlerin uyardığı ağrılı kas refleksleri sebebiyle hasta bacaklarını gerecek bir şekilde oturamaz. 
  • Menenjit belirtilerinden birisi de hasta başı öne doğru eğildiğinde bacaklarını aniden bükebilmektedir. Muayene esnasında bacak gergin şekilde tutularak kalçaya doğru bükülür. Sağlıklı olan kişilerde problem çıkarmadan gerçekleşen bacak bükme hareketleri bu hastalarda şiddetli ağrılar sebebiyle yarıda kesilir. Ama bu belirti yalnızca menenjit belirtilerine özgü değildir ve siyatik gibi başka rahatsızlıklarda da görülebilmektedir. 
  • Kafa yan tarafa doğru döndürülmeye çalışıldığında ise hasta, bir omuzunu aniden öne atmaktadır.
Devamlılık göstermeyen bazı hareketlere bağlı olan semptomlar beyin ve çevresel sinirlerin de hastalıktan etkilendiğini gösterir. Bu menenjit belirtileri arasında Havale, 
  • Titreme, 
  • Tekli kas gruplarında kasılmalar, Istemsiz gerçekleşen hareketler 
  • özellikle beyin bölgesini etkileyen menenjitlerde bazı kafa sinirlerinden kaynaklanan felçler görülebilir. 
  • Omurilikteki sinir köklerini çevreleyen sinirlerin etkilenmesine bağlı olarak duyu bozuklukları görülebilir. Genellikle duyarlılığın artması şeklinde meydana gelen bu bozukluklar arasında, ışığa aşırı duyarlılı gösterme (fotofobi), işitme duyusunun anormal şekilde artması, yüksek seslere aşırı duyarlılık ve baş dönmesi sayılabilir.
  • Sebebi tam bilinmeyen otonom sinir sistemi semptomlarından bir kısmı, örneğin kabızlık ve bradikardi, vagus sinirlerinin uyarımlarına bağlı şekilde gelişmektedir. Normal olan solunum, uzun süreli soluk alamama atakları ile kesilir. Deriye parmağı bastırıp çektikten yaklaşık 1 dakika sonra kırmızı çizgiler belirebilmektedir. Bu kırmızı çizgiler birkaç dakika kadar ciltte kalabilir. 
  • Beyin hücrelerini yaygın şekilde etkilenmesi ne bağlı, menenjit belirtilerine özgü olmayan değişikliklerde görülebilmektedir.
  • Menenjit belirtilerine bağlı olarak bazı ruhsal belirtiler de görüle]]> Hepatit C Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/hepatit-c-belirtileri.html Fri, 14 Sep 2018 09:19:30 +0000 Hepatit C hastalığının belirtileri, genel itibariyle pek fazla kendini göstermez. Hepatit C hastalığında kronik enfeksiyon oluşumu olana kadar. En kötü yanı ise erken evrelerde kendini göstermemesi. Genel itibariyle küçük Hepatit C hastalığının belirtileri, genel itibariyle pek fazla kendini göstermez. Hepatit C hastalığında kronik enfeksiyon oluşumu olana kadar. En kötü yanı ise erken evrelerde kendini göstermemesi. Genel itibariyle küçük çocuklarda  ise belirti göstermemektedir. Hepatit C'nin %80'lik kısmı kişi farkında olmadan geçirmektedir. Hepatit C virüsü hastada ortaya çıktıktan sonra bir veya üç ay sonrasında belirtilerini göstermeye başlar.  

Hepatit C hastalığında belirtiler; halsizlik, iştahsızlık, karın ağrısı, mide bulantısı, idrarda koyulaşma, ciltte ve gözün beyazında sararma, yüksek ateş, kaslarda ve eklemlerde ağrı şeklinde kendini göstermektedir. Bu belirtilerin arasında en önemlisi gözlerde oluşan sarılıktır.  Hasta gözlerde sarılık geçici bir belirti olduğu için en yakın sağlık kuruluşlarına başvurulmalıdır. Ancak bu belirtiler virüsün karaciğere hasar bırakana kadar kendini belli etmemektedir. Karaciğere de kronik enfeksiyon yıllar sonrasında ortaya çıkmaktadır. Hepatite bağlı oluşan sirozda; yemek borusunda varisler, varis kanaması, karında su toplanmaktadır ve bazı hastalarda ise şuur kaybı oluşmaktadır. Hepatit C hastalığında fazla zamanın geçmesi ve tedavinin yapılmaması ile bu belirtiler biraz daha fazla olmaktadır. Örneğin kişide kolayca kanama olması, cildin morarması, kaşıntı, uyuşukluk ve konuşma bozukluğu olarak görülmektedir.


Hepatit C BelirtileriHepatit C belirtileri, hepatit C virüsünün bulaşması sonucu oluşmaktadır. Hastada belirtiler karaciğere taşınan virüs belli bir zaman sonra belirti göstermektedir. Hepatit C virüsünü kan tetkiki ile belirlenebilir. Fakat Hepatit C'nin akut veya kronik bir virüs mü olduğu ayır edilmemektedir. Kronik olan enfeksiyonlar, uzun yıllar boyunca belirti göstermediğinden uzman doktorlar hastanın karaciğer fonksiyon testine bakmaktadır. Hepatit C'nin yüksek risk olduğu hastalarda yapılan rutin kan testi kontrolleriyle belirti göstermektedir. 
]]>
Alzheimer Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/alzheimer-belirtileri.html Fri, 14 Sep 2018 12:54:25 +0000 Alzheimer Belirtileri; Alman Doktor Alois Alzheimer’in ismiyle anılan ve halkımız arasında “bunama” olarak bilinen Alzheimer hastalığı, birçok risk etkeniyle beraber genetik yatkınlık neticesi ile beyin içindeki bazı hücrelerin Alzheimer Belirtileri; Alman Doktor Alois Alzheimer’in ismiyle anılan ve halkımız arasında “bunama” olarak bilinen Alzheimer hastalığı, birçok risk etkeniyle beraber genetik yatkınlık neticesi ile beyin içindeki bazı hücrelerin bir bölümünün ölmesiyle meydana çıkar.  
Bu beyin hastalığı Alzheimer’ in, her insanda ara ara görülen basit unutkanlık ile karıştırılmaması, başlangıcında bazı uyarıcı belirtilere dikkat edilmesi gerekmektedir.
Bazı Alzheimer belirtileri sayesinde bu hastalık başlamadan önce tespit edilip, bu tespitler doğrultusunda alınacak tedbirler ile bu hastalığı önlemek veya geciktirmek mümkün olmaktadır. 
Alzheimer herkes için her yaşta geçerli olabilecek, basit unutmalar ile karıştırılmaması gereken bir hastalıktır. Alzheimer hastalığının önlenmesi, hastalığa sebep olan mevcut hücre ölümü süresinin geciktirilmesi yahut başlamış olan hastalık hızının yavaşlatılması için en başta beslenmeye çok fazla önem verilmelidir.

Alzheimer BelirtileriAlzheimer Belirtileri:
Günlük yaşantımızı etkileyebilecek unutkanlıklar. 
  • Genellikle çok yakın döneme ait alışveriş listesi, randevu, toplantı ile başka güncel bilgilerin hatırlanmaması. 
  • Plan ve hesaplama zorluğu. Fatura ödemelerini unutmak, çok fazla yaptığı halde bir yemeğin tarifini dahi unutma, günlük yapılan işlerin sıra ve süresi ile ilgili yaşanan unutkanlıklar.
  • İş ve evde yaptığı görevlerinde daha önce sorun yaşamadığı halde, son zamanlarda işlerinde aksamalar yaşaması düzenlemelerde karışıklık, eşyaların ne için ve nasıl kullanılmasıyla ilgili bilgi hatırlanmasında sorun yaşaması.
  • Yer ve zamanla ilgili yaşanan zihin karışması. Düzenli gidilen dükkan, cami veya işyerinin bulunamaması. Vaktin saatini günü ve ayı karıştırma, evin içindeki odaların karıştırması.
  • Görüntü algılama zorluğu. Bu zorlukta hem yazı okuma hem de şekil algısında zihin bozuklukları ortaya çıkar. Bazı görüntüleri çok daha önceleri görmüş olduğu başka mekanlar ile karıştırabilme, İnsanların birbirine benzer yüz ifadesinden farklı anlam çıkarma. Trafik içinde sorun yaşanması.
  • Konuşma, anlatma, ifade etme ve anlam vermede zorlanma, konuşacağı kelime sayısında azalma, ifadelerinde mana kayması.
  • Eşyayı normal, olağan yerlerinden daha farklı yerlere koyma ve unutma dolayısıyla yakınını kaybetme ya da hırsızlık ile suçlama. Mesela ayakkabıyı çamaşır makinesine koyma, eti yatak altına saklama, vb.
  • Yargı ve karar verme güçlüğü. Günlük yaşam içinde önceleri kolaylıkla verilen kararlar için uzun zaman düşünüp, bir şekilde karar verememe ya da normal olmayan şaşırtıcı kararlar verme.
  • Sosyolojik etkinliklerden geri durma. Daha önce tertip ve düzen içinde yapılan sosyal toplantılardan ayrılma, grup toplantılarına katılmama gibi. Bununla beraber eve kapanıp, tek düze yaşantıya girme.
  • Alzheimer belirtilerinden birisi de bu kişinin; kişilik tavır ve davranışının değişmesi. Mesela; hoşgörülü ve çok sevecen, sıcakkanlı birisi iken, çekilmez, hoş görüşü olmayan, ya da cömert biri iken, cimri olma (bunların tersi bir durum da olabilir.) bir karakter dönüşümü.
  • Cinsel duygu ve eğilimlerin abartılı bir hale gelmesi.
  • Diğer bir Alzheimer belirtisi de; daha önce sevdiği, hoşlandığı ve zevk aldığı şeyden zevk alamama.
Alzheimer’ in önlenmesinde; hastalığa sebep olan mevcut hücre ölümü süresinin geciktirilmesi, yahut başlamış olan hastalık hızının yavaşlatılması için en başta beslenmeye çok fazla önem verilmelidir. Bunun için bazı besinlerin adı geçmektedir. Beyin için yararlı, vitaminler yönünden zengin olan beyin dostu besinler; B,E,C ve A vitaminleri yönünden zengin besinlerdir. Çoğunlukla B vitaminleri, özellikle sinir büyüme etken ve sinir yıpranmasına karşın etkili olan B 12 vitamini olan besinler alınmalıdır. 
]]>
İltihaplı Romatizma Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/iltihapli-romatizma-belirtileri.html Fri, 14 Sep 2018 21:15:09 +0000 İltihaplı Romatizma Belirtileri, Romatizma; Gerçekte tek bir hastalık değildir. Romatizmanın birçok çeşidi vardır ve bağ dokusu ile eklemleri etkileyen bir sağlık sorunudur. İltihaplı romatizma veya terminolojik adı ile ro İltihaplı Romatizma Belirtileri, Romatizma; Gerçekte tek bir hastalık değildir. Romatizmanın birçok çeşidi vardır ve bağ dokusu ile eklemleri etkileyen bir sağlık sorunudur. İltihaplı romatizma veya terminolojik adı ile romatoid artrit romatizma hastalığı içinde anılan bir çeşididir. İltihaplı romatizma, tipik olarak, küçük eklem kemiklerini, ayakları ve elleri etkileyen, kronik iltihaplı bir hastalıktır. Osteoartrit hastalığının aksine, iltihaplı romatizma aşınma, yıpranma ve zedelenme şeklinde değil de, eklemleri koruyan astarları etkilemektedir. Bu nedenle iltihaplı romatizma, ağrı ve şişme yaparak, eklem deformasyonu yanında kemik erimesi ile sonuçlanabilmektedir. Aslında daha çok vücudun bağışıklık sistemi ile ilgili bir sorun olan iltihaplı romatizma, bağışıklık sisteminin yanlışlıkla kendi vücut dokularına saldırması sonucu ortaya çıkmasıdır. Bunlara ek olarak, iltihaplı romatizma, akciğer, göz, deri ve damarlar gibi diğer bazı dokulara ve organlara da zarar vermektedir. İltihaplı romatizma her yaşta görülebileceği gibi genelde, 40 yaşından sonra meydana geldiği daha çok görülmektedir. Ayrıca, iltihaplı romatizma erkelere nazaran kadınlarda daha yaygın şekilde gözlenmektedir. İltihaplı romatizmanın teşhis ve tedavisi sırasında, belirtiler dikkatli biçimde ele alınıp kontrol edilmelidir. Eklem hasarı önlenecek şekilde hareket edilmelidir.

İltihaplı Romatizma Belirtileri; Belirtileri genellikle şöyledir. Eklemlerde ağrı, hassas, duyarlı, hararetli ve şişmiş eklemler, bitkinlik ve halsizlik, ateş, kilo kaybı, kollarda deri altında oluşan dikenimsi şişlikler ve saatlerce sürebilen sabah tutulması gibi belirtilerdir. İltihaplı romatizmanın ilk aşamasında, küçük eklemler, özellikle ayak ve eller ile ayak, el parmakları daha çok etkilenmektedir. Hastalık süreci ilerledikçe belirtiler çoğunlukla, omuz, dirsek, el bileği, diz, ayak bileği ve kalçada etkisini göstermeye başlar. Çoğu durumda belirtiler vücudun her iki taraftaki eklemlerde aynı şekilde kendini gösterebilmektedir.

Eklem Ağrıları; İltihaplı romatizma özellikle küçük eklemleri, örnek; el ve ayak parmaklarındaki eklemleri etkisi altına alan bir sağlık sorunu olmasıdır. İltihaplı romatizma, etkisi altına aldığı bölgede her zaman olmasa da bazen çok fazla şiddetle-nebilen ağrı ve sızıların yaşanmasına neden olmaktadır.

İltihaplı Romatizma BelirtileriHassas, Haraketli ve Şişmiş Eklemler; İltihaplı romatizma, vücutta ve özellikle eklem yerlerinde iltihap oluşmasına neden olduğu için, bu noktalarda yanma hissinin yaşanmasına ve eklemlerin şişmesine neden olmaktadır. Eklemlerde yaşanan hassasiyet ve aşırı duyarlılık da iltihaplı romatizma belirtilerinin bazılarıdır.

Halsizlik ve Bitkinlik; Birçok rahatsızlıkta olduğu gibi, iltihaplı romatizmada da bitkinlik ve halsizlik yaşanabilmektedir. Bilindiği gibi eklemleri doğrudan etkileyen bir rahatsızlık olan iltihaplı romatizma, bireyin oldukça yorgun, bitkin ve halsiz hissetmesine neden olmaktadır.
Ateş; İltihaplı romatizmada sıklıkla olmasa da bazen vücut ateşinin yükselmesine neden olmaktadır. Ama bazı bireylerde ateşlenme hali gözlenemeyebilir.

Kilo Kaybı; İltihaplı romatizma sürekli olarak ağrı ve sızı yaşanmasına neden olduğundan, kişinin yaşam kalitesini düşürüp, iştahının kapanmasına sebep olmaktadır. Bu durum ise, kişinin kilo kaybına neden olabilmektedir.

Deri Altında Yumru Oluşumu; Deri altında özellikle eklem noktalarındaki derinin alt kısmında, kimi zaman şişkinlikler meydana gelmektedir. Bu şişkinlikler romatoid nodülü (yumrusu) adı verilen, dikenimsi yapıdaki nodüllerdir. Deri altında oluşan bu yumruların oluşum sebebi ise, vücudun iltihap meydana getirmesidir.

Sabah Tutulması; Özellikle sabahları uykudan kalkıldığında, norma]]> Bebeklerde Lösemi Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/bebeklerde-losemi-belirtileri.html Sat, 15 Sep 2018 12:08:15 +0000 Bebeklerde Lösemi Belirtileri, Lösemi hastalığı bağışıklık sisteminin oldukça önemli parçası olan beyaz renkli kan hücrelerinin yani alyuvarların kontrolsüz bir şekilde çoğalmasında sonra meydana gelen bir ka Bebeklerde Lösemi Belirtileri, Lösemi hastalığı bağışıklık sisteminin oldukça önemli parçası olan beyaz renkli kan hücrelerinin yani alyuvarların kontrolsüz bir şekilde çoğalmasında sonra meydana gelen bir kanser türüdür. Lösemi özellikle de bebeklik ve çocukluk döneminde çok fazla görülen bir kanser çeşididir. En fazla görüldüğü yaşlar sekiz ile iki yaş arasıdır. Lösemi kanserinde kemik iliğinde oldukça fazla miktarda anormal hücre kontrolsüz bir şekilde çoğalır ve normal olan kan hücrelerinin yerini almaktadır. Bu sebepten dolayı lösemi olan bebek kanamaya ve enfeksiyona açık bir duruma gelecektir. Kemik iliğinden başlayan lösemi kanseri vücudun değişik bölgelerine de yayılır. Bebeklik döneminde en çok ALL (akut lenfoblastik lösemi) adı evrilen çeşidi görülür.

Bebeklerde Lösemi Belirtileri Nelerdir

Lösemi hastalığını teşhis etmek oldukça zordur. Çünkü lösemi çok yavaş ilerleyen bir hastalıktır. Ancak akut lösemide durum çok daha farklı olur. Akut lösemide belirtileri birden görülmeye başlanır.) Çünkü lösemi hastalığı belirtileri görülmeye başlandığında ortaya çıkan bu belirtiler diğer normal olan bebeklik hastalıkları ile karıştırılmaktadır. Bebeklerde lösemi belirtileri bebekten bebeğe farklılık gösterir. Bebeklik lösemi hastalığında genellikle şu belirtiler görülmektedir;

  • Halsizlik ve iştahsızlık
  • Soluk görünmek (düşük kan değerlerine bağlı)
  • Lenf bezlerinde aşırı büyüme (kasık, koltuk altı ve boyun olabilir.)
  • Ateş
  • Bir türlü düzelme olmayan enfeksiyonlar
  • Kilo kaybı
  • Karın bölgesinde şişlik (dalak ile karaciğer büyümesine bağlı)
  • Gece terlemek
  • Oldukça kolay morarmak ile kanama (diş eti ve burun kanaması)
  • Eklem ile kemik ağrıları
  • Öksürük
  • Nöbetler
  • Kusma

Bebeklerde Lösemi BelirtileriBebeklerde Lösemi Nasıl Tedavi Edilir

Bebeklik dönemi lösemisi tedavisi mümkün olan bir hastalık türüdür. Hastalığın çeşidine bağlı olarak birtakım protokolleri uygulanmakta, en uygun tedavi ile yardım ile oldukça iyi sonuçlar alınabilir. Bu hastalığı önlemek için anne adayının hamilelik döneminde kesinlikle sigara içmemesi gerekir. Ayrıca özellikle de hamileliğin daha ilk aylarında röntgen ışınlarından da mümkün olduğunca korunmak gerekir.

]]>
Havale Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/havale-belirtileri.html Sun, 16 Sep 2018 10:18:01 +0000 Havale Belirtileri, Havale geçiren birisi olduğunda şaşırıp kalmamak için oldukça basit ilk yardım yöntemlerini araştırarak öğrenmek gerekir. Havale kişide çaresizlik duygusu uyandırabilen en korkutucu belirtilerden biri Havale Belirtileri, Havale geçiren birisi olduğunda şaşırıp kalmamak için oldukça basit ilk yardım yöntemlerini araştırarak öğrenmek gerekir. Havale kişide çaresizlik duygusu uyandırabilen en korkutucu belirtilerden biridir.  

Havale Belirtileri Nelerdir
  • Havale eğer ateşe bağlı ise çoğunlukla çocuğun bilincini kaybederek yere düşmesi ile başlar. 
  • Genelde çocuk kasılı, titrer, denetimini kaybeder ve çırpınmaya başlar.
  • Havale geçiren kişinin ağzından salya gelir ve solunumu zorlaşır.
  • Dişleri oldukça sıkı kenetlenir ve eğer arada kalmış ise dilini ısırır.
  • Havale geçiren kişi dışkı ile idrar kaçırır.
  • Havale geçirdikten sonra kişi biran ayılır ama sonra hemen uykuya dalar.
  • Yüzünde içinde bulunduğu duruma özgü bir surat ifadesi ile horlamaya başlar.
  • Bu tür geçirilen havaleler sadece bir yada iki dakika kadar sürer.
  • Sara havaleleri ise ya bedenin belirli yerlerini etkiler yada hem beden kaslarını hemde bilinci etkileyen havale türüdür.
  • Dili ısırma ihtimali haricinde sert bir maddenin üzerine düşerek veya yerde çırpınır bir vaziyette iken bir eşyaya çarparak bazı yaralanmalar olur.  
  • Havale esnasında eğer kişi kusarak tıkanır veya kusmuğu akciğerine kaçarsa oldukça ciddi komplikasyonlar hatta sonu ölüm söz konusu dahi olabilir.
  • Makine ile iş yaparken veya araba kullanır iken korkunç kazalara neden olabilir.
Havale BelirtileriHavale Nedenleri Nelerdir
Küçük çocuklar ile bebeklerde havalelerin başlıca sebebi sıcaklık ile ateşte oluşan ani yükseliştir. Yüksek ateşte havale geçirme eğilimi ise çocuğa yada bebeğe aileden gelir. Ancak havale geçiren kişilerde zaman ile direnç gelişir ve genelde beş yaşını doldurduktan sonra ateşli havaleler çok görülmez. Yeni doğan bebeklerde ise havaleler merkezi sinir sistemi bozukluklarından veya beyin hasarlarından kaynaklı olur. Sarada bir havale geçirme sebebidir. Kaza sonucu oluşan kurşun, zehirlenmeler, cıva ve alkolizm gibi bazı maddeler zehirlenmelerde havale geçirmeye neden olur.
]]> Meme Kanseri Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/meme-kanseri-belirtileri.html Sun, 16 Sep 2018 13:03:04 +0000 Meme kanseri belirtileri, meme kanseri belirtilerine neler değinmeden önce şunların altını çizmek gerekiyor; meme kanseri genellikle göğüs bölgesinde görülüp, bir yumru ile kendini belli eder fakat bu göğüs bölgesinde orta Meme kanseri belirtileri, meme kanseri belirtilerine neler değinmeden önce şunların altını çizmek gerekiyor; meme kanseri genellikle göğüs bölgesinde görülüp, bir yumru ile kendini belli eder fakat bu göğüs bölgesinde ortaya çıkan kitlelerin %90’ı kanserli olmayıp, iyi huylu tümörler olarak bir tehlike taşımamaktadır. Kanserli olmayan bu kitleler 35 yaş üzeri kadınlarda görülüp, hayat boyu her 8 kadından birinin meme kanserine yakalanma riski daha sık görülür. Meme kanseri, meme dokularındaki hücreler ile gelişen kanser çeşididir. Eğer göğüs bölgenizde bir yumru keşfet tiyseniz ya da herhangi bir belirti ortaya çıktıysa panik yapmadan ilk olarak doktorunuza muayene olmalısınız ve bu keşfettiğiniz yumru için bir takım kontrol aşamalarından geçerek kanserli olup olmadığını öğrenmelisiniz.

Memenin şeklinin değişmesi, belirli bölgelerde yumru ya da  doku yoğunlaşması, göğüsten kanlı akıntı gelmesi, deri üzerinde ufak çukurlaşmalar ise meme kanserinin sık görülen belirtileri arasında yerini almaktadır. Belirtiler birlikte ya da tek başına da görülebilir. Meme kanserinin başlangıç aşamasında, tümör henüz çevresindeki dokuları etkilemeye başlamadan önce veya dikkat çeken bir boyuta erişmeden herhangi bir belirtisi bulunmayabilir. Fakat ilerleyen zamanlarda tümörün de gelişmesi ile belirtiler de ortaya çıkmaya başlar. Bu sebeple kanser erken teşhisi için 20 yaşından sonra yılda bir kez doktorda meme muayenesi yapılmalı, 40 yaşından sonraysa ayda bir kendi kendinize meme muayenesi yapmalısınız ve yılda bir kez doktor muayenesi yapılmalı, 50 yaşından sonra ise diğer kontrollere de ek olarak 2 yılda bir mamografi çekilmesi önerilmektedir.

Meme Kanseri Belirtileri

Fiziksel Değişimler: Göğüste görülen bazı değişimlerde meme kanseri belirtisi arasında yer alır. Göğüs renginde, boyutunda, dokusunda veya konturunda meydana gelen değişimler de meme kanseri belirtileri arasında bulunmaktadır. Turuncumsu ya da kırmızımsı bir vücut rengi de ileri safhadaki meme kanseri tanısını ifade etmektedir. Fark edilebilir bir şekilde göğüste çukurlaşmaların veya düzleşmelerin olması da tümörü belirtmektedir. Ancak her zaman hissedebilir ya da görülebilir bir durum özelliği taşımamaktadır.

Meme Kanseri BelirtileriGöğüste Yumru Oluşumu: Göğüste ya da koltuk altında çeşitli oluşan kalıcı yumruların oluşması belirtilerden biridir. Bu yumrular özellikle 35 yaş ve üzeri kadınlarda adet dönemi öncesinde ve sırasında yaygın olarak görülmektedir. Fakat adet döneminiz bitmiş olup hâla yumrular görülüyorsa mutlaka doktora görünmelisiniz. Meme kanseri belirtisinden olan bu yumrular da genellikle acı hissi oluşmaz. Oluşan yumruya hafif bir bakı uygulandığı zaman iğne batması gibi benzeri bir hisler oluşabilir. Mamografi işlemi ile oluşan bu yumrular çok daha net bir şekilde görülebilmektedir. Bu yüzden düzenli olarak mamografi ile bölgenin filmi çekilmelidir. Ayrıca daha sinirsel olarak gerçekleşen durumlarda ise göğüste gerilim ve ağrılar meydana gelmektedir. Koltuk altı bölgesinde de çeşitli tıkanıklıklar yaşanabilmektedir.

Meme Ağrısı: Meme kanserine ilişkin olarak ortaya çıkan tümörün ağrıya sebep olması oldukça nadir görülen bir durum olmasına rağmen bu tip belirtiler gösteren vakalar da bulunmaktadır. Ancak bu bölgedeki hassasiyet ve ağrılar adet dönemine bağlı olarak ortaya çıkabilir. Adet döneminiz geçmesine rağmen göğsünüzde ağrı ya da hassasiyet hissediyorsanız en kısa zamanda  doktorunuza muayene olun.

Döküntü Oluşumu: Göğüs ucunda oluşan çukurlaşma durumu, geri çekilme hissi, yanma, kaşıntı hissi ya da ülserasyon işlemi meme kanserinin belirtisidir. Yine aynı yerde pullu döküntülerin meydana gelmesi de meme kanserinin belirtilerini gösteren işlemlerden biridir.

Diğer Belirtiler: Koltuk altı bölgesinde  görülen şişlik, göğüs üzerinde gamze benzeri gibi çukurluklar ya da d]]> Kızamık Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/kizamik-belirtileri.html Mon, 17 Sep 2018 12:06:05 +0000 Kızamık Belirtileri, Özellikle kış ve ilkbahar aylarında ortaya çıkan,virüsün sebep olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Kızamık çocuk hastalığı olarak bilinir, fakat çocukluk döneminde kızamık geçirmeyen, Kızamık Belirtileri, Özellikle kış ve ilkbahar aylarında ortaya çıkan,virüsün sebep olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Kızamık çocuk hastalığı olarak bilinir, fakat çocukluk döneminde kızamık geçirmeyen, yetişkinlerde ve hamilelerde de  görülebilmektedir.Bir defa kızamık geçiren kişi, vücudun bağışıklık kazanmasıyla  bir daha bu hastalığa yakalanmaz.  


Kızamık BelirtileriKızamık Belirtileri
  • Ateş yükselmesi: Genellikle hastalık  ilk etapta kendini ateşle gösterir. İnatçı bir ateş olması nedeniyle soğuk algınlığı gibi bir rahatsızlık olmadığı göze çarpar.
  • Ağızda beyaz leke görülmesi: Yüksek ateş neticesinde ağızda beyaz pamukçuk hastalığını anımsatan beyaz lekeler belirir.
  • Kuru öksürük: Hasta her hangi solunum zorlanması yaşamadan hastalığın başından sonuna kadar öksürebilir. Hatta bazı vakalarda öksürük daha uzun sürebilir.
  • Kızarmış gözler, ışığa duyarlılık, çapak: Hastalığın en yoğun günlerinde ortaya çıkar ve kısa zamanda iyileşir. 
  • Deride döküntüler: Kişiden kişiye göre değişiklik arz eder. Bazı hastalarda tüm  vücutta görülürken kimi hastalarda ise yalnızca bölgesel döküntüler görülür. Genelde iz bırakmaz  ancak kızarıklık kaşındığı takdirde iz kalabilir. 
  • Yorgunluk, halsizlik: Hasta bu dönemde  kendini oldukça halsiz hissedeceksiniz. Bu nedenle bol su içip, sebze ve meyveyi bol tüketmesi gerekir.
]]>
Şeker Yükselmesi Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/seker-yukselmesi-belirtileri.html Mon, 17 Sep 2018 21:56:32 +0000 Şeker yükselmesi belirtileri, Başta karbonhidratlar olmak üzere protein ve yağ metabolizmasını ilgilendiren bir hastalıktır ve kan şekerinin sürekli yüksek olması ile kendisini gösterir.Şeker hastalarındaki temel Şeker yükselmesi belirtileri, Başta karbonhidratlar olmak üzere protein ve yağ metabolizmasını ilgilendiren bir hastalıktır ve kan şekerinin sürekli yüksek olması ile kendisini gösterir.Şeker hastalarındaki temel metabolik bozukluk, kan yoluyla taşınan şekerin hücrelerin içine girememesi durumudur.Normal şartlarda besinlerden alınan veya karaciğerden kana salınan glükoz, pankreas tarafından salgılanan insülin hormonunun yardımıyla hücreye girer ve yakılarak enerjiye dönüşür.

Sık idrara çıkma, çok su içme, ağız kuruluğu, ciltte kuruma ve yaraların geç iyileşmesi, halsizlik, yorgunluk ve zayıflama belirtileri olan diyabetlide kan şekeri yüksek çıkmaktadır. Şeker hastaları, kandaki insilün miktarı azalıp, şeker miktarı artınca fazladan sıvı kaybeder. Bu sıvı kaybı sıcaklığın 40 dereceyi bulduğu dönemlerde yüksek miktarda arttığı için şeker hastaları büyük risk altına girerler.Hastalar, kendileri farkına varmasa bile tansiyonun yüksek seyretmesiyle olumsuz durumlarla karşılaşabilir. Aşırı sıcaklar sebebi ile kan şekerinin yükselmesi, kan akışkanlığının yavaşlamasına neden olur. Şekerinin yükselmesiyle ortaya çıkan sıvı kaybı ani felç ve beyin kanamalarına neden olabilir. Şeker hastaları, fazla sıcaktan olumsuz yönde etkilenmemek için, terleme durumuna göre günde 2-5 litre su içmelidir. Düzenli kullanılan ilaçların zamanında kullanılmasına dikkat edilmelidir.

Şeker Yükselmesi BelirtileriŞeker Hastalığı, İnsan bedeninde insülin hormonunun hiç üretilememesine, üretilen insülinin yeterince etki gösterememesine bağlı olarak meydana gelir. Diabet kronik bir hastalık olup ömür boyu tedavi gerektirir. en kolay teşhis bir damla kan ile yapılabilen açlık kan şekeri ölçümüdür. Açlık kan şekeri 126 mg/dl yada üzerinde ise, rastgele bir saatte bakılan kan şekeri 200 mg/dl yada beraberinde çok su içme, idrara çok çıkma, açıklanamayan kilo kaybı varsa, 75 gr glukoz kullanarak yapılan şeker yüklemesinden iki saat sonra kan şekeri 200 mg/dl veya fazla ise şeker hastalığı teşhisi konulur.

Kan şekeri yükselmesinin belirtileri nelerdir normal zamanlardan daha fazla susama ve su içme, her zamankinden daha çok acıkma ve yemek yeme, sık idrar yapma, cildinizde kuruma, halsizlik, yorgunluk, bulanık görme, yaraların geç iyileşmesi, şeker hastalığının sebebi vücudun glikozu yeterli miktarda kullanamamasıdır. Vücuttaki insülin hormonu yetersiz kalmakta veya görevini tam manasıyla yerine getirememektedir. Hastalıkta yalnızca kandaki şeker oranı değil idrardaki şeker oranı da yüksek miktarda çıkabilir.
]]>
Regl Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/regl-belirtileri.html Tue, 18 Sep 2018 13:10:01 +0000 Regl Belirtileri; Regl, kadınların rahim iç yüzeyinde oluşan damar ve dokuların ayın bazı günleri içinde vücuttan atıldığı fizyolojik bir olaydır. Ergenlik ile birlikte başlayan bu süreç menopozla sona erer. Başlamadan bir Regl Belirtileri; Regl, kadınların rahim iç yüzeyinde oluşan damar ve dokuların ayın bazı günleri içinde vücuttan atıldığı fizyolojik bir olaydır. Ergenlik ile birlikte başlayan bu süreç menopozla sona erer. Başlamadan bir hafta öncesinden itibaren vücutta bazı değişiklikler kendini gösterir. Genel olarak regl belirtileri psikolojik olanlar ve fizyolojik olanlar olarak ikiye ayrılabilir. Bazı kadınlarda bu belirtiler çok hafif olurken bazı kadınlar içinse reglden önce başlayan bu süreç reglin bitimine kadar devam edebilir.  

Psikolojiyi Etkileyen Regl Belirtileri; Regl başlamadan bir hasta öncesinde baş gösteren sinirlilik hali, tahammülsüzlük, aşırı tepki verme, birden mutlu olup birden hüzünlü bir hal alma, kendi içine kapanma, hiçbir şey yapmak istememe, huzursuzluk hissetme, alınganlık, kararsızlık, ağlama isteği, sevilmediğini düşünme, öz güvensizlik, ümitsizlik, sevdiği konulara karşı ilgisizlik, konsantrasyon bozukluğu, dikkat dağınıklığı, kontrolden çıkmışlık hissi, depresyon, iş performansında ani düşüş olarak tanımlanabilecek duygu durum bozuklukları en yaygın regl belirtileri arasındadır. Regl belirtileri bazı kişilerde o kadar şiddetli görünür ki günlük rutinlerini yapmakta zorlanabilirler. Bu dönemlerde destek almayan kadınların yalnızlık duygusu ve öfke nöbetleri zaman içinde daha da kronikleşebilir. Psikolojik çalışmalara yansıyan bazı vak'alarda kadınların bu dönemde boşanmaya daha yatkın oldukları, okulda derslere olan ilgilerini kaybettikleri  ya da iş hayatından uzaklaştıkları belirtilmiştir. Hatta daha da ileri düzeye varan bazı ekstrem durumlarda intihar eğilimi, yaşamdan artık keyif almadığını düşünme ve hatta İntihar vak'aları görülmüştür. Yine bu dönemlerde kadınların suça olan eğiliminin arttığı da bilinmektedir. Reglin psikolojik belirtileri bazen o kadar şiddetlidir ki regl döneminden önce ve regl döneminden sonra kişi iki farklı karaktere sahip olduğunu hissedebilir. 

Regl BelirtileriFizyolojiyi Etkileyen Regl Belirtileri; rahim kasılmalarına bağlı olarak gelişen kasık ve karın ağrısı, şişkinlik, üst uyluk kemiğinde baskı, göğüslerde büyüme, vücudun su tutması, ishal ya da kabızlık gibi bağırsak sorunları, bazen çok şiddetli olabilen bel ve baş ağrıları, bulantı hatta kusma, iştahsızlık, uyku düzeninin bozulması, uyku kalitesinin bozulması, üşüme ya da ateş basması, terleme, kas ve eklem ağrıları, cilt yüzeyinde bozulma, sivilce ya da akne miktarında artış, regl döneminde kan kaybı yaşanacağından vücudun demir ve çinko gibi minerallere ihtiyaç duyması ve buna bağlı tatlı krizleri, kalp çarpıntısı, nefes daralması, tüylenme hızında artış, saç dökülmesinde artış, el ve ayaklarda çekilme ya da kramplar, kilo alma ya da kilo verme, göğüste tıkanıklık, bazı ekstrem durumlarda hapşırık krizleri, migren, astım, alerjik reaksiyonlar, ciltte kızarıklık ve kaşıntılar bile görülebilir. Belirtilerin ekstrem boyutlara vardığı durumlarda tıbbi destek almak gerekebilir. Düzenli olarak egzersiz yapmak, düzenli doktor kontrolleri ile vitamin ve mineral seviyesini takip etmek regl belirtilerini en hafif düzeye indirmeye yardımcı olacaktır. 
]]>
Kansızlık Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/kansizlik-belirtileri.html Tue, 18 Sep 2018 15:06:13 +0000 Kansızlık Belirtileri, Kanımız temel olarak trombositler (pıhtı hücreleri), alyuvar (kırmızı renkli kan hücreleri), protein ve akyuvarlar (beyaz renkli kan hücrelerinden oluşmaktadır. Bütün bunların yanı sıra
Kansızlık Belirtileri, Kanımız temel olarak trombositler (pıhtı hücreleri), alyuvar (kırmızı renkli kan hücreleri), protein ve akyuvarlar (beyaz renkli kan hücrelerinden oluşmaktadır. Bütün bunların yanı sıra birkaç tane daha kimyasal vardır. Ancak temel olan bu dört bileşendir. Kırmızı renkli kan hücreleri kemik iliğinde üretilmektedir. Günaşırı milyonlarca kana karışır. Yeni eklenen hücreler eski hücreler ile yer değiştirmektedir. Bu devir daim he zaman devam etmektedir. Kırmızı renkli kan hücrelerinin içerisinde çok oldukça çok kimyasal olan ''hemoglobin'' yer almaktadır. Hemoglobin solunum yolu ile vücuda alınan oksijeni kan ile beraber bütün organlara taşımakla yükümlüdür. İşte kansızlık sorunu yada tıp alanında ki adı ile anemi oksijeni tüm dokulara taşımak ile yükümlü olan hemoglobin miktarı normalden daha az sayıda olduğundan dolayı ortaya çıkar. Hemoglobinin az sayıda olmasının tam iki nedeni vardır. Birincisi yeterli oranda hemoglobin bulunan kırmızı renkli kan hücresinin üretilmemesinden dolayı ikincisi ise, üretilmekte olan kırmızı renkli kan hücrelerinde olması gerektiği kadar hemoglobinin olmamasıdır.  

Kansızlık BelirtileriKansızlık Belirtileri Nelerdir

Yukarıda kısaca bahsettiğim gibi kansızlığın ilk etkisi bütün organlar ile diğer dokulara ihtiyaç olduğu kadar oksijen taşınmamasıdır. Bütün organlarımız gerekli fonksiyonlarını yerine getirebilmek için oksijene ihtiyacı vardır. Fakat vücudumuz kansızlığın ilk dönemlerinde bu durumu telafi etmek adına kalbi daha çok çalıştırarak oldukça başarılır. Yani oluşan kansızlık çok daha uzun bir döneme yayılarak gelişmiş ise yada çok daha hafif dereceli ise herhangi bir değişikliği fark etmek oldukça zordur. Kansızlığın oldukça farklı sebepleri olabilir ve bu sebeplere bağlı olarak oluşan belirtiler değişkenlik gösterir. Ancak genelde kansızlığın belirtileri arasında nefes darlığı, halsizlik, çok hafif baş dönmesi, enerji kaybı ve gözlerin kararması kansızlığın belirtileri arasında yer alır. Kansızlık bir başka adı ile anemi hastalık olmayıp diğer bozukluk hastalıkların yansımasıdır. Öncelik ile oluşan bu bozukluk yani hastalıkların çok iyi bir şekilde araştırılarak tespite edilmesi gerekir.
]]>
Migren Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/migren-belirtileri.html Wed, 19 Sep 2018 04:08:03 +0000 Migren Belirtileri, Milyonlarca bireyin şikayeti olan migren, Bireyin günlük yaşantısını hatta aktivitelerini yapamayacak derecede etkileyen ve son derece ciddiye alınması gereken bir sağlık sorunudur. Her şidd
Migren Belirtileri, Milyonlarca bireyin şikayeti olan migren, Bireyin günlük yaşantısını hatta aktivitelerini yapamayacak derecede etkileyen ve son derece ciddiye alınması gereken bir sağlık sorunudur. Her şiddetli baş ağrısını migren olarak yorumlamamak gerekir, baş ağrıları komplikedir ve baş ağrısı migrenin tek belirtisi değildir. Bunun yanında diğer nedenler depresyon, bazı gıdalar, aşerme, hiperkativite, boyun ağrısı gibi pek çok farklı belirti migrene işaret edebilir. Migren genelde çocukluk, ergenlik ve yetişkinliğin ilk yıllarında kendini göstermeye başlar. Mutlaka tedavi edilmelidir edilmediği takdirde migren nöbetleri üç gün kadar sürebilmektedir.

Normal Baş Ağrısı ve Migren; Pek çok farklı sebeple baş ağrısı yaşanabilmektedir. Fakat migren sadece baş ağrısı demek değildir. Normal baş ağrısıyla migrenin en önemli farkı baş ağrısının yanında görülen ışık ve sese karşı aşırı hassasiyet, mide bulantısı ve kusmadır. Ayrıca migren nöbeti öncesinde hasta kendini depresif hisseder ve olur olmaz her şeye tepki verir.
Amerikan Nöroloji Akademisi’nin öğretim üyelerinin yayınladığı bir çalışma da hafif ve orta dereceli depresyonun, zaman zaman görülen migren nöbetlerinin, kronik migrene dönüşmesinde önemli rol oynadığı belirtmişlerdir.

Çeşitleri; Ön belirtiler (haberci belirtiler), Aura ve Atak sırasında görülen belirtiler olarak üç başlık altında değerlendirilir.

Migren Ön Belirtileri; Migren atağından 1-2 gün öncesinde depresyon, sinirlilik hali, kabızlık,  aşerme, hiperaktivite, boyun ağrıları ve elde olmayan esneme gibi öncü belirtiler gösterir. Bu belirtiler kimi bireylerde belirgin olarak kendini göstermektedir, kimilerinde ise migrenin bu aşaması net belirtiler göstermeden geçebilmektedir.

Migren BelirtileriAura; Migren öncesi atmosfer olarak tanımlanmaktadır. Migren öncesinde ve migren sonrasında ortaya çıkabilen ışığa ve sese, gürültüye duyarlı olunması ve giderek artması. Devamında flaş şeklinde ışık patlamaları, konuşma ve hareket kabiliyetinde farklılıklar görülebilir. Bu aşamanın diğer belirtileri, kol ve bacaklarda sanki iğne batırılıyormuş gibi ağrılı his ve görüş kaybıdır. Görüş kaybı görüntünün zikzak şeklinde deformasyonu, görüntünün bir kısmının bulanıklaşması, görüntü üzerinde noktalar şeklinde bulanık lekeler olarak görülebilir. Auralı ve aurasız olarak ikiye ayrılmaktadır. Çünkü Aura her migren hastasında görülmez ve bazı migren hastalarında sadece aura aşaması görülür ve aurayı takip eden baş ağrısı yaşanmaz.

Atak; Migren atağı sırasında ağrılar daha çok başın tek tarafında görülse de başın her iki tarafında görüldüğü de olmaktadır. Bu aşamada ağrı genellikle zonklama biçimindedir. Migren nöbeti sırasında hasta sese, ışığa ve kokuya karşı hassas olabilir. Yanı sıra mide bulantısı ve kusma olabilir. Görüş bulanıklaşarak, göz kararması ve baş dönmesi yaşanabilir. Eğer migren tedavisi görmüyorsanız bu ataklar 3 gün kadar sürebilir.
]]>
Düşük Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/dusuk-belirtileri.html Wed, 19 Sep 2018 12:04:43 +0000 Düşük Belirtileri, Hamileliğin başlangıcı ile ilk yirmi haftası arasında düşük görülür. Dünyanın genelinde hamileliklerin yüzde on beşi ne yazık ki düşük ile sonlanır. Bunların yaklaşık yüzde seksen civarı on i Düşük Belirtileri, Hamileliğin başlangıcı ile ilk yirmi haftası arasında düşük görülür. Dünyanın genelinde hamileliklerin yüzde on beşi ne yazık ki düşük ile sonlanır. Bunların yaklaşık yüzde seksen civarı on ikinci haftadan önce meydana gelir. Düşük belirtileri ağır yada hafif kanamalar lekelenme adı verilen vajina bölgesinden gelen akıntı, karın  bölgesinde oluşan ağrılar, çok şiddetli giren kramplar düşük belirtileri arasında yer alır. Hamileliğin normal gidişi haricinde bazı rahatsızlıklar yaşıyor iseniz acilen doktorunuza başvurmanız en iyi yoldur.  Düşük yapma konusunda istatistikler ile kanıtlanmış olan bir gerçek bayanın yaşı ilerledikçe düşük yapma ihtimalide artar. Yirmili yaşlarda iken düşük yapma oranı yüzde on iki ve on beş civarında iken kırk yaşında iken düşük yapma oranı yüzde yirmi beşlere kadar çıkar. İlk üç ay içinde görülen düşükler büyük bir oranda fetüste bulunan kromozomlardaki birtakım anormalliklerden meydana gelir. Bu durum genelde spermin yada yumurtanın yanlış miktarda kromozoma sahip olduğu anlamına gelmektedir. Kromozom sayısı yanlış olduğunda ise yumurta normal gelişimini gerçekleştiremez. Enfeksiyon çalışma ortamında oldukça yüksek miktarda radyasyon yada gaza maruz kalmak, hormonal sorunlar, kontrol altına alınamayan diyabet, böbrek hastalıkları, rahimde bozukluk, bağışıklık sistemi problemleri, alkol ile içki kullanımı ve yetersiz beslenme gibi birtakım etkenler düşük yapma sebepleri arasında sayılmak ile beraber bazı bayanlarda bütün bu sebeplerden bağımsız olarak da düşük görülmektedir.  Bu etkenler düşük yapma riskini artırır. Fakat düşük yapmanın tam olarak neden kaynaklandığı hakkında henüz net bir yanıt yoktur.

Düşük BelirtileriDüşük Belirtileri Nelerdir

  • Ani giren sırt ağrıları, ateş, halsizlik, bulantı ve kusma düşük yapmanın belirtileri içinde yer alır.
  • Vajina bölgesinden gelen akıntı sebebi ile yaşanmakta olan lekelenme yada derecesi ağrı veya hafif olan geniş bir yelpazede görülmekte olan kanamalar düşük yapmanın belirtileri arasında ilk sırada yer alır. 
  • Şiddetli ağrı ile beraber kramplar da meydana gelir. Karın ağrıları hafif, keskin, ve uzun zamanlı olabilir. Ağrı kalça yada sırt bölgesine kadar yayılır. Vajina bölgesinde gelen kanamalar eğer ağrı ile beraber görünüyor ise düşük yapma ihtimali oldukça yüksektir.
  • Yani hamileliğin ilk üç ayında iç çamaşırınız da kan yada leke görür iseniz bu yüzde yüz düşük yaptığınız anlamına gelmez. Böyle bir durun ile karşı karşıya geldiğinizde hiç vakit kaybetmeden emin olmak için doktorunuza gitmeniz gerekir.
  • Ayrıca karın bölgesinde hissedilen ağrılarda düşük yapma belirtisi olabilir. Hissedilen bu ağrılar genelde kanam yada akıntı ile birlikte gerçekleştikten sonra görülür.
  • Gelen kanama ile birlikte parça yada pıhtı da düşebilir. Bu parçasının düşmesi halinde düşen bu parçanın saklanması ve doktora gider iken götürülmesinde fayda vardır. Başka bir ihtimal ise kanama gelmemesine rağmen bebeğin canlılığını kaybetmesi durumudur. Bu durum ise missed abortus olarak ifade edilir. 
  • Burada unutulmaması gereken nokta ise hamile olan dört bayandan en az birinde gelen bu kanamaların yada lekelenmelerin doğal olarak görülmesidir.
  • Düşük yapma ihtimalinizi doktorunuz önereceği ilaçlar ve istirahat önleyebilir. Bu durumlarda endişe etmeyin her gelen kanama düşük yaptığınız anlamına gelmez.
]]>
Bel Fıtığı Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/bel-fitigi-belirtileri.html Thu, 20 Sep 2018 10:20:52 +0000 Bel Fıtığı Belirtileri, Omurgamız bir çok sayıda kemikten meydana gelmektedir. Omurga yapısının esnek olmasını sağlayan ise bu kemikler arasında yer alan disklerdir. Daire biçiminde olan bu diskler omurgalar arasında yastı Bel Fıtığı Belirtileri, Omurgamız bir çok sayıda kemikten meydana gelmektedir. Omurga yapısının esnek olmasını sağlayan ise bu kemikler arasında yer alan disklerdir. Daire biçiminde olan bu diskler omurgalar arasında yastıklama görevi yapmaktadır. Bu disklerin oldukça güçlü, fibröz bir dış kısmı ile jöleye benzeyen ''nucleus pulposus'' adı verilen orta kısmı bulunmaktadır. Bel fıtığı yastıklama görevi yapan ve omurgaya esnekliği sağlayan bu disklerin yerinden oynaması sonucunda meydana gelir. Yerinden oynayan diskler omurilik içerisinde geçen ve vücudun birçok noktasına beyinden gelen mesajları ileten sinirlere baskı yapmaktadır. Bu baskı sonucunda ise oldukça şiddetli ağrılar görülür. Disk kayması adı verilen bel fıtığı rahatsızlığı genelde omurganın alt kısmında olmasına karşın omurgada yer alan herhangi bir disk yerinden oynayabilir. 

Bel Fıtığı Belirtileri

Bel fıtığının belirtileri içinde en sık görülen belirti bacaklarda ağrı olmasıdır. Ancak hissedilen bu ağrılarının sebebinin net olarak bel fıtığı sebebi ile meydana gelip gelmediğinin belirlenebilmesi için mutlaka MR veya röntgen gerekmektedir. Çünkü hissedilen bel ağrısı bu kısımda yer alan bağ ile kaslarda oluşan bir sorun yani kas zorlanması gibi sorunlar ile de alakalı olabilir.

Sinir Kökü Ağrıları

Halk arasında ''siyatik'' olarak bilinmekte olan sinir kökü ağrıları siyatik sinirinin kaymış olan disk sebebi ile basınca maruz kalması sonucunda oluşur. Ayrıca diskin  iltihaplanmış olan dış tabakası sinir kökünü tahriş edebilir. Sinir kökü ağrısı yalnızca bel bölgesinde değil ayakta, bacakta ve kalça da dahi hissedilir. Bunun sebebi ise oldukça büyük bir sinir olan ve küçük sinirleri yapısında bulunduran siyatik sinirinin bel kısmından başlayıp kalçanın derin kısımlarından geçerek bacağın arka kısmına kadar ilerler. Her bir bacak için ayrı bir siyatik siniri bulunmaktadır. Bu yüzden de kaymış olan diskin hangi sinire baskı yaptığına bağlı olarak o sinire kadar indiği tek bacak ağrı yapabilir karıncalanır yada uyuşabilir.

Bel Fıtığı BelirtileriSinir Köküne İlgilendiren Diğer Belirtiler

Bel fıtığına sebep olan disk yalnızca siyatik sinirine değil omurga etrafında bulunan diğer sinirlere dahi baskı yapmaktadır. Eğer omurga etrafında bulunan diğer sinirler kaymış olan diskten etkileniyor ise bu kısımda iğne batmasına benzeyen bir his oluşur. Ayrıca uyuşma ile karıncalanma da olabilir. 

Belirti Göstermeyen Bel Fıtığı 

Bel fıtığı her daim yukarıda belirtilen nedenlere yol açmaz. Yapılan araştırmalar bel bölgesinde herhangi bir şikayeti olmayan ve rutin kontrollere giden kişilerde de bel fıtığının olması ortaya konulmuştur.Tabii bel fıtığının herhangi bir rahatsızlığa yol açmadan oluşması oldukça sık görülen bir durum değildir. Fakat bir kontrol sırasında eğer doktorunuz bel fıtığınız var derse şaşırmayın. Oluşan bu tip bel fıtığı genelde diskin sinirlere baskı yapmadığı ve oldukça az kaymış olduğu durumlarda görülür.

]]>
1 Aylık Hamilelik Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/1-aylik-hamilelik-belirtileri.html Fri, 21 Sep 2018 04:27:56 +0000 1 Aylık  Hamilelik Belirtileri, Anne adayları adet gecikmesinin olduğu haftayı ilk hafta olarak değerlendirirler. Oysaki uzman doktorlar, bu haftayı adetin dördüncü haftası olarak değerlendirirler. Çünkü döllenme ile hamilelik 1 Aylık  Hamilelik Belirtileri, Anne adayları adet gecikmesinin olduğu haftayı ilk hafta olarak değerlendirirler. Oysaki uzman doktorlar, bu haftayı adetin dördüncü haftası olarak değerlendirirler. Çünkü döllenme ile hamilelik süreci başlamış olur. Dördüncü hafta yani bir ay gebelik sürecini tamamlayan anne adayı artık gebe sayılır. Annenin olgunlaşan yumurtası çatlayıp, fallop tüplerinde babadan gelecek olan sperm hücresi ile buluşmayı bekler. Spermle buluşan yumurta fallop tüplerinde döllenerek rahime kadar ilerler. Bu süreci yaklaşık olarak bir ay gibi bir süre içinde tamamlayacağından anne adayın gebe kalması bu bir aylık sürece bağlıdır. Rahime tutunan döllenmiş yumurta bu bir ayın sonunda rahimde yerleşir ve gebelik oluşmaya ve hücrelere bölünmeye başlar. Artık anne adayı gebedir. 

1 Aylık Hamilelik Belirtileri, 4 haftalık gebelik sürecinde anne adayı hamile olup olmadığını test yapmadan bilemez. Ancak bazı belirtileri, her ne kadar adet ile karıştırılsa da gebe kaldığına işaret olmaktadır. 1 aylık hamile olup da hala hamile olduğunu anlayamayan anne adayları vardır. Vücutta birçok değişiklik meydana gelmesine rağmen gebeliği sadece duyguları ile hissederler. En kesin hamilelik sonucu idrar tahlili ve kan testi olarak bilinir. 

1 Aylık Hamilelik Belirtileri1 Aylık Hamilelik Belirtileri Nelerdir
  • Bu dönemde anne adayı hamile olduğunu bilmese de baş dönmeleri hamile olduğu şüphesini anne adayına yansıtır. Çünkü daha önce yaşamadığı farklı baş dönmesi, gözünün kararması gibi farklılıklar yaşar.
  • Bu dönemde anne adayı mide bulantısı yaşar. Her ne kadar mide bulantıları başka rahatsızlıklarla karıştırılsa da anne adayı yemek ve yemek kokularına olan hassasiyetini fark ettiği anda bu mide bulantılarını gebeliğe yorumlar.
  • 1 Aylık Hamilelik belirtisinin en belirgin özelliği adetin geçikmiş olmasıdır. Çünkü bir ayını tamamlayan bebek annenin artık gebe olması demektir. Yani yapacağı kan testi ve idrar tahlilinde HCG ve betasının yükseleceği ve gebeliğin görüneceği anlamına gelir.
  • Bu dönemde anne adayında bir kiloya yatkınlık ve şişme görülür. Özellikle karın bölgesindeki şişme rahimin bebek için hazne oluşturması sayesinde bir şişkin oluştuğu gözlemlenir. Kimi anne adayı bunu kilo almaya yorumlasa da karın bölgesinde ki bu şişkinlik ciddi bir gebelik belirtisidir. 
  • El ve ayaklarda şişme, 1 aylık gebeliklerde gebelik kesinleştiği için vücut artık kendini gebeliğe hazırlar. Bu nedende vücutta bir takım fiziksel değişimler oluşmaya başlar.
  • 4. haftanın sonunda implantasyon kanaması yani halk arasında bu kanamaya yerleşme kanaması yada üstüne görme olarak bilinen leke tarzı benekli bir kanama meydana gelir. Bu kanama dördüncü haftanın bitimi ile gebelik tam olarak oluşup rahim duvarına tutunması ile meydana gelir ve bu kanama sadece bir kere görülür. 
  • Sık idrara çıkma, Gebeliğin bu dönemde oluşması ile rahimde bir baskı oluşmaya başlar. Bu nedenle anne adayı çok sık idrara çıkmaya başlar.
  • Bu dönemde bazı yiyecek ve içeceklere karşı aşırı tepki verir yada aşırı derecede istek duyar. Halk arasında buna aşerme denir. Eskiden çok sevdiği ve beğenerek yediği bir şeyi gebe kaldığında hiç yemeye bilir. Hatta tiksine bilir. Hiç sevmediği hatta tiksindiği bir yiyeceği de bu gebelik döneminde aşırı derecede isteyip aşere bilir. 
  • Yorgunluk, Bu dönemde anne adayında aşırı bir yorgunluk meydana gelir. Yumurtanın rahim iç duvarına yerleşmesi ve plasenta bağının oluşmaya başlaması ile annenin daha çok kalsiyum, vitamin ve mineral alması ve iki kat beslenmesi gerekir. Bu dönemde anne adayı olduğunu bilmeyen gebe kadınlar, buna pek dikkat etmez. Bu nedenle güçsüz kalırlar ve yorgun düşerler. 
]]>
Diş Çıkarma Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/dis-cikarma-belirtileri.html Fri, 21 Sep 2018 18:35:34 +0000 Diş çıkarma belirtileri, Hamileliğin üç ve altıncı ayları arasında anne karnında meydana gelmeye ve şekillenmeye başlayan dişler, bebeğin doğum sonrası dönemi olan ve genellikle yedinci aydan itibaren alt çenedeki ön Diş çıkarma belirtileri, Hamileliğin üç ve altıncı ayları arasında anne karnında meydana gelmeye ve şekillenmeye başlayan dişler, bebeğin doğum sonrası dönemi olan ve genellikle yedinci aydan itibaren alt çenedeki ön kesici dişlerin belirmesiyle ağız içerisinde yerlerini almaya başlarlar. Bebeklerde tüm dişlerin tamamlanması ortalama olarak altı ile otuz aylık dönem arasında belirli bir periyodla diş çıkarması ile tamamlanır. Bebeklerde olan diş çıkarma döneminin başlaması, ağız içerisinde diş etinin açılmasından üç ay önce başlar. Bu süreç içerisinde bebeklerde görülen belirtiler diş çıkarma işleminin başladığı anlamına gelmektedir.  

Diş çıkarma belirtileri
  • Salya artışı, 
  • Hafif ateş, 
  • Gelen giden ağlama-huzursuzluk, 
  • Ağız çevresinin etrafında hafif döküntü,  
  • İştahsızlık gibi belirtiler görülür. 
  • Artan tükürük,
  • Uyku düzensizliği, 
  • Ellerini ısırması,
  • Diş çıkarma dönemi bebeklerde çene ve ağız çevresinde kızarıklık ve döküntüye yol açabilir. 
Bu belirtiler başladığında anne ve babalar özellikle ateş yükselmesi gibi tehlikeli belirtilerde çok dikkatli olmalıdır. Aksi takdirde bebekte ciddi komplike durumlar meydana gelebilir. Bunun dışında İlk görülen belirti  genellikle salya artışı şeklindedir. Bu dönemde bebeğin çene ve ağız kısmının temizlenmesinde temiz ve yumuşak bir bez kullanılarak silinmesi gerekir. Arkasından da  uygun bir nemlendiricili kremle desteklenebilir. Ayrıca yaşanan yoğun salya durumlarında bebek bir miktarını yutar bu durumda dışkısında salyamsı bir görüntü oluşur. O yüzden dışkıda görülen salyamsı yapı sizi tedirgin etmemelidir.

Bir diğer önemli gelişmede ateş olmasıdır. Diş çıkarma döneminde otuz yedi derece civarında olan ateş hafif bir ateş olarak normal kabul edilir. Bunun üzerinde daha yüksek görülen ateşlenmelerde ise  bebeğin diş çıkarma süreci içerisinde bağışıklık sisteminin azalmasından dolayı viral enfeksiyon durumları görülebilir. Bu durumda mutlaka hekime başvurulması gerekir. En kısa sürede uygun tedavisinde başlanmalıdır. 

Diş Çıkarma BelirtileriDiş çıkarma  belirtilerinin olduğu döneminde bebeklerin beslenme şekilleri de önemlidir. Hassaslaşan ağız içi diş eti bölgelerinin tahrişe ve zarara uğramayacağı şekilde besinler tercih edilmelidir. çoğu zaman bebek yaşadığı bu diş çıkarma döneminde alması gereken  kilo alımını gerçekleştiremeyebilir. O yüzdende besinleri reddedecek bebeğinize mama ve anne sütü yeterli gelir. Ayrıca bu ikisi dışında dışarıdan besin alması için bebek zorlanmamalı ve yiyebildiği mama ve içebildiği anne sütü ile idare etmesine izin verilmelidir. diş çıkarmadan kaynaklı yaşadığı  İştahsızlık sorununu su vererek ve soğuk meyve püreleri yedirerek, hem besin ve su kaybına engel olmuş olur. Emme ağrısını hafifletmiş olursunuz.

Bebeklerde çıkan ilk dişler ön tarafta olan dişlerdir. Oluşan diş, diş etine yaklaştıkça  bölgede şişlik, kızarıklık vede hassasiyet görülebilir.  Bazı durumlarda dişin çıkacağı bölgelerde su toplanmaları da görülebilir. Bu gibi kistik yapılar genelde zararsız olur. O yüzdende özel bir işlem yapılmasına gerek yoktur. Yirmi adet süt dişi bebeklerde üç yaşına kadar çıkmış olur. Bu dönem içerisinde bebeğinizde diş çıkması belirtilerini her dönem görebilirsiniz. O yüzdende bebeğinizi takip ederek gereken yardımları yapmanız gerekir. Sağlıkla kalın.   
]]>
Cilt Kanseri Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/cilt-kanseri-belirtileri.html Sat, 22 Sep 2018 15:20:30 +0000 Cilt Kanseri Belirtileri, Cilt bedenimizin en farklı organlarının başında gelmektedir. Bedenimizde yer alan her yapıyı korumak ile görevlidir. Aynı zamanda cilt bedeni korumada bir bariyer görevi gördüğünü belirtmekte fayd Cilt Kanseri Belirtileri, Cilt bedenimizin en farklı organlarının başında gelmektedir. Bedenimizde yer alan her yapıyı korumak ile görevlidir. Aynı zamanda cilt bedeni korumada bir bariyer görevi gördüğünü belirtmekte fayda vardır. Bu kadar önemli bir yapının yaralanması, zedelenmesi, hasara uğraması oldukça doğal bir durumdur. Bu hasarlar neticesinde bedenin içinde yer alan yapıları korur. Ancak zaman içerisinde cildin içinde de bir takım sorunlar meydana gelmesi söz konusudur. Bu sorunların başında da cilt kanseri sorunu gelmektedir. Cilt kanseri belirtileri bilinmesi halinde ise bu tehlikeden kurtulma ihtimali oldukça yüksektir. Bu sebepten ötürü hastaların dikkatli hareket etmeleri ve gerektiğinde sağlığını tehlikeye atacak durumlardan koruması şarttır. Bu yüzden cilt kanseri belirtileri oldukça hassas bir konudur. Bu makalemizde sizlere cilt kanseri belirtileri hakkında detaylı bilgi vereceğiz.

Cilt iki bölümden oluşan bir yapıdır. Cildin dış kısmında yer alan yapıya epidermi ve onun altına yer alan iç kısmı dediğimiz nokta da ise dermis yapısı yer almaktadır. Yeni üretilmeye başlanan hücreler epirdermi derin bölümünün oluşmasına yardımcı olur. Yani cildin yüzeye doğru gönderilmesini sağlar. Cildin yüzeyinde yer alan bölümde keratin ile ölü hücrelerin yer aldığı maddeler sıkıştırılmış olan yapılar bulunmaktadır. Keratin adı verilen yapı cildin korunmasında etkin görev alan ve cildin yeteri miktarda güçlenmesine yardımcı olan oldukça dayanıklı yapıya verilen addır. Bu yapı dayanıklı mumlu bir yapı olup hasar görmesi halinde cilt kanseri sorununa neden olmaktadır. Bu yüzden keratinde meydana gelen hasarların tespit edilmesi beraberinde cilt kanseri belirtilerini de tespit etme konusunda oldukça önemli bir husustur.

Cilt Kanseri Belirtileri

Birazdan aşağıda belirteceğimiz üzere cilt kanseri belirtilerinin birçok etken üzerinde olumsuz etkisi bulunmaktadır. Bu sebepten ötürü hastaların daha dikkatli hareket etmeleri ve bu belirtiler ile karşılaşmaları halinde neler yapmaları gerektiğini iyi bilmeleri gerekir. Aksi takdirde bedenlerine zarar vermeleri söz konusudur. Hastaların yapması gereken ilk iş cilt kanseri belirtileri görüldüğü andan itibaren uzman bir hekime başvurmak olacaktır. Aksi takdirde başına büyük sorunların gelmesi muhtemeldir. Bu sorunun yaşanması ile birlikte diğer beden sorunları da beraberinde gelebilir.

Cilt Kanseri Belirtileri

Cilt kanserinin bilinen en temel belirtileri ise şunlardır:

  • Üzerinden yaklaşık olarak 4-5 hafta geçmesine rağmen hala geçmeyen yara ya da lekelerin bulunması halinde
  • Acıma, kaşınma, kabuk bağlama durumu ya da kanamanın gerçekleşmesi durumunda ortaya çıkan cilt hasarlarının halen geçmemesi ve yaralarının uzun süre bedende kalması halinde
  • Herhangi bir sebebi olmayan ve yaklaşık 4-5 hafta içerisinde iyileşmesi söz konusu olmaya cilt bozulmaları yaşanması ya da ülser formlarının görülmesi halinde
  • Bazal yapılı cilt kanserleri için yavaş ve küçük ilerleyen, pembe ya da kırmızı parlak yapıda olan yığınlar biçimde kendini göstermesi halinde
  • Yaralanmaların kendi haline bırakılmasında kabuk tutma, ülsere çevirme ve kanama gibi eğilimlerinin sık sık yaşanması halinde özellikle de en yaygın gerçekleştiği yerler, omuzlar, eller, kulaklar, kafa derisi, yüz ve sırtta görülür. 

Tüm bu saymış olduğumuz cilt kanseri belirtilerinin yaşanması halinde yapılacak ilk şey uzman bir destek almak olacaktır. Aksi takdirde sağlığınız tehlikeye girebilir. Erken teşhis sayesinde hayatınızı kurtarabilirsiniz.

]]>
Erkeklerin Hoşlanma Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/erkeklerin-hoslanma-belirtileri.html Sat, 22 Sep 2018 20:17:09 +0000 Erkeklerin Hoşlanma Belirtileri, Bayanları anlamak oldukça zordur. Ancak bazen erkekleri de anlayabilmek bir o kadar zordur. Bir erkeğin bizden hoşlanıp hoşlanmadığını anlayabilmek oldukça zordur. Erkeklerin sizden hoşlandığ Erkeklerin Hoşlanma Belirtileri, Bayanları anlamak oldukça zordur. Ancak bazen erkekleri de anlayabilmek bir o kadar zordur. Bir erkeğin bizden hoşlanıp hoşlanmadığını anlayabilmek oldukça zordur. Erkeklerin sizden hoşlandığını anlayabileceğiniz tam altı tane işaret vardır. Erkeklerin göstermiş oldukları bu belirtiler yeni bir ilişkiye başlamanıza fırsat tanır. İşte erkeklerin sizden hoşlanma belirtileri şunlardır;

Eğer Çok Fazla iltifat Ediyor İse

Gün içerisinde eğer bir erkekten çok fazla iltifat alıyor olabilirsiniz. Ancak, bakışınızdan, gülüşünüzden, saçlarınızdan tutunda kıyafetinize kadar her bir ayrıntıya iltifatta bulunan bir erkek var ise hayatınızda sizden hoşlanmaya çoktan başlamıştır.

Sizinle Yakın Olmak İstiyor İse

Eğer bir erkek sizin ile arkadaş olmaya çalışıyor ve eline geçen her fırsatta yanınızda oluyor ise bu sizden hoşlandığının en büyük simgesidir. meşguliyet durumu ne olur ise olsun her daim sizin yardımınıza koşuyor ise sizi dinliyor ise kalbinde oluşan kıpırtılar çoktan hoşlanma boyutuna geçmiş demektir.

Eğer Sizinle Plan Yapmak İstiyor İse

Erkeklerin plan yapmak konusunda bayanlara göre başarı oranı bütün kadınlardan tarafından daha iyi olduğu bilinir. Sizi eğer devamlı bir yerlere davet eden değişik ve farklı planlar yapan ve hoşlandığınız şeyleri yapmayı size teklif eden bir erkek var ise en kısa sürede sizden hoşlandığını itiraf eder.

Eğer Size Beklenmedi Hediyeler Veriyor İse

Bir erkek size en çok sevdiğiniz grubun Cd'si çiçek yada bir kutu çikolata veriyor ise bu tür hediyeler ile karşınıza çıkıyor uzun zaman aramış olduğunuz ama bulamadığınız bir şeyi size hediye veriyor ise aşkınız onun kalbini çoktan sarmış anlamına gelir.

Sizinle Uzun Müddet Mesajlaşıyor İse

Eğer bir erkek sizin ile çok uzun zaman mesajlaşıyor ise atmış olduğunuz her bir yeni mesaja dakika geçmeden cevap yazıyor ise bu sizden hoşlandığının en büyük göstergesinden biridir. Siz konuşmayı konuşmanızı sonlandıracak şeylerden bahsettiğinizde dahi yeni konular açıyor ise kalbinin tamamını çalmışsınız anlamına gelir.

Erkeklerin Hoşlanma BelirtileriTensel Temasa Dikkat

Eğer size bir şekilde ''dokunma'' isteğini her seferinde dışa vurmakta ise bu davranış biçimi,de oldukça önemli bir belirtidir. Bu genelde ''tesadüfen'' yapmış gibi ve ''kazara'' bayanın omzuna, koluna yada eline dokunmaya çalışmaktadırlar. Bu belirti ise oldukça güçlü bir hoşlanma işareti olarak sayılır.

Sizin Yanınızda İken Eğer Başka Kızlarla Flört Ediyorsa

Evet bu madde oldukça can sıkıcı olur. Ancak böyle bir durumu yanlış anlayarak hemen canınızı sıkmayın. Eğer sizin yanınızda iken çok belirgin bir şekilde başka bir kız ile flört ediyorsa, bu hareketle sizin dikkatinizi çekmek ve vereceğiniz tepkileri gözlemlemek için yapmış olduğu bir harekettir. Sizin onu kıskanıp kıskanmadığınızı görmek ve hoşlandığınızı anlamanıza yardımcı olur.

Kıskançlık Krizi Yaşıyor mu

Etrafınızda olan diğer erkeklerin size karşı yaklaşımına tahammül edemiyorsa onlarla alakalı size bazı sorular soruyorsa, bu erkeklerin hoşlanma belirtileri arasındadır.

Etrafınızdakilere Karşı Cana Yakın Ve Kibar mı

Sizin etrafınızda olan bütün insanlara karşı mesela dostlarınıza ve aile fertlerinize karşı oldukça sevecen ve kibar görünüyor ise bu belirtide bir hoşlanma belirtisi olur.

Göz Teması Keskin Ve Kısık Gözler

Erkekler yalnızca hoşlandıkları bayanların bütün kelimelerini yakalamaya çalışırlar. Aynı zamanda da onların bütün hareketlerini de kayıt altına alma çabası içinde olurlar. Bu nedenden dolayı kısık ve keskin gözler ile hoşlandıkları bayanı uzun, uzun seyrederler. Keskin ve kısık gözlerin bir başka fonksiyonu da ''erkeğin kendisini etkileyici ve cesur gösterme çabası ile alakalıdır.

]]>
Kolesterol Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/kolesterol-belirtileri.html Sun, 23 Sep 2018 07:51:51 +0000 Kolesterol belirtileri, Kolesterol belirtileri kolesterolün çeşidine göre değişiklik gösterebilir. Bilindiği üzere bir iyi kolesterol birde kötü kolesterol vardır. İşin garip ve kötü olan tarafı kötü kolesterolün pek Kolesterol belirtileri, Kolesterol belirtileri kolesterolün çeşidine göre değişiklik gösterebilir. Bilindiği üzere bir iyi kolesterol birde kötü kolesterol vardır. İşin garip ve kötü olan tarafı kötü kolesterolün pek bir belirtisi yoktur yani yok denecek kadar azdır. İyi kolesterolde ise günlük aktivitelerini sürdürebiliyor ve fazla bir değişiklik gözlenmiyor. Vücudumuz ihtiyaç duyduğu kadar gerektiği miktarda kolesterol üretmektedir. Hatta aynı zamanda yediğimiz gıdalardan da kolesterol alabiliriz. Yüksek kolesterol hücre yapısının onarılması ve inşaa edilmesinde aynı zamanda enerji ve hormon üretiminde katkıda bulunan, bal mumuna benzeyen bir yağdır. Yüksek kolesterol tek başına bir hastalık değildir ama damarları etkileyen bir hastalık olduğu için başta kalp ve damar hastalıkları olmak üzere daha birçok tehlikeli hastalığa neden olur. Eğer yüksek bir kolesterolünüz varsa ve bunu beslenmeyle kontrol altına almak istiyorsanız, hangi yaşta olursanız olun fark etmeden kolesterol ölçümü yapmanız gerekiyor. Zaten kolesterol ilacı kullanıyorsanız büyük ihtimalle  doktorunuz 6 ayda bir bu testi istenecektir. Düzenli olarak egzersiz yapıyorsanız ve vücut kilonuz ideal ölçülerde ise ama hala kolesterolunüz yüksek çıkıyorsa muhtemelen aile bireylerinin birinde olma ihtimali söz konusudur. Kolesterol genetikle yakından ilgilidir. Aile bireylerinden birinin yüksek kolesterol olması size nesiller sonrası miras kalabilir. Hareketsiz yaşam, spor yapmamak fiziksel olarak aktif olmamak ve fazla kilolu olmak kolesterolün diğer sebeplerindendir. Yaş ilerledikçe bu risk daha fazla görülür. Bu sebeple uzman doktorlar 20 yaşından itibaren  her 5 yılda bir, 40 yaşından sonra ise her 1-2 yılda bu testin yapılması önerilir.

Kolesterol BelirtileriKolesterol belirtileri nelerdir
  • Basitçe özetlemek gerekirse iyi (hdl) ve kötü (ldl) iki ana kolesterol tipi bulunmaktadır. İyi kolesterol, kötü kolesterolün düşmesine ve damardaki plak tabakalarının temizlenmesine yardımcı olurken, kötü kolesterol damar tıkanıklığına, kan hastalıklarına ve kan dolaşımı hastalıklarına sebep olur
  • Sabit baş ağrısı ve başta ve ensede ağırlık hissi
  • Görmede zorluk çekme ve görmede bulanıklık
  • Baş dönmesi
  • İştahsızlık veya yedikten sonra hazımsızlık
  • Yorgunluk, halsizlik ve kendini bitkin hissetme
  • Uyumadan zorluk çekme ve uykusuzluk 
  • Stres ve huzursuzluk
  • Sol kolda ve kapte uyuşukluk ve ağırlık
  • Ağızda acı bir tat 
  • Göz altlarında kalın mor halkalardır.
]]>
İç Kanama Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/ic-kanama-belirtileri.html Sun, 23 Sep 2018 08:56:34 +0000 İç Kanama Belirtileri, İç kanama, zaman zaman hayatımızı tehdit eden komplikasyonlara yol açabileceğinden dolayı, acil tıbbi müdahale gerekir. İç kanama genel olarak dokuların, organların içinde veya vücut boşluklar İç Kanama Belirtileri, İç kanama, zaman zaman hayatımızı tehdit eden komplikasyonlara yol açabileceğinden dolayı, acil tıbbi müdahale gerekir. İç kanama genel olarak dokuların, organların içinde veya vücut boşluklarında olan, vücudun içinde oluşabilen kanamalardır. Bu durum “internal kanama” olarak da isimlendirilir ve yaygın olarak gastrointestinal sistem, göğüs, kafa veya beyinde meydana gelir. Bazen de iç kanama belirtileri gözlerde meydana gelir ve kalp, adale ile eklemi kaplayan doku içinde oluşabilir. Bu kan damarlarında hasar oluştuğunda, kan dolaşım sistemleri içerisinden kaçar ve vücut boşluğu veya doku içinde birikebilir. Böylece iç kanama oluşabilir. Durumun ciddiyeti tahribatın derecesine ve kanamanın şiddetine göre değişkenlik gösterebilir. Karın, akciğerler ve beyin gibi hayati organların kanaması insan hayatını tehdit eden komplikasyonlara yol açabilmektedir bu yüzden, acil tıbbi müdahale yapılması gereklidir. Semptomlar erken dönemde belirgin olamayacağı için bu durumu tespit etmek oldukça zor olabilmektedir.

İç Kanama Belirtileri: Kanama, dışarıdan belli olmadığından ve hastalar genellikle yüksek miktarlarda kan kaybetmeden bulgular fark edilmediği için, iç kanamaların tanısı çok zor olabiliyor. Ayrıca, belirtiler kanamanın miktarına ve yerine göre oldukça değişkenlik gösterebilir. Kanamaların yerine göre, en sık görülen belirtileri şunlardır.

İntrakraniyel Kanama Belirtileri: Kafatası içinde kanamadan etkilenen hastanın, zihinsel ve bilişsel işlevleri etkileyebilir. İntrakranial veya beyin kanamaları genellikle;beyin tümörleri kafa, travmaları, yüksek tansiyon, anevrizmaların patlaması ve ya kan damarlarındaki anormalliklerden kaynaklanabilir. Bu durum aşağıdaki belirtilere de yol açabilir.

  • Bilinç kaybı
  • Nöbetler
  • Ani ve şiddetli baş ağrısı
  • Denge ve koordinasyon kaybı
  • Bulantı ve kusma

Bazen, bu durum kolun birinde veya bacakta güçsüzlük, görme kaybı, konuşma bozukluğu gibi inme benzeri belirtilere sebep olabilmektedir.

Karın İçi Kanamanın Belirtileri: Karın bölgesindeki kanamalarda en sık görülen belirti, ağrılardır. Dökülen kan peritonda birikirse hareket ettiğinizde şiddetli ağrı yaşayabilirsiniz; ayrıca, karında sertlik de hissedebilirsiniz. Eğer karın içine kanama nedeniyle önemli bir miktarda kan kaybederseniz, aşağıdaki belirtileri yaşayabilirsiniz;

  • Nefes darlığı
  • Baş dönmesi veya sersemleme
  • Zayıflık
  • Kan basıncında bir düşüş
  • Siyah ve katrana benzer dışkı
  • Kırmızı veya kahve renkte kusmuk

Bazı zaman karın içi kanama; morarma gibi belirtilere de sebep olabilmektedir. Bunun bir örneği de göbek çevresinin yüzeysel olarak morarma olmasıdır. Bu; bazen sarı veya mavi olarak da gözlenebilen Cullen işaretidir. Başka bir örnek de, böğürde gözüken derinin, mavimsi bir renk değişikliği olan Grey Turner işaretidir.

İç Kanama BelirtileriÜriner Sistem Kanaması Belirtileri: İdrar yolunda ki kanama böbrek, mesane veya idrar yolunun herhangi bir başka yerinde ortaya çıkabilir. Bu durum genellikle mesane veya idrar yolu enfeksiyonlarından kaynaklanır. Fakat; radyasyon tedavisi alan insanlarda mesane duvarında iltihaplar gelişebilmekte ve kanama görülebilmektedir. İdrar yollarındaki kanamaların klasik bulgusu “hematüri” yani idrarda kan görülmesidir. Kan kaybı çok fazla olursa, hasta şoka girebilir.

İç Kanamaların Neden Olduğu Diğer Yaygın Belirtilerden Bazıları İse Şunlardır

  • Ağız, burun ve kulaklardan kan gelmesi
  • Kan tükürmek veya kanlı öksürük
  • Soğuk ve nemli cilt
  • Benizde solukluk
  • Zayıf nabız
  • Şok olarak sıralanır.
]]>
Belirti https://www.belirtileri.gen.tr/belirti.html Sun, 23 Sep 2018 17:07:02 +0000 Belirti, sağlık alanında hastanın kendisi tarafından fark edilebilen, bir hastalığın ya da normal olmayan bir etken yüzünden vücut işlevlerinde ya da duygularında anormal hallerin olma durumudur. Buna semptom adı da verilir. Beli Belirti, sağlık alanında hastanın kendisi tarafından fark edilebilen, bir hastalığın ya da normal olmayan bir etken yüzünden vücut işlevlerinde ya da duygularında anormal hallerin olma durumudur. Buna semptom adı da verilir. Belirti hastalar tarafından fark edilse bile, direkt olarak ölçümünün yapılamadığını söyleyebiliriz. Tıp alanında hastalıkların tanısında kullanılan etkenler belirti ve bulgudur. Ancak belirti sadece hastanın yaşadığı bir olgudur. Bu nedenle tıp alanında belirti ve bulgu birbirinden ayrı kavramlardır. Bir hastalığın belirtisi hasta tarafından fark edilir, örneğin karıncalanma hissi gibi. Bulgu ise dışarıdan bakıldığında başkalarının da fark edebildiği bir durumdur. Örneğin ciltteki kızarıklık gibi.

Belirti aynı bulgu gibi genellikle karakteristik olmaz. Bunlar türlü kombinasyonlar şeklinde belli rahatsızlıkların tanıları için kullanılır. Aynı zamanda doktorlara tanı aralığını daraltmakta yardımcı olur. Belirti bazı hallerde hastalıkların dışındaki fizyolojik durumların tanılanması içinde kullanılabilir. Buna en güzel örnek hamilelik belirtileri şeklinde olabilir. Bu durumda hamileliğin vücuttaki yansımaları yani hamile olmanın belirtileri anlaşılır.

BelirtiBelirti türleri

Belirti kronik şekilde, tekrarlayan şekilde ya da remisyon tarzında ortaya çıkabilir. Bazı hallerde asemptomatik koşullarda oluşabilir. Kronik karın ağrısı, sürekli baş ağrısı, enfeksiyon, yüksek tansiyon gibi belirtiler bunlara örnek verilebilir.

Vücuttaki hastalığın sistemik etkileri sonucunda yapısal ya da genel belirti şeklinde ortaya çıkabilir. Bunlar arasında ateş, halsizlik, kilo kaybı, iştahsızlık, yorgunluk gibi belirtiler vardır. Bunlar vücut genelini etkileyebileceği gibi, belli bir bölgeyi ya da organı da etkileyerek oluşabilir.

Hastanın doktora gittiğinde baş ağrısı gibi şikayetlerini, belirtileri anlatması hastalığın ilk şüphelerini ortaya koyar. Bu belirtilerin bir kısmı doktoru tanıya götüren belirtiler arasındadır. Bu tür belirtiler cardinal symtom olarak tanımlanır.

Belirti bazen karakteristik olmayan şekilde ortaya çıkabilir. Bunlar hastalık sürecini işaret etmediği gibi vücutta kendi kendine oluşmuş belirtilerdir. Halsizlik buna örnek verilebilir. Bu belirti pek çok hastalığı işaret edebilir. Bazen zihinsel şekilde ortaya çıkabilir. Aynı zamanda birincil, ikincil şekilde oluşabilir. Bzı hallerde ise, gün sonunda çalışmayla oluşan normal bir vücut tepkisi de olabilir. Yani bir hastalığı işaret etmeyebilir.

Belirti türleri arasında pozitif ve negatif olanlarda vardır. Özellikle akıl hastalıklarında belirti negatif ve pozitif olarak açığa çıkabilir. Pozitif olanlar vücudun normal fonksiyonlardaki fazlalık ya da bozukluğu ifade edebilir. Hastaların garip davranışları, halüsinasyonları bunlara örnek olabilir. Negatif olanlar vücuttaki normal fonksiyonlardaki azalmayı ya da kaybolmayı ifade eder. Bunlar kişinin normal fonksiyonlarının kaybolmasını işaret eder. Dikkat kontrolü, duyarsızlık, sosyal açıdan çekinme gibi belirtiler bunlara örnektir.

Belirtilerin bir kısmı geniş bir aralıkta etkili olabilir. Diğerleri hastalıkların belirli dönemlerinde ortaya çıkar. Bazı belirtilerde hastanın ya da doktorun yanılmasına neden olabilir. Yani gerçek hastalığı işaret etmeyen, başka hastalıkları düşündürebilen belirtiler olabilir. Örneğin kaslardaki ağrılar, karın ağrısı bu tür bir belirti olarak görülebilir.
]]>
Yüksek Tansiyon Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/yuksek-tansiyon-belirtileri.html Sun, 23 Sep 2018 23:13:40 +0000 Yüksek tansiyon belirtileri, kan basıncının aşırı yükselmesi nedeniyle ortaya çıkan bir sağlık sorunudur. Baş ağrısı, boyun ağrısı, göğüs ağrısı, baş dönmesi, burun kanaması, soğuk terleme, kulak çınlaması Yüksek tansiyon belirtileri, kan basıncının aşırı yükselmesi nedeniyle ortaya çıkan bir sağlık sorunudur. Baş ağrısı, boyun ağrısı, göğüs ağrısı, baş dönmesi, burun kanaması, soğuk terleme, kulak çınlaması gibi belirtilerle görülebileceği gibi, bazı durumlarda herhangi bir belirtiye yol açamadan da ilerleyebilir. Bu nedenle yüksek tansiyon genelde herhangi bir sağlık problemi için gerçekleştirilen rutin kontrollerde tansiyon ölçümü ile teşhis edilebilir. Yüksek tansiyonun erken dönemde teşhis edilmesi ve gerekli tedaviye başlanması ileriki dönemlerde oluşabilecek ciddi sağlık problemlerinin önüne geçer. Yüksek tansiyon tedavi edilmediğinde kalp-damar hastalıkları, böbrek hastalıkları gibi ciddi hastalıklara maruz kalınabilir.

Yüksek tansiyon kanın damarlarda akışı anında basıncın birden bire artması olarak tanımlanabilir. Kan basıncı artmaya başladıkça damar duvarlarının yükü artar. Bu süreç uzun döneme devam ettiğinde damarlar zarar görerek kalp hastalıklarının oluşma riski artar. Damarların zarar görmesi hemen gerçekleşmez. Bu durum yıllar içine yayılabilir. Eğer yüksek tansiyon belirtileri yaşanıyor ve bu durum için gerekli tedbirler alınmıyorsa felç ve kalp krizi riski ciddi anlamda artabilir.

Yüksek tansiyon bazı durumlarda hiçbir nedene bağlı olmaksızın yaşanabilir. Bu durum primer hipertansiyon olarak tanımlanır. Damar bozuklukları, böbrek rahatsızlıkları, adrenal bezlerde oluşan tümörler, kullanılan ilaçlar gibi nedenlere bağlı gelişen yüksek tansiyon ikincil hipertansiyon olarak tanımlanır. Tansiyonu ara ara yükselen kişiler yüksek tansiyon hastası olarak değerlendirilmez. Yüksek tansiyon hastası diyebilmek için tansiyon değerlerinin devamlı yüksek olması gerekir. Yüksek tansiyon yaş, genetik, aşırı kilo, hareketsiz yaşam tarzı, sigara, alkol, aşırı tuz tüketimi, D vitamini eksikliği, stres, potasyum azlığı, bazı hastalıklar gibi pek çok nedenden dolayı ortaya çıkabilir.

Yüksek tansiyon belirtileri
  • Baş dönmesi
  • Düzensiz kalp atışları
  • Kalp ağrısı
  • Soğuk terleme
  • Mide bulantısı
  • Nefes darlığı
  • Çift ya da bulanık görme
  • Burun kanaması
  • Baş ağrısı
  • Boyun ağrısı
  • Kulak çınlaması olarak sıralanabilir.
Yüksek tansiyon için önlem alınmadığında yukarıda sayılan belirtilere ek olarak bazı hastalıklar yaşanamaya başlanır. Yüksek tansiyonun en fazla etkilediği organlar beyin, böbrekler, kalp, gözler ve atardamarlardır. Yüksek tansiyon belirtileri yaşandığında gerekli tedavi yapılmazsa bu organlarda ciddi anlamda kalıcı hasarlar yaşanan belirtilere eklenebilir. Tansiyonun yüksek olması kalbin daha fazla çalışmasına neden olur ve beraberinde atardamarlarda kalıcı hasara yol açabilir. Zaman ilerledikçe atardamarda hasar meydana gelir ve bu durum ölümle sonuçlanabilir. Bazı vakalarda böbrekler, kalp, gözler ve beyin uzun süre bu sağlık sorunu ile mücadele edebilir. Dolayısıyla yüksek tansiyonun yol açtığı hasar zamanında fark edilmeyebilir. Yüksek tansiyonun yaşanan belirtilerle birlikte vücuda verebileceği hasarlar şu şekilde sıralanabilir;
  • Kalp yetmezliği, kalp damarlarında daralma ve tıkanma, kalp büyümesi
  • Felç, beyin kanaması, beyin damar tıkanıklığı
  • Büyük atardamarlarda genişleme ve yırtılma, tıkanma, bu nedenlerle oluşan kangren
  • Bacak ve boyun damar tıkanıklığı
  • Körlük ya da görme kabiliyetinin azalması
  • Böbrek yetmezliği, böbrek fonksiyonlarında aksama olarak sıralanabilir.
Yüksek Tansiyon BelirtileriYüksek tansiyon belirtileri nasıl önlenir

Yüksek tansiyon belirtileri yaşayan kişilerin beslenmelerine çok dikkat etmeleri gerekir. Beslenme alışkanlıklarında değişiklik yapmak belirtileri hafifletmek için faydalı olur. Doktora danışarak yaşam tarzı ve tansiyon değerlerine uygun besle]]> Tiroid Kanseri Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/tiroid-kanseri-belirtileri.html Mon, 24 Sep 2018 10:45:33 +0000 Troid kanseri belirtileri: Troid kanseri, troid bezinin hücrelerinden köken alan bir kanser türüdür. Troid kanseri diğer kanser türlerine göre kişilerde daha az var olmaktadır. Kişilerde az rastlanan troid kanserinin seyri diğer ka Troid kanseri belirtileri: Troid kanseri, troid bezinin hücrelerinden köken alan bir kanser türüdür. Troid kanseri diğer kanser türlerine göre kişilerde daha az var olmaktadır. Kişilerde az rastlanan troid kanserinin seyri diğer kanser türlerine göre oldukça iyidir. Eğer doğru tanı ve tedavi uygulanabilirse hastalık kişi vücudundan tamamen silinebilmektedir. Böylece kişi uzun süre yaşamını devam ettirebilmektedir. Toplumda troid kanserinin görülme sıklığı % 4 dür. Yaşam süresince troid kanseri riski kadınlarda % 0.7 erkeklerde ise % 0.25 dir. Bu yüzdelerden troid kanserinin toplumda az rastlanan bir kanser türü olduğunu anlamamız mümkündür. Troid kanseri tek tip bir kanser çeşidi değildir. Troid kanserinin çeşitleri vardır. Papiller kanser, folliküler kanser, medüller kanser ve anaplastik kanser olarak 4'e ayrılmaktadır. Troid kanserinin teşhis edilmesi çok güçtür. Çoğu zaman teşhis edildiğinde hastalık ilerlemiş bir durumda olmaktadır. Troid kanseri belirtileri yok denecek kadar azdır. 

Belirtiler çok az kişide kendini göstermektedir. Çoğu hasta hiçbir belirti yaşamadan hastalığı belki tesadüfler belkide başka şikayetlerle doktora gittiğinde öğrenmektedir. Troid kanseri çoğu hastada yayılma aşamasında çeşitli şikayetler vücutta oluştuğunda ortaya çıkmaktadır. Troid bezi kanserinin kişide neden oluştuğu bilinmemektedir. Fakat yapılan araştırmalar kişinin radyo aktif maddelere maruz kalmasından kaynaklanabileceğini ortaya koymuştur. Bu maddelerden en önemlisi uranyumdur. Troid kanserinde öncelikle kandaki hormon miktarını belirlemek için testler yapılmalıdır. Bu test sonucunda hormon yüksek çıksa da, çıkmasa da diğer tetkiklerin yapılması gerekmektedir. Bunun sebebi troid kanseri bazı hastalarda yüksek bazı hastalarda ise normal seyirlerde olmaktadır. Kişide yapılan ultrasonografi ile tiroiddeki kitle görülür. Fakat kitlenin kanser olup olmadığı anlaşılamaz. Tanının kesin olarak konması için biyopsi almak gereklidir. Ayrıca troid kanseri teşhisinde oldukça önem taşıyan sintigrafi kişiye uygulanmaktadır. Sintigrafi kitle yada nodülün görüntüsü hakkında bilgi verir. Bunun dışında ince iğne aspirasyon biyopsisi yapılmaktadır. Troid kanseri günümüzde tedavisi olan ve olumlu sonuçlar alınan bir kanser türüdür. Uygulanılan tedavilerle kişi hastalığından tamamen kurtulabilmektedir.

Tiroid Kanseri BelirtileriTroid kanserinin oluşturduğu bazı belirtiler:
  • Kişide nefes almada güçlük yaşanmaya başlanması ve kişinin nefes darlığı çekmesi
  • Konuşma sırasında gidip gelen veya tamamen kişinin ses tonunda kısılma yaşanması
  • Troid kanseri oluşum sırasında kişide oluşan boğaz ağrıları
  • Kişinin boğaz bölgesinde bir şey boğazı sıkar gibi sıkıntı hissine kapılması
  • Yemek sırasında veya kişinin tükürüğünü yutma sırasında güçlükler yaşanmaya başlaması
  • Boyunda kitle oluşması
  • Kişinin lenf bezlerinde şişme oluşması ve bu şişliğin 1 cm çapından daha büyük olması
]]>
Aids Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/aids-belirtileri.html Mon, 24 Sep 2018 16:24:21 +0000 Aids belirtileri hem erkeklerde hem de kadınlarda farksız olarak meydana gelen bir durumdur. Bu hastalık erkeklerde ölümcül olan bir hastalıktır. Bu nedenle erkeklerde aids belirtileri her geçen gün biraz daha ağırlaşarak daha k Aids belirtileri hem erkeklerde hem de kadınlarda farksız olarak meydana gelen bir durumdur. Bu hastalık erkeklerde ölümcül olan bir hastalıktır. Bu nedenle erkeklerde aids belirtileri her geçen gün biraz daha ağırlaşarak daha kötü bir hal alacaktır. Fakat kadınlarda bu belirtiler çok kötü bir hal almadan önce tedavi edilerek çok daha hızlı bir şekilde iyileştirilebilir. Aids hastalığının ortaya çıkarmış olduğu belirtileri birçok zaman insanlarda hem dahili rahatsızlıklar hemde cilt rahatsızlıkları olarak ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle bu hastalığın belirtilerinin azaltılması için yapılacak olan tedavileri çok detaylı olmalıdır. Günümüzde ölümcül sonuçlara neden olabileceği için çok ciddi bir hastalık olarak görülen aids hastalığı, aynı zamanda bulaşıcı bir hastalıktır. Bu nedenle aids belirtileri de bulaşıcı olabilir. Bunun için aids belirtilerinin görüldüğü insanlardan biraz daha uzak durmanız sizler için iyi olacaktır. Aids belirtileri genellikle çok açık bir şekilde insanlarda görülür. Fakat ne olursa olsun bu belirtilere bakarak herhangi bir hastalık tahmininde bulunmak yanlış olacaktır. Bu nedenle kesinlikle bu belirtilerin görüldüğü insanların bir HIV testi yaptırarak kesin tanıyı koymaları gerekir. Aksi durumlarda bu hastalık için net bir şey söylenemez. Aids belirtileri çok çeşitli bir şekilde meydana gelir ve meydana gelen belirtilerin birçoğu günümüzde görülen diğer hastalıklara benzemektedir. Bu nedenle kesin tanı sadece tıbbi testler sonrasında konulur. 

Aids BelirtileriAids hastalığının ortaya çıkarmış olduğu belirtiler

Aids hastalığına neden olan HIV virüsler, vücuda girdikten yaklaşık olarak 1-6 hafta içerisinde çoğalarak ilk infeksiyonların ortaya çıkmasına neden olacaktır. İlk altı haftalık süreç içerisinde görülen belirtiler ve bulgular, bu enfeksiyonlardan direk olarak kaynaklı değildir.  
  • Aids belirtileri ilk haftalarında insanların yüzde doksan altısında yüksek ateş olarak kendisini göstermektedir. Hastaların büyük bir kısmında görülen yüksek ateş, meydana gelen aids hastalığının en önemli belirtisinden biridir. Fakat yüksek ateş sadece bu hastalığa özgü bir belirti olmadığı için birçok zaman aids belirtileri arasında olduğu fark edilmez.
  • Bu hastalığın bir diğer belirtisi ise deride meydana gelen döküntülerdir. Bu durum daha çok aids belirtileri görülen insanlarda sonraki belirtilerdendir. Hastaların yaklaşık olarak yüzde yetmişinde meydana gelmektedir. 
  • Bir diğer belirti olarak kaslarda ve eklemlerde meydana gelen şiddetli ağrıları örnek verebiliriz. Bazen çok şiddetli bir hal alarak insanlarda sorunların ortaya çıkmasına neden olan eklem ağrıları, insanların hareket etmesini bile engelleyebilir.
  • Hastaların yarısından azı aids belirtisi olarak baş ağrısı sorunu yaşamaktadır. Meydana gelen baş ağrısı durumları çok ciddi bir hal alabildiği gibi hafif bir şekilde devamlı olarak da görülebilmektedir. Bu nedenle uzun süreli baş ağrılarına çok dikkat etmelisiniz. 
  • Hastalığın biraz daha ileri ki safhalarında hastalarda mide bulantısı ve kusma sorunu ortaya çıkar. Bu sorun, aids belirtileri arasında yine hastalığın ileri safhalarında meydana geldiği için ilk haftalarda görülmesi durumu çok daha azdır. 
  • Belli bir süre sonra aids belirtileri arasına insanlarda sık görülen karaciğer ve dalak büyümesi sorunları da eklenmektedir. Meydana gelen bu rahatsızlık direk olarak daha farklı hastalıkların ortaya çıkmasına da neden olacaktır. 
  • Aids hastalığının bir diğer belirtisi meydana gelen dudak yaraları, uçuk sorunları ve pamukçuk problemleridir. Bu problemler hastalık ilerledikçe daha fazla sorun olacağı için hastalık üzerinde önemli rol oynar. 
]]>
Anksiyete Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/anksiyete-belirtileri.html Mon, 24 Sep 2018 23:32:24 +0000 Anksiyete Belirtileri, Anksiyete yani kaygı bozukluğu, psikiyatri alanında görülen bir grup hastalık arasında yer alır ve gerçek sorunlar dışında meydana gelen aşırı derecede kaygı ve endişe ile seyreden bir psikiyatrik bozuk Anksiyete Belirtileri, Anksiyete yani kaygı bozukluğu, psikiyatri alanında görülen bir grup hastalık arasında yer alır ve gerçek sorunlar dışında meydana gelen aşırı derecede kaygı ve endişe ile seyreden bir psikiyatrik bozukluktur. Aslında kaygı ve endişe her zaman kötü bir şey değildir, stresli durumlarda dikkatini toplamamızı sağlar. Baskı altında olduğumuzda veya stresli iken endişe duymak kendini gergin hissederek korkmak oldukça normaldir. Fakat korku ve telaş ne zaman günlük hayatımızı etkilemeye başlarsa, işte o zaman bir problem haline gelir ve mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Bazı zamanlarda anksiyete hastaları endişelerinin fazla olduğunu fark edebilirler. Fakat endişelerini kontrol altına alamaz ve kendilerini bir türlü sakinleştiremezler. Her 100 kişiden 5' inde görülebilen anksiyete, birçok kişinin hayatının herhangi bir döneminde ortaya çıkabilen bir rahatsızlıktır ve bu psikolojik bozukluğu yaşayan hastalarda görülen belirtiler zaman zaman az olabilir ya da alevlenmeler görülebilir. Stres ile karşı karşıya gelindiğinde belirtiler genellikle daha da artar. Çoğunlukla kalıtsal etkenler, beyin kimyasında meydana gelen farklılıklar ve kişisel özelliklerden kaynaklanan anksiyete, ruhsal belirtiler dışında bedensel belirtileri de gösterir. Bu nedenle bu rahatsızlık psikiyatri dışında branş doktorları tarafından da tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlıktır.

Anksiyetenin duygusal belirtileri, sürekli gerginlik hissi ve endişe duyguları, başa çıkamama ve kontrolü yitirme korkusu, dikkat dağınıklığı ve önemli olayları hatırlayamamak, felakete odaklanma, en kötü olasılığı akla getirme, aşırı asabiyet, huzursuzluk, fiziksel olarak zarar göreceğini düşünme veya ölüm korkusu, nedenselleştirme, objektif düşünme zorluğu, başkalarının kendini yanlış değerlendireceğini düşünme, panik hissi ve tahammülsüzlük duygusu gibi belirtiler anksiyetenin duygusal belirtileri arasında sayılabilir. Anksiyete hastalarında bu belirtilerin bazıları ya da tamamı görülebilir.

Anksiyete BelirtileriAnksiyetenin fiziksel belirtileri, aşırı telaş ve kaygıdan kaynaklanan fiziksel belirtiler kişinin kendi kontrolü dışında çalışan onotom sinir sistemi ile ortaya çıkar. Otonom sinir sisteminin aşırı derecede çalışması sonucu anksiyete hastalarında fiziksel belirtiler kendini gösterir. Aşırı terleme ve kalp çarpıntısı, baş dönmesi ve baş ağrısı, hızlı soluk alıp verme, sık sık idrara çıkma isteği veya ishal, sersemlik, uykusuzluk hali, aşırı yorgunluk, halsizlik, ellerde titreme veya seyirme, ağız kuruluğu, tıkanma ve boğulma hissi, göğüste daralma, ağrı sıcak basması ve bulantı.
]]>
3 Haftalık Gebelik Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/3-haftalik-gebelik-belirtileri.html Tue, 25 Sep 2018 18:30:11 +0000 3 haftalık gebelik belirtileri, ilk önce annede psikolojik olarak değişiklikler meydana gelir. Anne adayı kendini hem ruhsal hem de psikolojik açıdan anneliğe kendini hazırlamaya çalışır. Bedenen de değişiklikler olacağının 3 haftalık gebelik belirtileri, ilk önce annede psikolojik olarak değişiklikler meydana gelir. Anne adayı kendini hem ruhsal hem de psikolojik açıdan anneliğe kendini hazırlamaya çalışır. Bedenen de değişiklikler olacağının farkındadır. Bebeğinin hangi evrede olduğunu merak eder. Hangi aşamalardan geçeceğini düşünür ve heyecanlıdır. Bu dönemde doktor kontrolleri başlar. Düzenli olarak gelişimi kontrol altına alınır. Üç haftalık gebelik çok önemli bir dönemdir. Gebeliğin üçüncü haftası bebeğin henüz rahimde oluşmadığı bir süreyi kapsar. Bu haftadan sonra rahime yerleşmeye başlayacaktır ve hamileliğin başlangıcına adım atmış olur. 3. hafta gebeliklerde en ilginç olan durum ise anne adayının  karnının içinde zorlu bir mücadele ve savaş varken anne adayının bunların hiçbirinin farketmediğidir. Gebeliğin 3. haftasında bebeğin boyu ve kilosu açısından söz etmek pek doğru olmaz. 3 haftadan önce anne adayında hemen hemen hiçbir farklılık olmaz. Belirtiler önümüzdeki 1-2 hafta içerisinde meydana gelir. Bu durumda anne adayının düzenli ve sağlıklı beslenmesi ve yaşaması çok önemlidir. Çünkü hamilelik süresindeki dönemde anne adayının yaşadığı her şey bebeğini etkiler. Olumlu ya da olumsuz her şeyi bebek hisseder. Egzersizler oluşmakta olan emrlbriyoya iyi gelecektir. Tabiki bunlar hafif hafif egzersizler olmalıdır. Çünkü aşırı spor yapıldığında anne adayı bebeğini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya gelebilir. Bu dönemde anne adayının rahat hareket edebileceği elbiseler gitmelidir. Sıkı ve dar elbiselerden kaçınmalıdır. 

3 Haftalık Gebelik Belirtileri3 haftalık gebelik belirtileri nelerdir
  • Yavaş yavaş bulantılar başlar.
  • Ağızda aşırı tükürük salgılanır.
  • Tansiyon düşmeleri başlar. 
  • Göz kararmaları görülür. 
  • Aşırı uykusuzluk halleri ve uyuklama
  • Yorgunluk ve halsizlik
  • İştahsızlık ve bir şey yememe isteği
  • Sürekli yatma halleri
]]>
Adet Belirtileri https://www.belirtileri.gen.tr/adet-belirtileri.html Wed, 26 Sep 2018 02:14:54 +0000 Adet belirtileri; genellikle kız çocuklarında erkekliğe girerken karşılaşılan, vajinal kanamaya adet denir. En düşük yaş olarak 10 yaşlarında hormonal bozukluklara bağlı olarak görülebilir adet dönemi. 14-15 yaş aralarında Adet belirtileri; genellikle kız çocuklarında erkekliğe girerken karşılaşılan, vajinal kanamaya adet denir. En düşük yaş olarak 10 yaşlarında hormonal bozukluklara bağlı olarak görülebilir adet dönemi. 14-15 yaş aralarında normal olarak görülen bu süreç ergenliğe girişim ve ergenliğe adım atmanın ilk basamağıdır. 

Adet belirtileri; her bayanın bulunduğu psikolojik durumuna göre değişik şekilde vücutta ataklar gösterebilir. Genel olarak 21-32 gün arasında 1 defa adet dönemi yaşanır. Hormonal olarak değişim gösterilen bu süreç oldukça hassas bir süreçtir. Genel olarak çok fazla karşılaşılan ve rastlanılan belirtilerin başında rahim katılmasına bağlı olarak sancı ve şiddetli sancılar ve ani kasılmalar adet döneminin başlıca belirtileridir. Hormonal ve duygu değişiminin yaşandığı adet döneminde aşırı derecede yaşanan duygusallık ve sınır bozukluğu adet belirtilerin de yaşanan en büyük belirtiler arasında yer alır. Adet belirtilerinde hemen hemen tüm bayanlarda yaşanan tatlı krizleri, adet olma zamanının geldiğinin en büyük habercisidir. Ani yaşanan tatlı ve çikolata krizleri, yemek yeme ihtiyacının artması, sık sık acıkma ve tartı üzerinde görülen birkaç kilo fazlalıklar adet belirtilerinin en büyük habercisidir.

Yüzde oluşan sivilcelenme ve ciltte yaşanan sorunlar, adet belirtilerinde yaşanan sorunlardan bir tanesidir. Adet belirtisi her bayanda farklılık gösterir bazı bayanlarda, döneme yaklaşmadan 1 hafta önce tüm belirtiler etkisini gösterirken bazı bayanlar bu dönemi oldukça zor ve ağır geçirir. Adet dönemi oldukça zor ve yıpratıcı bir süreçtir. En az 3 gün en fazla 10 gün yaşanan adet dönemi sağlıklı bir bayan vücudu için 5 gün içerisinde son bulur. Rahim kanallarının ve çocuk yuvasının temizlendiği adet döneminde bol bol dinlenmek gerekir. 
Adet belirtilerinde sık sık karşılaşılan durumlardan bir tanesi vücutta biriken özel ve yüzde oluşan şişkinliklerdir. Adet belirtileri her bayanda vücuttaki duygusal ve psikolojik duruma göre farklılıklar gösterir. 

Adet BelirtileriAdet belirtileri hissedildiğinde yapılması gerekenler; her bayan düzenli adet görmeye başladıktan sonra vücudunu tanır ve adet belirtisi vücudunda olup olmadığını anlar. Adet belirtileri hissedildiğinde yapılması gereken tek şey yeşil çay, melisa çayı ve rezene çayı içerek vücudunu rahatlatmalıdır. Adet belirtileri hissedildiği an kadın bölgesine sıcak su torbası koyup oluşacak sancı ve ağzının önüne geçilip tahin kasılmaları engelleyebilir. Özellikle ayak bölgesi ve kadın bölgesini adet belirtileri hissedildiği an sıcak tutmalı ve vücudu rahatlatmak için bol bol su tüketilmelidir.
]]>